Organik bitkilerden organik bal üretimi
organik bal
|
Tarımsal endüstride devrim! Organik bal üretimi için şimdi özel kültür alanları kuruluyor. Yöntem Avustralya ve Yeni Zelanda'da uygulanıyor.
BAL üretiminde epey mesafe almamıza rağmen Anadolu'ya özgü çeşitlerimizden yeterince yararlanamıyoruz. Dünyanın sayılı doğal istihsal alanlarından biri olan Anadolu'da balların çoğu organik nitelikte! Toroslar ve Doğu Anadolu'nun yüksek yaylarından elde edilen ballar oldukça kaliteli. Doğu Karadeniz balları ise tıbbi nitelikleriyle öne çıkıyor.
İlgili bakanlıklar şimdi kimi yörelerde "bal ormanları" oluşturmaya başladı. Ancak bu olumlu girişimin son bir uygulamayla takviye edilmesi yararlı olabilir! Anadolu'daki "özel bitkiler" Yeni Zelanda ve Avustralya örneğinde olduğu gibi özel alanlara kaydırılabilir, kırsal topraklar "organik bal" üretimi için girişimcilere koşullu tahsis edilebilir.
SERTİFİKALI YETİŞTİRME ALANLARI Ülkemizde yılda yaklaşık 80 bin ton bal üretiliyor. Bunlar genellikle klasik nitelikte çam ve çiçek balları. Dünya bal üretiminin yüzde 8'i Türkiye'de gerçekleşiyor. En fazla üretim yapılan yerler ise Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ege bölgeleri. Dünyada üretilen bal miktarı 1 milyon ton civarında. Bunun dörtte biri Çin'e ait! Ülkemiz, Çin, ABD, Arjantin ve Meksika'nın ardından beşinci büyük bal üreticisi konumunda.
Kovan başına verimin düşük olduğu Türkiye'de arıcılık, açık arazilerde tamamen bir aile işletmeciliği şeklinde yapılıyor! Kaliteli balların ihracında şimdilik hiçbir sıkıntı yok. Ancak dünyada organik bala olan talep hızla artıyor. Öyle ki, organik bal talebi arzın dört katını aşmış durumda. Bu eğilim, "sertifikalı yetiştirme alanlarının" kurulmasıyla daha da yükseleceğe benziyor.
Organik balların ihraç fiyatları ise şimdilik yüzde 40 daha yüksek. Bal, bilinen özellikleriyle gıda olmanın ötesinde geniş yararları olan bir besin maddesi. "Propolis", "arısütü", "polen" ve "balmumu" gibi yan ürünlere de büyük talep var. Ancak bu ürünler de yine "organik" olmak zorunda. Son yıllarda kimi sera bitkilerinin tozlaşma aşamasında arılardan yararlanması işin bir başka boyutu. Dolaysıyla seracılık ürünleri ile arıcılığı entegre eden gelişmeler yeni bir eğilimin doğmasına yol açmış durumda. İşte açık alanlarda kurulan "bal üretim çiftlikleri" de bu gelişmenin sonucu ortaya çıkmış. Çevre kirliliği organik bala olan talebi her geçen gün biraz daha artırıyor.
Özel yetiştirilen çiçeklerden, kır bitkilerine kadar bu ballar doğal ortamlarda artık kontrollü elde ediliyor. Eğer arıcılık bizde organize hale getirilebilir ve tarımsal endüstri boyutuna ulaştırılabilirse, elde edilen sağlıklı ürünler organik Türk ballarını marka haline getirebilir.
YENİ ZELANDA ÖRNEK OLABİLİR
Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da başlatılan uygulamalar bizim için de ilginç örnekler arasında. Klasik bal yetiştiriciliğini organik ürünler yetiştiriciliğine dönüştürmek burada birincil hedef. Bu sayede hem ürün kalitesi artıyor, hem de uluslararası "sertifikasyon belgelendirmesi" yapılıyor. İkinci adım da ise balların lezzet ve aromalarını artırmak amacıyla bazı bitki türlerini tümüyle kültüre almak. Bu tekniğe bal yetiştiriciliğinde "mono floral yöntem" adı veriliyor. Örneğin, Yeni Zelanda "çay ağacı" ve "kivi" çiçeklerinden elde ettiği balları ülke adını kullanarak ihraç ediyor.
Özellikle yüksek fiyatıyla "Manuka Honey" olarak tanınan bal çok ünlü. "Çay ağacı" adıyla da bilinen "manuka çiçekleri" bu balları birer sağlık iksirine dönüştürmüş. "Akasya", "avokado", "okaliptüs", "lavanta" gibi bitkilerden elde edilen balların da kendine özgü nitelikleri var. Bunun dışında "rosemary" adıyla bilinen "kuşdili" bitkisinden elde edilen ballar da epey ilgi görüyor. Keza, "afrodizyak ballar" olarak lanse edilen çeşitler yeni bir türevi oluşturmuş. En ilginçleri ise "anason", "vanilya" ve "yasemin" bitkilerinden elde edilenler.
Bu ürünler ayrıca kozmetik endüstrisinde de kullanılıyor. Çiçek balları sabun, yüz kremi, yüz maskesi ve dudak patlarında baz madde olarak da yer alıyor. "Apitherapy" olarak bilinen tedaviler ise yine belli çiçeklerin özütlerine göre yapılıyor. "AIDS" ve "romatizma" gibi hastalıklar için üretilen özel ballar Uzakdoğu'da sırf yardımcı tedavi amacıyla üretiliyor. Örneğin, "Waikato Üniversitesi"nde yapılan araştırmalarda manuka ballarından özel bir çeşidin mide ülserine neden olan bakterilerin aktivitesini durdurduğu bulunmuş.
Kısacası yeni nesil bal üretimini çok yönlü düşünmek ve özel tahsisli alanlara kaydırmak yepyeni bir girişim modelinin kapısını aralayabilir.
Nur Demirok-Para
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum,
1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler baştadır.
Morfikirler : Yeni yorum eklendi.
Merhaba;
Ben arıcılık işini uzun zamandır araştırıyorum. Hatta kursuna gidip sertifikamı bile aldım. Ama hiç bir kurumdan devletin arıcılığa nasıl bir destek verdiği konusunda detaylı bilgiye ulaşamıyorum. Konu hakkında bilgi sahibi arkadaşların desteğini bekliyorum...
Hakan Taşan eklemiş.
| 10 Nisan 2010 Saat
00:32