iş fikirleri-pazarlama-satış-inovasyon-girişimcilik-bayilik ve franchisingler
  iş fikri

Yeni yazılar mail adresinize gelsin

Yıllık Arşiv
Son Resimler
Gözlerinizin içi parlasın.
Parlayan Golf Topu
Telefon tasarımı
Fare ve laptop aşkı
Pepsi pipet reklamı
Farklı iş kartvizitleri
Kartvizit tasarımları
Pasta dilimleyicisi
Elektronik güveç, tandır ve ızgara
Katlanır kova
Yemek tarifinin pratik ölçüsü
Yeni nesil çamaşır selesi
Özel Arama
Ana Sayfa > İşyerlerine Öneriler > Vitrininizin Camına Hiçbir Şey Yapıştırmayın
Vitrininizin Camına Hiçbir Şey Yapıştırmayın

Eğer bir mağazanız, restoranınız veya fitness merkeziniz olsay­dı ve müşterilerinizi büyük, temiz, parlak camlarla karşılamak ile duvar yazılarıyla, havalardan ötürü yıpranmış posterle ve levhalarla kaplı kalın bir tuğla duvarla karşılamak arasında bir tercih hakkınız olsaydı... hangisini seçerdiniz? Eğer tam sayfa ilan verebilecek olsaydınız, işinizin, ürünlerinizin, markanızın mı reklamını yapardınız yoksa şirketinizin parasını, mahallenizdeki lisenin bağış etkinliklerini ya da on farklı kredi kartı şirke­tini duyurmak için mi kullanırdınız? Bu aslında retorik bir soru olmalıydı ama milyonlarca işletme, vitrinlerini, ilanlarını, kam­yonlarını, kataloglarını ve kartvizitlerini, müşterilerle iletişimini bulandıran gereksiz sözlerle kalabalıklaştırıyor.

Vitrinler, vitrinlere bakan müşteriler içindir. Kapınızdan içe­ri girmek, satıştan önce gelen ilk müşteri eylemidir. Mağazanı­zın ve vitrininizin güzelliğini neden kredi kartı yapıştırmalarıyla ve mahalledeki etkinliklerin ilanlarıyla bozuyorsunuz? Müşteri­ler mağazanızda zaten bütün kredi kartlarının geçerli olmasını bekler. Kapılarınızı bir kredi kartı kolajına dönüştürmek gerek­sizdir, anlamsızdır. Vitrininiz ilan tahtası değildir. Vitrininiz, ürünlerinizi sergileme, müşterilerin beğenisini kazanma ve ilgi­sini çekme yeridir. Eğer Lions Kulübü’nün düzenlediği gözlemeli kahvaltının ilanlarını sergileme ihtiyacı hissediyorsanız, bu ilanları mağazanızın arka bölümündeki ilan tahtasına asın. ilgili müşteriler, ilanları görmek için sizin ürünlerinizin yanından yü­rümek zorunda kalırlar. New York’taki Beşinci Cadde’nin usta tüccarlarından ders alın. Onların tatiller için hazırladıkları vitrin düzenlemeleri, herkesin mağazalarına gitmek istemesine yol açar, iyi bir reklam olur ve alışveriş deneyimini güzelleştirir.

Müşterilere ulaşmak için yaptığınız her şey net, açık ve yalın olmalıdır. Bir ilanda tek bir mesaj olmalıdır, yüz tane değil. Te­lefon numaralarıyla, adreslerle, birden çok mesajla ve "Hatalıy­sam Arayın" yazılarıyla kaplı kamyonlar hiçbir şey iletmez. Üzerinde MBA, CLU, PhD, FDAC gibi bir dizi kısaltma bulu­nan kartvizitler sadece kendi kendinizi tatmin etmenize yarar ve kafa karıştırıcıdır. Duvar değil pencere, ilan tahtası değil reklam panosu. Karı­şıklık değil mesaj. Kargaşa değil netlik. 
Jeffery Fox’un “Zirvenin Yolu” adlı kitabından alınmıştır.

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
harika ve doğru...
arif navruz eklemiş. | 22 Haziran 2008 Saat 14:00
işletmenin tarzına göre değişebilecek bi konudur.. net konusmak yamlıs olur
abti eklemiş. | 04 Temmuz 2008 Saat 18:51
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

doviz

Morfikirler