iş fikirleri, Bayilik veren firmalar, Franchising, Yeni iş fikirleri, Girişimcilik ve internetten para kazanma
Ana Sayfa > İş fikirleri > Kitlesel sağlık sorunları ve niş pazarlarla ilgili iş fikirleri
Kitlesel sağlık sorunları ve niş pazarlarla ilgili iş fikirleri
çölyak, şeker hastalığı
çölyak, şeker hastalığı
iş fikirleri
Kitlesel sağlık sorunları pazarda yeni niş alanların doğmasına yol açtı. Alternatif bitkilerden aynı tatlarla üretilen diyet ürünleri giderek yaygınlaşıyor.

SON yıllarda "niş pazarlara" eğilim hızla arttı. Özellikle sağlık sorunları olan kitlesel tüketicilerde ürün seçimi bilinçle yapılıyor. Görünürde ciddi sağlık problemi olmayan, fakat sayıları milyonlarla ifade edilen hastalıklar şimdi anında tespit ediliyor ve "tüketim alışkanlıkları" değişiyor.

Yaygın kitlesel hastalıklardan nasibini alan ülkelerin başında Türkiye de var. Kentleşme oranının hızla artmasıyla ortaya çıkan beslenme değişikliği, söz konusu hastalıkları tetiklemiş durumda.

Kulağa artık yabancı gelmeyen bu hastalıkların başında "diabetes mellitus" var. Halk arasında "diyabet" ya da "şeker hastalığı" olarak bilinen bu sorun "kan şekerinin artmasıyla kendini gösteren" sinsi bir rahatsızlık.

Halen Türkiye'de 8 milyon diyabet hastasının olduğu tahmin ediliyor. Bu oranlamaya göre neredeyse her on kişiden biri diyabet hastası! Bu kitleden yaklaşık 800 bini "insülin" adı verilen hormonu dışarıdan almak zorunda. Sayıları 7 milyonu bulan "ikincil diyabet hastaları" ise beslenmelerine dikkat ederek özel gıdalara yöneliyor.

Bu gıdaların "şeker" ve "karbonhidrat" içermemesi lazım! Ayrıca, diyabet hastalarında kalp ve damar problemleri oluşabileceğinden kullandıkları yağlara da dikkat etmeleri gerekiyor.

KİTLESEL SAĞLIK SORUNLARI VE NİŞ PAZARLAR
Halen dünyada 250 milyonu aşkın diyabetli var. Yapılan projeksiyonlara göre 2025 yılında bu rakam 400 milyonu aşacak. Neredeyse ABD'nin bir buçuk katını bulan muazzam bir nüfus! Dolaysıyla aynı oransal ivmenin Türkiye'de görülmesi kaçınılmaz.

Yaklaşık 15 yıl sonra diyabetli hasta sayısı 10 milyona yaklaşacak. Bu gelişme başlı başına nitelikleri olan özel bir "niş pazarı" ifade ediyor.
Bir başka kitlesel hastalık ve bunun yarattığı çok özel pazar ise "çölyak" olarak biliniyor ve Türkiye'de oldukça yaygın. Toplumun büyük bölümü bu sorunun varlığından habersiz. Öyle ki

"çölyak" hastası olup da hasta olduğunu bilmeyen çok sayıda insan var.
Yapılan istatistikler Türkiye'de 400 bin civarında çölyak hastası olduğunu gösteriyor. Buna rağmen bu rakamın çok üstünde çölyaklı insan olduğu sanılıyor.

Çölyak (celiac) olarak bilinen bu hastalık halk arasında bu adı almış. Tıpta "seliak" veya "spiru" olarak telaffuz ediliyor ve dünyada her 125 kişiden biri çölyak hastası.

Çölyak, buğday başta olmak üzere bazı tahıllarda bulunan "gluten" adlı proteine karşı gelişen alerjik bir rahatsızlık. Bu durum "gluten intoleransı" olarak biliniyor ve ince "bağırsakların iç çeperinde" ciddi değişiklikler yaparak sindirim sisteminde "deformasyonlara" ve
"emilim bozukluklarına" yol açıyor. önemli belirtisi ise çoğu zaman başka hastalıklarla karışan sindirim ve nörolojik sistem problemleri...

GIDA HARCAMALARI ÇOK YÜKSEK!
Araştırmalara göre, bir diyabet hastasının özel üretilmiş ürünlere ayırdığı bütçe ortalama 700 TL civarında. Bir çölyak hastası ise bütçesinden beslenmeye 1.200 TL ayırmak zorunda.

Söz konusu değerler hasta sayısıyla çarpıldığında her iki pazarın ne kadar geniş bir alan oluşturduğu görülüyor.

Öldürücü olmayan kitlesel hastalıkların yanı sıra "gıda katkı maddeleri", "küresel kirlenme" ve "dengesiz beslenme" alışkanlıkları yüzünden "obezite" (aşırı şişmanlık) de hızla artıyor. Bu konuda Türkiye'de henüz sağlıklı bir istatistiksel çalışma ortaya konmamış.

Ancak bu niş pazarın da özel diyet ürünlerine ihtiyacı var. Potansiyel rakam on milyonlarla ifade ediliyor. Tüm bu gelişmeler artık gıda ürünlerinde "özel imalatların" ya da "alt kategorilerin" oluşmasını gerekli kılıyor. Tüm dünyada olduğu gibi meşrubat dışında bu alanlar giderek "spesifik" hale geliyor.

Örneğin "diyabetik unlu ürünlerden" "diyabetik çikolataya" kadar onlarca ürün çeşidine her gün bir yenisi ekleniyor. Keza çölyak hastaları için üretilen ekmek, makarna, tatlı gibi çok sayıda ürün yeni bir endüstri yaratmış durumda. Bunlar aynı zamanda "gıda alerjisi" olan hastaları da içine alıyor.

"Obezite pazarı" nda ise her şeyin daha az kalorilisi üretiliyor. Bu pazarda yeni trend "yapay organik tatlar" üretmek. Bunlar kimyasal proses gerektirmeyen "doğal tatların bileşimiyle" oluşturuluyor.

Böylece "yumurtasız yumurta", "sütsüz süt", "unsuz ekmek" gibi ilk bakışta insana garip gelen diyet ürünleri imal ediliyor. Buluşların pazara sürülmesi ise "aynı tat, aynı doğallık" sloganıyla gerçekleşiyor. Bunlar arasında soya sütüyle yapılan dondurma ve yoğurtlar da var. Tatlılar ise bazı çöl bitkilerinden elde edilen şuruplarla hazırlanıyor.
Kaynak: Nur Demirok-Para
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler baştadır.
bayilik almak istersek bize ne kadara mal oluyor ve bayilik şartları nelerdir
hülya kavastan eklemiş. | 11 Ocak 2011 Saat 22:25
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
2 ile 2'nin toplamı kaçtır? 

Ara

Gizlilik Bildirimi

Morfikirler rss

Morfikirler