iş fikirleri-pazarlama-satış-inovasyon-girişimcilik-bayilik ve franchisingler

Yeni yazılar mail adresinize gelsin

Son Resimler
Farklı iş kartvizitleri
Kartvizit tasarımları
Pasta dilimleyicisi
Elektronik güveç, tandır ve ızgara
Katlanır kova
Yemek tarifinin pratik ölçüsü
Yeni nesil çamaşır selesi
Hamsi tava
Kalorifer üzerinde çamaşır kurutmak
Ustalara kolaylık
Oto koruyucu
Geleceğin araçları
Margarin sürmede bile farklı olunabiliyor
İlginç fikir
Yarış Pisti
web stats
Ana Sayfa > Satış ve Pazarlama > Satışları artırmanın incelikleri
Satışları artırmanın incelikleri

Basit çözümlerle satışınızı artırabilirsiniz.
Yoğun rekabet ortamında şirketlerin ayakta kalabilmesi için artık eskisinden çok daha yaratıcı olmak gerekiyor. Özellikle de satış hacimlerinin yüksek tutulması en hassas nokta. Peki bu nasıl olacak? Satışları arttırmanın incelikleri neler? Satış konusunda yazılan binlerce kitap, milyonlarca makale, bu işin nasıl yapılması gerektiğini kendilerine göre anlatmaya çalışırlar. Bu konuda net bir cevap yok. Ancak ortak nokta, işin çalışanlarda bittiği yönünde. Satış konusunda eğitimler veren ünlü danışmanlar satışları arttırmanın sırlarını anlatıyor.
Çözüm "Sinerjik satış"

Vision Europe, Eğitim ve Danışmanlık Genel Müdürü Vedat Erol'a göre satışçının satışa bakış açısından ve algısından kaynaklanan hatalar satışta en sık yapılan hatalar oluyor. Müşteriyi dinlememek, satışçının alış-satış sürecinin hakimi olma çabası, müşteri üzerinde kurulan satış baskısı, satışçının üzerindeki satma ve hedef baskısı, satışçının başrolü alıcıya vermek yerine kendisini ifade etmeye çalışması, satışçının sürekli savunma ya da saldırı stratejilerinden birini seçmesi, satışçının kazanacağı ve müşterinin kaybedeceği çözüm önerileri, satışın önündeki temel engeller.

Erol, Gordon Training International tarafından geliştirilen "Sinerjik Satış" kavramının doğru satış için ideal çözüm olduğuna inanıyor. Buna göre, müşteriye ulaşıncaya kadar saldırgan olmakta hiç mahsur yok. Ancak müşteri ile iletişim ve ilişki başladığı anda yapılan her türlü baskı ve zorlamanın satışın önünde önemli bir engel oluşturuyor. Kendisine baskı yapıldığını hisseden müşteri derhal direnç geliştiriyor. Zorlayan kişiye karşı kızgınlık duyuyor ya da alınganlık geliştiriyor. İşte bu doğal sonucu önlemek için de "Sinerjik Satış" kavramı geliştirilmiş. Sinerjik Satış'ta, satıcının yapması gereken ilk şey müşterinin karşılanmamış ihtiyaçlarını tespit etmek. Hemen peşinden bu ihtiyaçlar için alternatif çözümler üretmek geliyor. Müşteri ile birlikte bu çözümleri inceleyip değerlendirmek ve her iki tarafın da kazanacağı en iyi çözüme karar vermek sonraki aşamalar. Bu sistemde müşterilerle uzun dönemli, kalıcı ilişkiler geliştirmek için de yapılması gerekenler var. Samimi ve iki taraflı iletişim kurmak, baskı ve zorlamadan kaçınmak ve kurnazlık etmemek gibi.

5 altın kural

Satış ve pazarlama konularında hizmet veren PRO- Associates danışmanlık şirketinin ortaklarından Taner Özdeş'e göre, doğru ve kurallarına göre yapıldığında satış dünyanın en kolay mesleklerinden biri. Sistemsiz ve hedefsiz çalışıldığındaysa dünyanın en zor mesleği haline geliyor: "Dünyada en çok satış yapan kişiler kesinlikle daha az satış yapan bir kişiden daha çok çalışmıyor. Ama hedefleri konusunda çok disiplinli ve taviz vermeden hareket ediyorlar. Çünkü zamanın en önemli rekabet gücü olduğunu biliyorlar. Yapılan araştırmalara göre, satış işinde çalışanlar, gün içindeki zamanının ortalama yüzde 14'ünü müşteri önünde veya gerçek müşterilerle görüşerek geçiriyor. Zamanlarının yüzde 86'sıysa satış dışı aktivitelerde harcanıyor. Yani toplantılar, yazışmalar, raporlar, problem çözme veya gereksiz müşterilerde zaman kaybetme gibi."

Özdeş, şirketlerin veya müşteri temsilcilerinin 5 noktaya dikkat ederek satışlarını yüzde 80 artırabileceklerine inanıyor.
Birinci nokta, güne mümkün olduğunca erken başlamak. Hemen ardından günün doğru planlanması ve önceliklerin belirlenmesi geliyor. Üçüncü noktaysa, zaman kaybetmemek için günlük ziyaret güzergahının iyi planlanması. Dördüncü nokta, her gün 1 kişi fazla aramak ve ziyaret etmek. Özdeş, satışın bir istatistik işi olduğunu, ne kadar çok müşteri aranırsa, o kadar çok randevu alınacağını, ne kadar randevu alırsa da o kadar ziyaret ve satış oranı yakalanacağını belirtiyor. Son noktaysa, haftalık planlamanın hafta sonları yapılması. Zira bu iş hafta sonu değil de, pazartesi sabahı ve cuma akşam üstü yapıldığında, verimli gün ve saatler de ziyan edilmiş oluyor.

"İlgi ve samimiyet önemli"

Mehmet Auf'u daha çok "Çocuklar Duymasın" dizisindeki oyunculuğundan tanıyoruz. Halbuki o aynı zamanda satış ve iletişim konusunda önde gelen eğitmenlerinden biri. Auf, satışta hiçbir metodun yüzde yüz doğru olmadığını ve her satıcının, her alıcının kendine özgü bir tekniği olduğunu düşünüyor. Auf'a göre en önemli nokta, doğal olmak ve bunu hiç kaybetmemek. Özellikle Türk tüketicisinin en önemli beklentilerinden birinin ilgi ve samimiyet olduğunu söyleyen Auf, içten bir ilginin açmayacağı kapının olmadığına inanıyor. Öte yandan güven yaratmadan satış sürecinin sonuca ulaşmayacağını ya da çok zorlu geçeceğini belirtiyor ve ekliyor: "Bu işe yeni girenlerin yoğun olarak yaşadığı reddedilme, sorulan soruları cevaplayamama ve hatta hor görülme gibi endişeleri zaman ve deneyim ile yok olur. Ancak belli bir süre sonra çok daha tehlikeli bir süreç başlar, "ben artık oldum", yani "öğrenecek bir şeyim kalmadı" dönemi. Bu inanış, satıcının kendini yenileme motivasyonunu kaybetmesi ile sonuçlanır. Kafasında artık sadece hedefleri, alacağı prim veya dolduracağı kotaları, yani sadece kendisi vardır. Bu durum bir satıcı için en büyük tehlikedir. Bundan kurtulamayan satıcılar sık sık firma değiştirmeye ve müşterilerle çekişmeye başlar. Gerçekte ise, hedefler ve kişisel gelişim süreci hiç bitmez."

"Satış satranç gibidir"

Kültür Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan ve satış-pazarlama konularında ders veren Hakan Ömer Gider, satış taktiklerinin başında olumlu düşüncenin geldiğini belirtiyor. Satışta iyi bir taktik için mutlaka satranç oyununda olduğu gibi rakibin hamlelerini bilmek, tahmin etmek ve ona göre hareket etmek gerektiğini düşünen Gider söyle devam ediyor: "Siz ne kadar olumlu düşünürseniz karşınızdaki de o kadar olumlu davranır. İkinci taktik bunun devamında olan güler yüzdür. Ardından kendine güven ile birlikte sizi temsil edecek bir giyim ve kuşamdır. Aksesuarlar önemlidir. Çanta, telefon, gözlük vb. şeyler çok dikkat çekmemeli ama özenle alındığı anlaşılmalı. Bu hazırlıklardan sonra satışçı mutlaka müşterisine her şeyden önce "güven" satması gerektiğini unutmamalıdır. "Sen istemeden sana bir şey satmayacağım" mesajını hissettiren bir satışçı, müşterisi için orada olduğunu doğru olarak aktardığında satamayacağı bir şey yoktur."

Satışlarınızı artırmak için dikkat etmeniz gerekenler.


Pazarı iyi tanıyın: Etkili bir satış profesyonelinin ürün konusunda iyi bir eğitim almış olması gerekiyor. Ürünün yararları, özellikleri ve kullanım alanları ve hatta nasıl çalıştığı ile ilgili teknik detaylarına hakim olmalı. Bir hizmet satan satış profesyoneli o hizmetin farklı çeşitleri konusunda bilgi sahibi olmalı. Bu nedenle satış profesyonelleri potansiyel pazar, endüstri ve rekabet konusunda sürekli bilgilendirilmeli.

İletişime önem verin: Birçok satış hedefinin gerçekleşmemesi iletişim becerilerinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Etkili satış profesyonelleri kişiler arası iletişim ve ilişkileri konusunda kendilerini geliştirmeli ve bunu işine adapte etmeli. Zira iletişim ve ilişkiler en az uzmanlık seviyesi kadar önemli. Hem satış profesyonelinin hem de şirketin orta ve uzun vadedeki başarısı satışçılarının bu becerilerine bağlı.

Motivasyonu yüksek tutun: Ürününü, şirketini ve içinde bulunduğu sektörü çok iyi tanıdığı halde iletişim becerilerini etkili kullanamadığı için başarılı satışlar yapamayan çok sayıda satış profesyoneli bulunuyor. Bu yüzden bir satış profesyonelinin temel becerilerini geliştirmesi için motivasyonunu yüksek tutmalı.
Emrah Gürkan

Gelen Yorumlar
Toplam 8 yorum, 1-8 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
slm ben çorum dan sevgi aydoğdu çanakkale biga üretimi olan ürünlerin satışını yapıyorum.doğtaş bayisiyiz.yazılarınızı okudum gercekten çok bilinçlendirici.teskler
sevgi aydoğdu eklemiş. | 23 Mart 2007 Saat 16:10
İyi Günler KÜtahya'da bilgisayar işi yapıyoruz aile şirketi oldugundan pek öyle ortorite sahibi degiliz yazınızı okudum çok hoşluma gitti umarım işe yarar birkaç tiyo daha beklerim sizden bu konu hakkında iyi günler
Fatih Ünal eklemiş. | 05 Mayıs 2007 Saat 15:11
yazılarınız ICın tesekkurler GuZel teyolar var ben tekstılle ugrasıyorum benım daha cok teyolara ıhtıyacım var tekrar tesEKKURLER :)
Dogan DOGHAN eklemiş. | 25 Mayıs 2007 Saat 11:40
25 yıllık bir dinazor'a ( ben deniz'e) göre iyi bir satışcı 1.işe geldiğinde sorunlarını işyerinin kapısının dışında bırakması gerekiyor. 2.Sattığı ürünü o işletmede patrondan,müdürden,hatta üretenden daha iyi tanıması vede ürünün üretimini gözleriyle görmesi şart. 3.Müşteriye ne çok yakın(yalaka.laubali)ne çok uzak(pısırık,tırsak) durmamalı vücut dilini yernde ve etkili kullanmalı. 4.Telefon.bilgisayar gibi iletişim araçlarıyle zamanı verimli kullanmalıdır.(manitasına m-ail atıp fal açabilmelidir)ŞAKA 5.Siparişi aldıktan sonraki sevkiyat ve servisin muhasebe kayıtlarının tam ve eksiksiz yürüdüğüne emin olmalı tahsilatını yapıp Satışın MANGIR alınınca sonuca ulaştığını bilmeli.Aksi taktirde maaş ve primleri rüyalarında görmeye devam edeceğini çok iyi bilmelidir. 6.Satış disiplin,programlı olmayı gerektiren çok ciddi bir iştir.Bu olguları ve duyguları kendine huy edinen için çok kolay,kafasına göre takılana çok zor ve tavsiye edmediğim bir iştir.Onlara sular idaresinde iş uyar. 7.Son olarak satışcı bu işten ömür boyu ekmek yemek istiyor ise kendine bir TARZ yaratmalıdır.Saçlarına Jöle sürmek,sarı renkli pantalon giymek gibi değil HERALDE.
 ++
çorum'dan yazan bayana bir sorum olacak ? satıcılarınızı bayiler toplantısına yada biga' daki fabrikaya kaç kere götürdünüz.
++
Kütahya'daki bilgisayarcı arkadaşa bir sorum olacak? Yanınızdaki aile fertlerinize baba,anne abi,abla gibimi yoksa bay,bayan gibimi hitap ediyorsunuz.
++
Tekstille uğraşan Doğan arkadaşıma soruyorum kendi işimi belirtmemiş ama soru şu işleriniz yoğun olduğundan yemeklerinizi yakındaki lokantadan mı söylüyorsunuz. nasıl yemekleri güzel mi? Yediğiniz yemeklerin boşlarını lokantanın çırağı alsın diye kapının önüne mi koyuyorsunuz. SORU OLARAK YÖNELTTİĞİM HER ÜÇ ARKADAŞ BANA CEVAP YAZMALARINA GEREK YOK BU SORULARI ONLAR KENDİLERİNE SORMUŞ OLSUNLAR.hayırlı işler.Saygılar
coz eklemiş. | 29 Mayıs 2007 Saat 13:01
merhaba hayatım boyunca sekreterlik yaptım..ve bir gün pazarlama müdürü olmam için teklif geldi..balıklana daldım tabi.hayatımın fırsatı sekreterlik adı altında çay temizlik vs gibi işlerin üzerime yıkılmasından kurtuldum sandım..tabiki yanılmışım.en büyük hatam görüşme esnasında görev tanımımı belirlememiş olmam.bunu da şimdi düzeltemiyorum.bana bir oda verildi.şti de pazarlam diye bir birim yok.patron ilgilenmiş gelen müşteriyle.yalnız şimdi birazını bana paslamak istiyor sanırım.Ama ben ne yapacağımı bir türlü bilmiyorum.akşama kadar odamda oturup müşteri gelsin diye bekliyorum.gelen müşteriyide patron hemen kendisi ilgileniyor.ben biblomuyum ne diye burda oturuyorum.işe başlayalı 3 hafta oldu.patronla konuşmaya çalıştım.beni yönlendirin benden beklentiniz ne yetkim ve sorumluluklarım ne demek sitiyorum.ama her konuşma istediğimde bahane yaratıp konuşmuyor.geriye çekilp izliyor bakalım neler yapabilecek diye.sürekli işi öğrenmek için okuyorum ustaları takip ediyorum.birkaç kez dışarı çıkmak istedim sen çıkma müşteri gelirse ilgilenirsin diyor..ama akşama kadar oturmakda göze batıyor of ya of..
ayse eklemiş. | 12 Haziran 2007 Saat 13:50
slm ben alüminyum cam cephe tasarımı ile ilgili bir şirkette satış temsilcisi olarak işe başladım ama 3haftadır çok okuyurum hemen hemen işi çözdüm ama buna ragmen patronun karşısında tutuluyorum ve konuşamıyorum oda aynışeyi müşterinin karşısındada yapa bilirimdiye beni işe çıkarmıyor hatta işten çıkarmayı bile düşünüyor ama ben burda kalmak istiyorum lütfen kendimi nasıl yenicem nasıl ispatlıcam bukonuda bana acil yardım ederseniz çok sevinirim
leyla erbil eklemiş. | 29 Haziran 2007 Saat 12:34
leyla hanım işin üzerine yürüyeceksiniz.yüzme denizde öğrenilir.suya girmeden yüzebiliyor olmanız mümkün değil.ancak daha çok yenisiniz.bunu zamanla aşabileceğinizi düşünüyorum.kendinizikasmayın heryerde rahat ve doğal olmaya çalışın mesela evde nasılsanız öyle,ne kadar faydası olacağını göreceksiniz.
mustafa eklemiş. | 30 Haziran 2007 Saat 10:16
mrb.ben ıst de bı katlı magazacılıkta satıs elemanıyım.yazınız cok guzel.fakat satıcının servis esnasında musterı karsızında nasıl bır durus sergılemesı ve servisin daha ıyı gıdebılmesı ıcın kullanılması gereken cumlelerden bıraz ıpucu verebılırmısnız.bence onemlı olan sınerjı fılan degıl o satıs esnasındakı musterının karsısındakı durusunuz ve kullandıgınız kelımeler.tesekkurler...
kadir dundar eklemiş. | 17 Mayıs 2008 Saat 01:53
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Denizli Toptancıları

Morfikirler