Çamaşır yıkama günlerine dönüyoruz. Hemen sevinmeyin, evdeki makinede yıkayıp kuru temizlemeci faturasından kurtulacak değilsiniz. Kuru temizlemenin yerini özel yıkama makineleri alacak. Tabii bu da yeni iş alanları yaratacak...
KURU temizleme hayatımızın olmazsa olmazı. 1950'lerden bu yana kuru temizlemeciye gidiyor her bir şeyimiz. Pahalı elbiselerin, nazik kumaşların, kürklerin derilerin üzerindeki etiket, zaten yıkamayı baştan yasaklıyor. Gerçi evdeki çamaşır makinelerinin gelişip marifet kazanmasıyla biraz bağımlılığımız azaldı ama, halen zorunlu işlem ve kaçınılmaz bir masraf olarak yerini koruyor.İşte buradan da koskoca bir sektör doğmuş. Her köşe başında kuru temizlemeci buluyorsunuz. O küçük dükkanlar ne kadar iş yapar hiç anlamam. Alışveriş merkezlerinde açılanlar ayrı bir boyuta geçmiş, mükemmel ciro sağlıyorlar. Mahalle arasındakiler de kazanıyor olmalı ki kapatmıyorlar. Gerçi ben sadece TV'deki İhsan Yıldırım'ı (Tatlı Hayat dizisinde Haluk Bilginer'in oynadığı karakter) tanıyorum; malum, hali vakti yerinde. Ama herkesin kazancı kendine. Bana ne ki...
ÇEVRE ETKİSİ
Kuru temizleme güzel de, kullandığı perkloretilen dünyanın başına dert. Zararlı atık sayıldığı, kanserojen olduğu, çevreye olumsuz etki yaptığı için istenmiyor, ama tekstil ve moda için elzem olduğundan vazgeçilemiyordu. Elbiseler çekmesin, yıpranmasın, solmasın, boyamasın, leke kalmasın istendiğinden, özel kimyasallarla kuru temizleme yapılması kaçınılmazdı. Kimyasallar nedeniyle naylon esaslı giysi parçaları eriyor, kaz tüyleri dikişlerden çıkıyordu. Çevre koruma gerekçesiyle atık su kontrolü sağlayarak Avrupa'da kuru temizlemecilerin boğazına bastılar, vergiler koydular. Çevre kirletmeyen yeni teknoloji arayışı biraz da bundan kaynaklandı.
Amerika'da 1992 yılında beri Çevre Koruma Ajansı EPA perkloretilen kullanımını azaltmak için araştırmalar yapıyor. Hemen tüm eyaletlerde kuru temizleme yerine ıslak temizleme yapan tesisler ve bunlara hizmet veren kuruluşlar açılmış. Devlet desteğiyle de sayıları her gün artıyor. Kuru temizleme gerektiren kumaş ve lekelerin çoğuna hitap eden yıkama teknikleri gelişiyor.
BAŞIMIZA GELECEK VAR
Bizde halen hiçbir kısıtlama ve kontrol yok. Ama AB üyeliği yolunda her gün karşımıza yeni bir adet çıkıyor, bu da yakında gelirse şaşmayın. "Binlerce kuru temizleme makinesi var, atacak mıyız yani" demeyin, kamyonlarımızın da başına geldi aynı şey. Çevre kirleten motorları olduğu için önce Avrupa'ya girişini yasakladılar, sonra memleketin doğusuna sürdüler. Şimdi de "Hiç kullanamazsın? diyorlar...
Kuru temizlemeciler ellerindeki makineler için de bir süre sonra filtre yatırımı yaptırır, derken tüketici "kanserojen" lafını duyunca kafası karışır, aynı kaliteyi aynı fiyata veren ıslak temizlemeciler açılmışsa kuru temizleme hızla gözden düşer. Bu gibi talep kaymaları ülkemizde hızlı oluyor.
YENİ BİR TEKNOLOJİ
Çamaşır makinesi üreticileri uğraşa didine sonunda kuru temizlemeye alternatif makine yaptılar. Daha doğrusu mevcut endüstriyel yıkama makinelerini deterjan ve program uyarlamasıyla kuru temizlemenin yerini alır hale getirdiler. Evdeki makinelerden çok daha yavaş dönen, daha fazla suyla yıpratmadan yıkayan, daha çok sıkıp, kurutmada nem kontrolüyle çekmeyi, buruşmayı önleyen, sıradan deterjan yerine özel deterjanlar kullanan makineler yaptılar.
Son birkaç yıldır adeta yarış içinde birçok üretici bu konu üzerinde çalıştı. "Wet cleaning" denen ıslak temizleme alanında birçok makine piyasaya çıktı ama, Woolmark onayını alan tek marka olduğuna bakılırsa ipi Electrolux göğüsledi. Lagoon markasıyla çıkardığı makine, kuru temizlemenin yerini almaya aday.
BİR SİSTEM OLARAK LAGOON
Electrolux, yünlü kumaş birliği Woolmark'la birlikte yaptığı üç yıllık bir araştırma sonucunda, ticari çamaşır makinesinin özel program ve biyodeterjanlarla yünlüleri bozmayan yıkama yapmayı başarmış.
Dünyadaki ilk ve tek Woolmark onaylı makine. Kuru temizlemeye girmesi şart diye bilinen yün, ipek, kürk, deri, güderi giysiler hiç sorunsuz, kısa sürede ve daha iyi şekilde temizleniyor.
Lagoon bir sistem. Yıkama ve sıkma, Lagoon denen tek makinede yapılıyor. Programları farklı olduğundan yünlüler, ipekliler, pamuklular ayrı ayrı yıkanıyor Lagoon yıkama yapabilmeniz. Koruyucu yıkama programında kazanı yarısına kadar doldurulan makine, giysilere çok daha nazik davranıyor.
Önümüzdeki yıllarda Lagoon'cular kuru temizlemenin kanserojen etkilerini, kuru temizlemeciler de suyun giysileri bozduğunu anlatıp duracak. Tüketicilerin çoğu muhafazakardır; yenilikleri ancak eskidiğinde benimser.
Konuyla ilgili olarak quickdry'in web sitesine uğramanızı tavsiye ederim.
Link : http://www.quickdry.com.tr
Gelen Yorumlar
Toplam 10 yorum,
1-10 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Bem ıslak yıkama makinası hakında bilgi istedim henüz bir cevap alamadım.Bu konuda bilgilenmek istiyorum bu benim en doğal hakım neden niçin cevap verilmiyor onu anlamak istiyorum.Kuru temizleme sektöründe hizmet veriyorum gereksinme duyduğum için iligi alanıma giriyor bunun için ilgilenmek ve tanımak fiatı hakında gerekli bilgi ve belge gönderirseler memnun olurum.Telafonla görüştüm arayacaklarını sölediler aranmadım .Bu konuda sitemde bulunuyorum.
merhabalar bende kuru temizleme işinde yıllardır uğraş veriyorum ve ilaçla kuru temizleme yapılmasına karşıyım nedeni ise hem sağlığa zararlı olması hemde lekenin pisliğin ilaçla tam çımadı için kardeşim su herşeyin başıdır temizlik deyince akla ilk ne gelir su tabiyki çamuru ilaçla çıkaramazsın herşeyin başı suu gidipte ilaçlı elbise temizlemek için bir dünya para verip makinasını alıyosunuz ne gerek var aynı işlemi daha cazip bir fitayla bir makina alıp suyla temizleme yapıyosun. o ilaçdan bahsedenler bu işten anlamayan kişilerrdir.
fatihq eklemiş.
| 20 Kasım 2007 Saat
18:05
Cahil cahil konuşmuşsun fatihq ! kuru temizleme işinde uğraşıyorum demişsin, palavra. Uğraşsan, yıkanmayacak bir kumaşın suyla işleme tabi tutulamayacağını bilirsin ! Yıka bakalım en basitinden bir kravatı da göreyim ne oluyor!
Murat Ozturk eklemiş.
| 23 Ocak 2008 Saat
18:40
Kuru temizlemenin kanserojen etkisi var diyorlar ve onun yanında da daha bir sürü olumsuzlukları sıralamış arkadaşlar.Sulu temizleme peki sütten çıkmış ak kaşık mı.Sulu yıkamada kullandıkları deterjanlar ve diger yardımcı kimyasalların hiç ama hiç zararı yok mu.Sonuç itibarı ile onlar da kimyasal malzemeler.Yıkamacı arkadaşlara ve yukarıdaki reklam makalesini yazan arkadaşa sormak isterim.Kuru temizlemenin kanser yaptıgına dair bir kanıt var mı elinizde yada resmi bir belge.Lutfen bırakın bu reklamları.Her kimyasalın bir riski olabilir.Sulu yıkama deterjanlarının da oldugu gibi.Onemli olan o riskler karsısında onleminizi almaktır.Avrupa ülkelerinde ve hatta dünyada hangisinin kullanımı daha fazla.Eger kanıtlanmış birşey olsaydı şu anda başta Almanya olmak üzere İskandinav ülkeleri ve tüm dünyada yasaklanmış olurdu.Saglıklı günlerle
35 yıllık ve saglıklı Bir Kuru Temizlemeci eklemiş.
| 26 Mart 2008 Saat
22:46
BENDE KURU TEMIZLEMECIYIM BU ISLAK TEMIZLEME KONUSUNU INCELEDIM O YAZIYI YAZAN ARKADAS DUYDUKLARINA INANMASIN BEN EN ESKI KURU TEMIZLEME MAKINELERIYLEDE CALISTIM KI ILACLARI VASPRIT DIYE ILACTI SUAN ISE PERKLORETILEN KULLANIYORUM BU ILACIN ZARARLARI HAKKINDA YORUMLARA INANMAYIN BUNU ISPATLAMAK ICIN SIZE KUCUK BIR ORNEK BABAM 1944 DOGUMLU 1969 DA BASLADI BU ISE ESKI ILACLAR KULLANDIGI ZAMANLARDA OLDU SUANDA 64 YASINDA ALLAH NICE UZUN OMURLER VERSINKI SUAN SAPA SAGLAM GRIP BILE OLMAZ KOLAY KOLAY BEN KURU TEMIZLEMECI OLARAK GENC YASTA OLENI HIC GORMEDIM BASKALARININ ANLATTIGI HIKAYELERE INANMAYIN HIKAYE UYDURAN KISININ KESIN VARDIR BIR CIKARI HOSCAKALIN ((bana ulasmak ısteyen kuru temızlemecı arkadaslar adnan.kus@hotmail.com dan ulassınlar ))
ADNAN KUŞ eklemiş.
| 28 Nisan 2008 Saat
23:49
Birileri yine bir kazanç kapısı açmaya çalışıyor.Kimyasal hayatımızın her anında var sadece kuru temizlemede değil kardeşler.Bu Vagon burada kendi reklamını yapmaktan başka birşey yapmamış.Bırakın ne kadar makina satabilirim ve ne kadar kazanabilirim düşüncelerini de , bu sektöre ne gibi faydam olur diye düşünün biraz da.Hatalı etiket koyan firmalarla uğraşın.Tüm Türkiyede halen daha bir elin parmaklarını geçmeyen ve binpişman Vagon kullananladan bilgi alın birazda.Ama bu bilgiyi alırken Vagoncuların kendi yerlerine sormayın.Sattıklarını bulun tabi bulabilirseniz ( birkaç kişi bunlar zaten )
SEKTÖRÜN DEMİRBAŞLARINDAN eklemiş.
| 14 Haziran 2008 Saat
16:26
sayın mehmet kara cevap alamadıgınızı belirtmissiniz. eger info@quickdry.com.tr adresine ulasılabilecek bilgilerinizi verirseniz hemen ırtibata gececegimizi bilgilerinize sunarım.
quickdry eklemiş.
| 06 Eylül 2008 Saat
23:36
sayın murat ozturk, sistemi olumlu goren meslektaslarını cahillik ile suclamıssınız. Siz bu konuda ne gibi bir arastırma yaptınız da insanları cahillikle sucluyorsunuz. Bu sistemde degil kravat Armani veya Gucci takım elbise temizlensin gozunuzun onunde. o zaman cahil dediginiz insanlardan ozur dileyecek olgunluga sahip birimisimiz gorelim. irtibat numaralarınızı veya mail adresinizi info@quickdry.com.tr adresine geciniz, sizinle irtibat kurup calısmayı size tanıtalım. aksi takdirde insanlara cahilce saldırılarda bulunamayacagınızı bilin.
quickdry eklemiş.
| 06 Eylül 2008 Saat
23:43
sayın 35 yıllık saglıklı kuru temizlemeci, sayın adnan kus, sayın sektorun demirbaslarından isimleri ile yorum yazan beyefendiler, kimya muhendisi gibi yazıyorsunuz ama dunyada percholoethylene maddesinin zehirli oldugunu kabul etmeyen ve kontrol altında kullanmasını mecbur tutmayan yer var mı? kendi saglıgınız icin saglık bakanlıgına da sorabilirsiniz. makineden para kazanmaya gelince kuru temizleme makinesini ve zehirli ilacları size satanlar para kazanmadan hayrına mı yapıyorlar. lagoon u da yaratanlar tabii ki para kazanıyorlar. Makine ve ilac satıyorsanız size sozumuz yok, ancak bu meslegin emekcileri iseniz o zaman sistem hakkında bilgi almanız , yenilikleri takip etmeniz mesleki gelisiminiz acısından faydalı olacaktır. Saygılarımızla.
quickdry eklemiş.
| 07 Eylül 2008 Saat
00:01