<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>Morfikirler </title> 
	  <link>www.morfikirler.com</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright Morfikirler </copyright> 
	  <lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:00:20 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.morfikirler.com/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>Google Maps’le iş ara</title> 
  <pubDate>Sat, 13 Mar 2010 15:08:15 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/google-mapsle-is-ara </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/google-mapsle-is-ara </guid>
  <description>Amerikalı bir senaryo yazarı Google Maps üzerinde hazırladığı özgeçmişi ile iş arıyor. CV’nin sahibinin sanal alemde şimdiden birçok taraftarı var.

Teknolojinin sunduğu imkanlar arttıkça giderek daha fazla insan iş bulmak için yaratıcılığı ile teknolojinin nimetlerini bir araya getiriyor. En son yaratıcı CV örneği haberi ise Google Maps’ten geldi. Google Maps üzerinde sistemin özelliklerini kullanarak kendini tanıtan Ed Hamilton, son günlerde haklı bir ilgiyi üzerine çekiyor. Mesleği senaryo yazarlığı olan Hamilton bu alandaki tüm yeteneğini de ortaya koyarak hareketli ve konuşur gibi bir dille hazırlamış CV’sini. Hamilton’un özgeçmişi sadece Google Maps’te yayılmakla kalmamış çeşitli forumlarda da tartışılıyor. 

Hamilton önce ev adresinin bulunduğu noktaya bir raptiye iliştirmiş, ikinci raptiyeyi ise mezun olduğu üniversiteye iliştirmiş. Daha sonra çalıştığı yerlere de birer raptiye iliştirmiş. Raptiyelerin iliştirildiği noktalarda açılan bilgi pencerelerinde kısa, öz ve etkili bir dille tecrübelerini paylaşmış. Üstelik bu metinleri kaleme alırken acımasızca dürüst ve eğlenceli bir dil kullanmış.  

İş dünyasının tepkisi tartışılıyor 

Hamilton’un yaptığının klasik bir CV yazma tekniği olmadığı ortada. Ancak yaratıcılık açısından birçok insanın gözünde tam puan alan bu CV’nin bugünün iş dünyası için yeterince ciddi ve profesyonel olmadığını düşünenler de var. “21’inci yüzyılın dahisi”nin tartışıldığı forumlarda CV’ye gelen tepkiler de oldukça ilginç. Bir reklam ajansı sahibi olsa kesinlikle kendisini görüşmeye çağıracağını söyleyenler kadar iş dünyasının bürokratik dev şirketlerinin bu CV ile ilgilenmeyeceğini düşünenler de var. Sağlık, teknoloji, perakende gibi işi para kazanmak olan şirketlerde böyle bir CV’nin nasıl etkili olamayacağına inanmadığını belirten biri ise “Üzülmeyin, bu kadar yaratıcı bir kişinin de böyle şirketlerle işi olmaz zaten” yorumunda bulunuyor.
Kaynak:İşteinsan</description> 
  &lt;category&gt;Bilgi bankası&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Güneş tarlaları Türkiye&apos;ye geliyor</title> 
  <pubDate>Sat, 13 Mar 2010 15:00:20 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/gunes-tarlalari-turkiyeye-geliyor </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/gunes-tarlalari-turkiyeye-geliyor </guid>
  <description>İspanya, Almanya, İtalya gibi Avrupa&apos;nın birçok ülkesinde kullanılan güneş enerjisinden elektrik üreten enerji tarlalarının Türkiye&apos;de de hayata geçirilmesi için gün sayılıyor.

Güneş enerjisinden elektrik üreten Alman firması, İspanya, Almanya, İtalya&apos;da hizmete soktuğu Güneş tarlaları olarak ifade edilen geniş bir arazi üzerinde güneş panelleri ile elektrik üreten güneş santralleri Türkiye&apos;de hizmete sokmayı planlıyor. Sunrise Solartech firması tarafından hayata geçirilmesi planlanan proje ile üretilen enerji ana elektrik dağıtım merkezlerine iletilecek. Turkey sistemi olarak belirten sistem ile güneş fazla alan bir arazide güneş panelleri yerleştiriliyor. Alan genellikle ağaçlık olmayan düz tarlaların arasına yerleştiriliyor. Panellerden gelen güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren inventörlerin yerleştirilmesiyle santral devreye giriyor. 

PORTATİF PANELLER

İstanbul Fuar Merkezi&apos;nde düzenlenen 3. Güneş Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı&apos;nda en çok dikkat çeken ürünlerden biri tatilciler için hazırlanan katlanabilir güneş panelleri. Portatif paneller herhangi bir alanda kamp çadırının üzerine rahatlıkla atılabiliyor. 

Çocuklar için güneş aracı

Güneş enerjisinin kullanım alanlarından biride araçlar. Fuarda çocukları sevindirecek güneş enerjisi ile çalışan mini bir araç da bulunuyor. Herhangi bir enerji kaynağına aküye ihtiyaç duymadan üzerindeki güneş paneli ile hareketini sağlayan araç miniklerin gelecekte yeni gözdeleri olacak gibi. Uzaktan kumandalı özelliğe sahip araç kendi sınıfındaki akülü arabalardan daha hızlı ve seri hareket etme özelliğine sahip.</description> 
  &lt;category&gt;Mor ofis&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Uçan Mouse - Logitech</title> 
  <pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:53:01 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/ucan-mouse---logitech </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/ucan-mouse---logitech </guid>
  <description>PC Navigasyonunda gelecek nesil başladı. Dünyanın lider mouse üreticisi Logitech, çok yönlü olarak hem masaüstü hem de havada kullanılabilen ilk kablosuz lazer fareyi tüketicilerin beğenisine sundu.

Uzaktan kumanda ile televizyonu idare eder gibi kullanabilen MX Air ile kullanıcılar arkalarına rahatça yaslanıp bilgisayarlarını ve multimedia uygulamalarını kolaylıkla yönetebilecekler.

Çoğu kişi için artık bilgisayar bir üretim aracı olmanın dışında, dijital medya için de bir merkez konumunda.Kullanıcılar artık bilgisayarlarındaki müzik, fotoğraf ve videolarına rahatlıkla ulaşabileceği ve kullanabileceği yeni kontrol mekanizmaları arayışında.

Logitech yeni faresiyle, Freespace™ hareket kontrolü (motion-control), harekete dayalı komut sistemi ve kablosuz kullanım gibi üç önemli teknolojiyi birleştirerek hiçbir efor harcamadan havadan navigasyonu mümkün kılıyor. Bir hareket ile medya dosyalarını işaret edebilir, seçebilir ve çalabilirsiniz.

Performans ve Oyun Mouseları Ürün Grubu Pazarlama Direktörü Erik Charlton faredeki en son teknoloji için şunları söyledi: “MX Air kullanıcıların PC eğlencesini kontrol edebilmeleri için tamamen radikal ve yeni bir yol sunuyor. Bu mouse bilgisayarından müzik dinlemeyi seven, fakat şarkı seçmek veya ses ayarını değiştirmek için masasına tekrar geri dönmek zorunda kalmayı istemeyen kullanıcılar için mükemmel bir araç. Aynı zamanda bu mouse, Youtube veya Grouper gibi sitelerden video bulup seyretmekten hoşlanan milyonlarca kullanıcı için ideal. Oturma odasında çoklu ortamlı bilgisayar kullanan ve kendi tarzında navigasyon tercih eden kullanıcılar için”.

Gelişmiş Kontrol – Freespace ve Hareket Komutları

Serbest alan hareket kontrolü teknolojisi farenin havada doğru yönü bulabilmesini ve gerekli yerde sabitlenmesini sağlamak üzere tasarlandı. Bu patentli teknoloji 3 ayrı teknolojinin birleşiminden oluşuyor: MEMS (mikroelektromekanik sistemler) sensörleri, DSP (dijital sinyal işlemleri) teknolojisi ve RF (radyo frekansı) kablosuz teknolojisi. Bu üç teknolojinin birleşimi oldukça konforlu aynı zamanda kusursuz bir odaklama ve takip etme kabiliyeti sağlıyor. Karşılaştırmalı algoritma hesapları ile maksatlı ve maksatsız el hareketlerini ayırt edebiliyor. Yani havada mouse idare ederken herkesin başına gelebilecek istemsiz el titremelerinde imleçin harekete geçmesini engelliyor.

Harekete dayalı komutlar, MX Air’e extra bir mükemmeliyet katıyor ki kullanıcılar farenin üzerindeki ses butonuna ellerini basılı tutarak sadece hareketle kontrol sağlayabiliyor. Örneğin bu şekilde fareyi sağa yatırarak sesi yükseltebilir veya sola yatırarak sesi azaltabilirsiniz. Müzik dinlerken saat yönünde bir daire çizmeniz bir sonraki şarkıya geçmeyi sağlarken, tersine yapılan aynı hareket şarkıyı tekrar etmenizi sağlıyor.

Geleneksel tekerlekli farelerin yerine, MX Air mouse dokunmaya duyarlı özel bir yüzeyle kaydırma paneli sunuyor. Yüzeyinde bir parmak darbesiyle kaydırma mekanizması harekete geçiyor ve hızını da parmak darbelerinin hızına göre ayarlayabiliyor.

Başlat/Durdur, Ses/Sessiz, Geri ve Seç gibi medya fonksiyonlarına, farenin üzerindeki turuncu ışıklı butonlara başparmakla basılarak havada kolaylıkla erişilebiliyor.

Çok yönlülük için tasarlandı

Logitech MX Air oldukça etkileyici bir tasarıma, cilalı siyah yarı saydam kasası, ve gümüş tabanıyla belirgin bir şekle sahip. Ergonomik şekliyle çok yönlülük sağlayarak kullanıcılara hem masaüstünde hem de havada kullanım için büyük konfor sunuyor.
Şarj edilebilir MX Air, Logitech 2.4 GHz Dijital Kablosuz teknolojisi ile 10 metreye kadar etkili kullanım sağlıyor. Şarj ünitesi de oldukça şık . 2.4 GHz mikro alıcısı ile MX air, masaüstü veya taşınabilir bir bilgisayara kolaylıkla bağlanabiliyor.</description> 
  &lt;category&gt;Tasarım &lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Teknopark 30 bin kişi için ‘kaliteli iş’ açacak</title> 
  <pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:50:06 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/teknopark-30-bin-kisi-icin-kaliteli-is-acacak </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/teknopark-30-bin-kisi-icin-kaliteli-is-acacak </guid>
  <description>İTO ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Teknopark İstanbul’u kurmak için ortaklık sözleşmesi imzaladı.

Sabiha Gökçen Havaalanı içindeki 250 hektar alana kurulacak ve savunma sanayi ağırlıklı olacak ‘Teknopark İstanbul’da bin şirketin faaliyet göstermesi, 10 milyar dolarlık katma değer oluşması ve 30 bin nitelikli elemana iş sağlanması hedefleniyor.

SAVUNMA Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ve İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) ortaklaşa kuracağı savunma sanayi ağırlıklı ‘Teknopark İstanbul’ için ortaklık sözleşmesi dün imzalandı. İTO’nun yüzde 40, SSM’nin yüzde 45, diğer SSM şirketlerinin de toplam yüzde 5 hisse sahibi olacağı şirket Sabiha Gökçen Havalanı içindeki 250 hektar alanda kurulacak Teknopark’ı 30 yıl yönetecek. İTO proje kapsamında 50 milyon liralık yatırım harcaması yapacak. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, “Teknopark İstanbul’da binin üzerinde firma faaliyet gösterecek, 30 binin üzerinde nitelikli personel istihdam edilecek ve oluşturulacak yerli katma değer yaklaşık 10 milyar dolar olacak” dedi.
Savunma ağırlıklı
Yalçıntaş, SSM, İTO, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) arasında, Teknopark İstanbul’un Yönetici Şirketi’nin kurulması için ortaklık kuracağını belirterek, şöyle konuştu: “Projenin savunma sanayi öncelikli olması Türkiye’nin bilim ve teknoloji yarışında daha hızlı ilerlemesini sağlayacak. İşletmeyi sürdürecek şirketin kuruluş sermayesi 1 milyon lira olacak ve 5 ortağı bulunuyor. Bu teknoparkın farkı kamu, özel sektör ve üniversiteden oluşan ideal bir yapı üzerine kurulmuş olması. İTO olarak biz projeye 50 milyon liralık kaynak ayırdık. 5 bin metrekarelik bir kuluçka merkezini hayata geçiriyoruz. Bir araştırma merkezi inşa edeceğiz ve KOBİ boyutunda girişimci adayları için çekirdek ve girişim sermayesi fonu kuracağız.” 
25 yıllık proje
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar da Teknopark İstanbul’un İleri Teknoloji ve Endüstri Parkı (İTEP) projesinin önemli bileşenlerinden olduğunu belirtti. Bayar, “Bu proje; havaalanının kendisi, havacılık bakım onarım merkezi, teknopark ve bir ticaret sosyal bölgeden oluşan bundan 20-25 yıl önce kurgulanmış bir proje” dedi. Teknopark İstanbul’un Türkiye’nin en iyi, Avrupa’nın sayılı teknoparklarından biri olmasını hedeflediklerini ifade eden Bayar, havacılık ve uzay malzeme teknolojileri, bilişim, denizcilik teknolojileri gibi entegre bir teknoloji merkezi hedeflediklerini kaydetti. Bayar, merkezin önümüzdeki yılın başından itibaren firmaları almaya  başlayacağını ifade etti.
80 şirket hemen başvurdu
Müsteşar Murad Bayar, şunları dile getirdi: “Bu arazinin hemen yanında yer alan araziye de uluslararası  yatırımcıları bekliyoruz. Kendilerine ait Ar-Ge merkezi kurmak üzere. Bu teknoparkı müsteşarlık olarak destekleyeceğiz. İTO bu merkezin özel sektöre açık merkez olmasında katkı sağlayacak. Geçen yıl İTO ile niyet mektubu imzalamıştık. Bugüne kadar 80 şirket başvuruda bulundu..”

Gönül: Avrupa’nın en iddialısı olacak

MİLLİ Savunma Bakanı Vecdi Gönül, “Teknopark İstanbul’un, Avrupa’nın en seçkin araştırma, geliştirme ve teknoloji üslerinden birisi olmasını planlıyoruz” dedi. Gönül, Türkiye’de ilan edilen 37 adet teknoloji geliştirme bölgesinden 23’ünün faal halde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Bunlarda toplam 1200 civarında firma faaliyet gösteriyor. Çalışan sayısı ise 12 bini geçti. Yaklaşık 600 milyon dolarlık da ihracat yapılıyor. Teknopark İstanbul önemli kara ve deniz ulaşım yolları bağlantısına sahip. Misyon olarak savunma, uzay ve havacılık, biyoteknoloji, nanoteknoloji ve denizcilik teknolojileri dahil ileri teknolojiler konusunda çalışılacak. İstanbul’daki Ar-Ge şirketleri ve kurumlar ile ulusal ve uluslararası ticari, akademik kuruluşlar için nitelikli araştırma altyapısı ve hizmetleri sunacağız.”

5 ortaklı kuruluyor 2011’de şirketlerin kabulü başlıyor

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, Teknopark İstanbul’u yönetecek şirketin ortaklık yapısını, “Başlangıç sermayesi 1  milyon lira. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın yüzde 45, İTO’nun yüzde 40, HEAŞ’ın yüzde 13, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin yüzde 1, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’nin de yüzde 1 hissesi olacak” şeklinde açıkladı. Teknopark İstanbul, Kurtköy bölgesinde Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı bitişiğinde,  yaklaşık 250 hektarlık alan üzerine kurulacak.</description> 
  &lt;category&gt;Şirket haberleri&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Seyyar satıcılıktan fabrikatörlüğe</title> 
  <pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:46:04 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/seyyar-saticiliktan-fabrikatorluge </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/seyyar-saticiliktan-fabrikatorluge </guid>
  <description>Konya&apos;da, 39 yaşındaki iş adamı Hıfzı Soydemir, babası ve kardeşleriyle birlikte seyyar arabada sebze satarak 9 yaşında atıldığı iş hayatında şu an, fabrika, hastane ve 40&apos;tan fazla ilde kömür dağıtım ağı olan bir iş adamı.

Hıfzı Soydemir, Ermenek&apos;te madenci bir ailenin 4. çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lisenin ardından üniversite eğitimini Selçuk Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı.

Ticarete, kardeşleri gibi küçük yaşta babası ve kardeşleriyle birlikte kent merkezinde üç tekerlekli arabayla sebze meyve satıcılığı yaparak başlayan Soydemir, 1980&apos;li yılların sonuna doğru kömür sektörüne girdi. Soydemir, kardeşi ile birlikte köylerde ve mahalle aralarında pikap üzerinde kömür sattı. Ardından Konya Kömürcüler Sitesi&apos;nde dükkan açan Soydemir, işini zaman içinde daha da büyüterek, 90&apos;lı yılların sonunda ithal kömür toptancılığı yapmaya başladı, Türkiye genelinde bayi ağı kurarak, tanınan bir kömür dağıtımcısı oldu.

Yeni arayışlar içine giren ve üretime yönelen Soydemir, son 2 yıl içinde döküm malzemeleri ve otomobil yan sanayi ürünleri üreten 2 ayrı fabrikanın da sahibi oldu.

İş hayatına 9 yaşında atıldığını ifade eden Soydemir, şunları kaydetti:

“HFS Madencilik olarak, 2001 yılında ithal kömür sektörüne girdik. Beş yılda çok hızlı büyüdük. Altı farklı limandan emtia tedarik edip 45 ilde pazarlıyoruz, 12 ilde de aracı kuruluş vasıtasıyla müşterilerimize ulaşıyoruz. Motus Döküm de, şu an iş makineleri yedek parçası, lokomotif yedek parçası ve krank yarı mamulü üreten bir fabrikaya dönüştü. Konya 3. Organize Sanayi Bölgesinde 17 bin metrekare büyüklüğündeki tesiste faaliyetini sürdürüyor. Ayrıca 19 ayrı branşta 38 doktor ve 25&apos;e yakın personeliyle Konya&apos;da hizmet veren bir hastanemiz, ambulans filosu ile medikal şirketimiz bulunuyor. Şimdi insanlara iş kapısı olan, ülkeye döviz sağlayan, katma değeri çok yüksek olan sanayi üretimine daha fazla ağırlık vermek istiyoruz. Üretimi son derece zor olan ve ağır sanayi sınıfına giren krank üretimi ile iş makinelerinde kullanılan çelik tırnakların üretimini yapıyoruz.”

BAŞARI VE PRENSİPLER.

“Ticaret ahlakımız nesillerimize bırakacağımız en önemli mirastır” felsefesinden bugüne kadar hiç bir şekilde ayrılmadıklarını anlatan Soydemir, “Elde ettiğimiz bu başarıyı girişimciliğimden çok, aldığım üniversite eğitimine bağlıyorum. Biraz klasik olacak ancak &apos;eğitim şart. Özellikle genç sanayicilerimizin çok iyi bir eğitim almaları gerekiyor” diye konuştu.

Soydemir, idarecileri görevlendirirken “deneyim, eğitim ve ehliyete” büyük önem verdiğini, kaliteli işin kaliteli yöneticiler ve işçilerle yapılabileceğine inandığını sözlerine ekledi.</description> 
  &lt;category&gt;Mor ofis&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Ruby Tuesday franchise</title> 
  <pubDate>Fri, 12 Mar 2010 14:31:57 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/ruby-tuesday-franchise </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/ruby-tuesday-franchise </guid>
  <description>&lt;P&gt;Ruby Tuesday ABD&apos; nin en popüler restaurant zincirlerinden biri. Ruby Tuesday franchise sistemi ile yayılıyor ve şuan 700 işletmesiyle ABD&apos;nin farklı eyaletlerinde faaliyet gösteriyor. Ruby Tuesday Amerika dışında Hindistan, Honduras, Meksika ve Şili pazarlarında da yerini almış. Ruby Tuesday şimdi ki hedefide Avrupa pazarı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ruby Tuesday şirketi yöneticileri Avrupa pazarında başarılı bir performans sergileyeceklerinde hemfikir. Bu bağlamda restaurantların konseptinin çok etkili olacağı düşüncesindeler. Hisse ABD borsalarında da işlem gören Ruby Tuesday, master franchise sistemi ile Avrupa pazarına girmek istiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Detaylı bilgi için &lt;A href=&quot;http://www.rubytuesday.com&quot;&gt;www.rubytuesday.com&lt;/A&gt; adresine gidiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Etiketler : Ruby Tuesday franchise, Ruby Tuesday franchising, Ruby Tuesday franchise şartları, Ruby Tuesday bayilik, Ruby Tuesday master franchise.&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Yurt dışı bayilikler&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Street Fighter&apos;da bir Türk pehlivan</title> 
  <pubDate>Fri, 12 Mar 2010 14:18:10 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/street-fighterda-bir-turk-pehlivan </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/street-fighterda-bir-turk-pehlivan </guid>
  <description>&lt;P&gt;Super Street Fighter Nisan&apos;da piyasaya çıkacak yeni versiyonunda &apos;Hakan&apos; adlı bir karakter yer alıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Super Street Fighter 4&apos;ün nisanda çıkacak yeni oyununda bir Türk pehlivan da var. İri cüssesi ve sürekli yağladığı vücuduyla elde ettiği esneklikle rakiplerinin kabusu olan kahramanın adı da Hakan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bilgisayar dünyasının en popüler dövüş oyunlarından Super Street Fighter, Nisan ayında çıkaracağı yeni versiyonunda, bir Türk karaktere de yer verdi. &apos;Hakan&apos; adında yeni dövüşçü karakterini oyunseverlere sunan Super Street Fighter 4&apos;de Darun Mister adlı Hintli karakter de Türk güreşçi Koca Yusuf&apos;tan esinlenerek yaratılmış.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Super Street Fighter 4 oyun programındaki dövüş karakterleri arasında en büyük cüsseye sahip olan Hakan karakteri, Türk bir pehlivandan esinlenerek yaratıldı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Burma bıyıklı&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kırmızı derili, mavi saçlı Hakan&apos;ın burma bıyıkları da var. Oldukça cüsseli bir yapısı olan Hakan, pehlivan olmasından ötürü, &apos;kaygan&apos; bir de dövüş tarzına sahip! Dövüş sırasında vücudunu sık sık yağlayan Hakan, yer yer çayır güreşi hareketleri de kullanarak rakipleriyle dövüşüyor.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Ağır olmasına karşın yağlı ve kaygan vücudu sayesinde gayet çevik olan Hakan, göbeğinin üstünde kayarak düşmana girişiyor, ani dönüşler yapabiliyor. Rakibini yağlı kolları arasında sıkıp yukarı fırlatabilen Hakan, yağlı bedeni etrafında çok hızlı bir şekilde çevirerek, etkisiz hale getiriyor.&lt;BR&gt;Yeni oyunun, Xbox360 ve PlayStation3 için 27 Nisan 2010&apos;da piyasa çıkacağı açıklandı.&lt;BR&gt;Kaynak:Haber Türk&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Mor ofis&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Koç 2.200 kişiyi işe alacak</title> 
  <pubDate>Fri, 12 Mar 2010 14:09:59 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/koc-2.200-kisiyi-ise-alacak </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/koc-2.200-kisiyi-ise-alacak </guid>
  <description>&lt;P&gt;Koç Holding&apos;in konsolide net kârı 2009&apos;da yüzde 29.4 düşüşle 1.4 milyar liraya geriledi. Holding 2010&apos;da faaliyet kârını yüzde 34 artırmayı hedefliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İstanbul - Koç Holding&apos;in, konsolide mali tablolarına göre, 2009 net kârı bir önceki yıla göre yüzde 29.4 gerileyerek 1.43 milyar TL, satış gelirleri ise yüzde 20.6 azalışla 39.45 milyar TL olarak gerçekleşirken, holding bu yıl faaliyet kârını yüzde 34 artışla 4.7 milyar TL&apos;ye çıkarmayı hedefliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Koç Holding&apos;in KAP&apos;a gönderdiği mali tablolarına göre, geçen yıl faiz, ücret, prim, komisyon ve diğer gelirleri eklendiğinde toplam gelirleri 44.83 milyar TL oldu. 2008 yılında toplam gelirler 55.55 milyar TL olmuştu. Koç Holding&apos;in 2009 faaliyet kârı 2008 yılına göre yüzde 31 azalışla milyar 3.47 milyar TL oldu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Koç Holding CEO&apos;su Bülent Bulgurlu, 2009 sonuçlarını ve 2010 beklentilerini değerlendirdiği açıklamada, &quot;2009 yılını 44.8 milyar lira konsolide ciro ile tamamladık. Faaliyet kârımız ise 3.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2008 yılında elde edilen iştirak satış kazançları hariç tutulduğunda, zorlu piyasa koşullarına rağmen yıllık bazda yüzde 3 oranında bir artışa işaret etmekte. 2008 yılında iştirak satış kazançları hariç yüzde 6 olan faaliyet kâr marjımız, önemli bir artış ile 2009 yılında yüzde 8 olarak gerçekleşti. Vergi öncesi kârımız ise 3.2 milyar TL ile geçtiğimiz yıla oranla bir kereye mahsus gelirler haricinde yüzde 121 artış kaydetti. Net kârımız ise 1.4 milyar liraya ulaştı&quot; dedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Geçen yıl 1.7 milyar TL yatırım gerçekleştirdiklerini açıklayan Bulgurlu; 2010 yılında 2.2 milyar TL yatırım yapmayı planladıklarını söyledi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Koç Holding&apos;in KAP&apos;a yaptığı açıklamaya göre, holdingin 2009 yılı toplam gelirlerinin 24.49 milyar TL&apos;si başını Türkiye&apos;nin tek rafinerisi olan Tüpraş&apos;ın çektiği enerji grubu tarafından sağlandı. Enerji grubu, holdingin faaliyet kârının 1.35 milyar TL&apos;sini de sağladı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;2010 HEDEFLERİ&lt;BR&gt;Bulgurlu, tüm dünya ekonomileri için zor bir yıl olan 2009&apos;da hedeflerini gerçekleştirdiklerini belirtirken, 2010&apos;da büyüme stratejilerinin kârlılık ve süreklilik odaklı olacağını söyledi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bulgurlu, 2010&apos;da holdingin faaliyet kârının yüzde 34 artışla 4.7 milyar lira olmasını beklediklerini ifade ederken, toplam satışların yüzde 18 artışla 52.7 milyar lira, uluslararası satışların ise yüzde 28 artışla 11.8 milyar dolar olmasını beklediklerini belirtti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bulgurlu, ayrıca 2010&apos;da Koç Topluluğu genelinde 2,200&apos;ün üzerinde yeni istihdam planladıklarını da açıkladı.&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Şirket haberleri&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Başarılı girişimciliğin ipuçları</title> 
  <pubDate>Fri, 12 Mar 2010 09:52:17 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/basarili-girisimciligin-ipuclari </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/basarili-girisimciligin-ipuclari </guid>
  <description>Ben ülkemizin ekonomik geleceğinin ve işsizlik probleminin çözümünü girişimcilikte görüyorum. Bu düşüncemi de zaten haftalardır burada vurguluyorum. 

Bana göre ülkemiz, adına ‘yeni girişimcilik’ dediğim ve ileri teknoloji içeren sektörlerde sıfırdan kurulup çok hızlı büyüme temposu yakalayacak olan şirketlerle, bu yeni sektörlere tedarikçilik amaçlı şirket kuracak girişimciler ve bir de geleneksel alanlarda yenilikler ve farklılıklar oluşturarak yepyeni iş modelleri ortaya çıkaracak girişimcilerle büyüyüp kalkınacak. 

Zaten bu inancımdan dolayı, gerek hükümet seviyesinde uygulanacak olan bir girişimcilik destekleme modeli, gerekse de münferit girişimcilerin günlük hayatlarında kullanabilecekleri iş başarısıyla ilgili ipuçlarını bu sayfada uzunca bir süredir veriyorum. Derdim, Türkiye’nin hızla zenginleşmesi. Bu da ancak ve ancak zengin ve para kazanan şirketleri, girişimcileri fazla olursa mümkün olabilir. 

Zenginlik iyi bir şeydir, fakirlikten kimseye fayda gelmez. Şimdi sizlerin artık bir iş fikrine sahip olduğunuzu, bir dükkan ya da imalathane konusunda da arayışa girdiğinizi ve geçen haftalarda anlattığım farklılık stratejilerinizi oluşturmuş olduğunuzu varsayıyorum. Bu varsayımımla, bu aşamadan sonra nasıl bir iş planı oluşturup işinizi yönetmeniz gerektiğiyle ilgili tavsiyelerimi aktaracağım. Ama önce, kimsenin bugüne dek konuşmadığı, büyük işletme profesörlerinin ‘kurumsallaşın’ söylemleri arasında hiçbir zaman akla bile gelmeyen çok önemli bir konuya değinip ondan sonra iş planına geçeceğim. 

Konu bence çok ama çok önemli, ama dediğim gibi kimsenin bu konuyu ağzına aldığını duymadım. Bizim memleket çok ulvi ekonomi yazarlarına sahip olduğundan, şimdi anlatacağım fani konular hiçbir zaman gündeme gelmez. Sanki memleketteki herkes IMF ve bütçe uzmanıymış gibi, bu temcit pilavları önümüze sürülür durur.

ORTAKLARINIZI İYİ SEÇİN 
Konu şu: Şimdi sizin bir iş fikriniz var, üç beş kuruş da para buldunuz ve yola koyulacaksınız. Bu aşamada şirketinizin hiçbir değeri yok çünkü daha ortada şirket falan yok. Genelde ne yapıyorsunuz? Özellikle de parayı peder falan verdiyse, işe yaramaz biraderlerden birini ya da ikisini şirkete ortak ediyorsunuz. Ya da yakın bir arkadaşınızın da size destek olması arzusuyla ortak olmasını öneriyorsunuz veya onun teklifini kabul ediyorsunuz. Kimse beş kuruş koymuyor. Bu dayanışma duygusundan zevk bile alıyorsunuz. Öyle ya, yanınızda kardeşleriniz, en iyi arkadaşınız. Sonra işler başlıyor. Siz deliler gibi gece gündüz çalışıyorsunuz, işi yukarı çıkarıyorsunuz ama yeteneksiz ya da tembel biraderiniz (veya arkadaşınız) miskin miskin oturuyor. Siz yine de aldırmayıp işe asılmaya devam ediyorsunuz. Onlar da sözümona çalışıyorlar ama olsa ne olur olmasa ne olur kabilinden. Zaman geçiyor, şirket büyüyor, bu kez ortaklarınız kâr payı dağıtmanızı istiyorlar. Siz diyorsunuz ki bırak kâr dağıtmayı, birikimlerimizi daha da arttıralım ki işletme sermayemiz büyüsün ve kara gün dostu nakit rezervlerimiz artsın. “Hayır” diyorlar, “biz kâr payımızı isteriz”. Muhtemelen hanımları kışkırtıp yeni bir araba almasını sağlamaya çalışıyordur. İşte o gün başınızın ve işinizin derde gireceği gündür. Hep söylüyorum ya, başarı için odaklı olmalı ve çok enerjik çalışmalısınız. İşte biraderlerden veya arkadaşlardan gelecek bu ve benzeri talepler sizin enerjinizi ve odağınızı işten alıp ötelere götürecek, ruh halinizi bozacak ve tüm bunlardan işiniz olumsuz etkilenecektir.

SAATLİ BOMBALARDAN KAÇININ 
Şimdiden söyleyeyim. Ortaklarla yeni bir iş kurmak, tek başına kurmaktan daha sağlıklıdır. Ama bu ortakların doğru seçilmiş olmaları ve aynı işin başarısına gönül koymuş olmaları kaydıyla. Aksi halde, dünyanın her yerinde ortaklık problemli bir meseledir. Şirket içindeki saatli bombadır. Bizim memlekette ziyadesiyle. Yanlış ortaklıkta dırdır çıkar, işe müdahil olmayan eşler, çocuklar vaziyeti karıştırır, işin içinden çıkamaz hale gelirsiniz. Benim size tavsiyem şu: Mümkün olduğunca, işe gönül ve para koyacak ortaklarla yola çıkın. Yoksa ortak almayın. Size gerekecek profesyonel desteği, maaş karşılığında en iyi profesyonellerden günü gelince alırsınız. Başta değersiz gibi görünen o hediye hisseler de sizin huzurunuzu kaçıracak olan dünyanın en pahalı hissesine dönüşebilir. Eğer arkadaşınız/kardeşiniz para koyacaksa, becerisini koyacaksa ve sizin kadar enerjik çalışacağından çok eminseniz ortak alın. Aksi halde bu konunun muhabbetini bile yapmayın. Hanımı biraderi sırf hoşluk olsun diye işe karıştırmayın, hayatınızın hatasını yaparsınız. Ortak adayı ciddi para ve enerji koyacaksa, o zaman ortaklığı düşünün ve ortaklık şartlarını sözleşmeyle belirleyin.

İŞ PLANI YAPMADAN İŞE GİRMEYİN 

Hedefler-ciro ilişkisi, günlük, haftalık ve aylık nakit durumu ve pazarlama planı, işinizi yönetirken her gün ama her gün takip etmeniz gereken üç önemli bilgi... 

İş planı mı? O da ne hocam? Sermayeyi bulduk, bayiliği aldık, dükkanı da açtık ya, daha ne yapacağız? Müşteri beklemekten başka bir şey kaldı mı? Bence daha dükkanın dekorasyonu yapılırken sizlerin oturup şimdi anlatacaklarımı planlıyor olmanız lazım. İşinizi yönetirken size, her gün ama her gün takip etmeniz gereken üç tane bilgi lazım:

1. Hedefler-Ciro ilişkisi,
2. Günlük, haftalık ve aylık nakit durumu,
3. Pazarlama planı.

Aslında bu kadar kolay. Sadece üç tane basit veri. Ama bu üçlüyü günlük bazda izlemeli ve yönetmelisiniz. Yani her sabah işe geldiğinizde masanızda öncelikle bu bilgilere bakıp, şirketinizin ne durumda olduğunu günü gününe takip etmelisiniz. Dilerseniz biraz daha detaylı anlatayım.

1. HEDEFLER: 
Ciro ve kâr hedefi koymaksızın hiçbir iş yapılmaz. Alice Harikalar Diyarında isimli çocuk öyküsünü hatırlar mısınız? Alice bir iksiri içince küçülüyor ve uyandığında kendini bir hayal dünyasında buluyor. Biraz yürüdükten sonra bir beş yol ağzına geliyor ama buraları tanımadığından hangi yoldan gideceğini bilemiyor. O sırada bir tavşan beliriyor ve Alice tavşana hangi yoldan gitmesi gerektiğini soruyor. Tavşan Alice’e dönüp “nereye gitmek istiyorsun” diyor. Alice de “ben burada çok yeniyim, o nedenle nereye gitmek istediğimi bilmiyorum” diye cevaplıyor. Tavşanın cevabı çok öğretici: “Eğer nereye gitmek istediğini bilmiyorsan hangi yolu seçersen seç her yol seni oraya götürür.” Nereye gitmek istediğinizi daha en baştan çok iyi bilmelisiniz. Belli bir sermaye koydunuz, bir kere bu sermayeyi ne kadar zamanda çıkarmak istediğinize karar vermelisiniz. 

Bunun için de önce maliyetlerinizi, sonra da satış fiyatınızı belirleyip kendinize bir ciro hedefi belirlemelisiniz. Bu hedefiniz aylık ciro ve yıllık ciro olmak üzere iki aşamalı olarak belirlenmeli. Ve siz her gün, o gün itibariyle aylık ciro hedefinizin neresinde olduğunu kontrol etmelisiniz. Her gün. Zira ancak bu şekilde hedeflerinizin gerisinde mi yoksa önünde mi olduğunuzu anlarsınız. Tek kişilik şirketseniz bunları kendiniz hesaplayabilirsiniz, kalabalıksanız, muhasebecinizden ya da satış elemanınızdan bu bilgileri size günlük olarak iletmesini istemelisiniz. Ciro hedefinizi koyarken temel noktanız başa-baş hesabı olmalıdır. Şirketin başa-baş noktası, satış gelirlerinin şirket içindeki tüm kira, personel ve malzeme maliyetini karşıladığı parasal miktardır. Bunun üzerinde kalan kısım kârdır. Sizin ciro hedefiniz bir kez en az aylık ve yıllık başa-baş noktanız kadar olmalı, bunun üstünde de ne kadar büyümek istediğinize dair sizin belirleyeceğiniz ‘gerçekçi’ bir miktar eklenmelidir. Örneğin sizin yıllık başa-baş noktanız 50 bin TL mi? Siz kendinize 75 bin TL’lik bir hedef koyabilirsiniz. Bu noktadan itibaren de bu hedefin neresinde olduğunuzu günlük takip etmeli, hatta bu rakamlarla yatıp bu rakamlarla kalkmalısınız. 

Şimdi diyeceksiniz ki madem başa-baş noktam 50 bin, neden 75 bin hedef koyuyorum da 200 bin TL hedef koymuyorum? Söyleyeyim: Uçmamak için. Öyle hedef koyarken uçmaya kalkarsanız Hezarfen Ahmet Çelebi gibi yere çakılırsınız. Hedefleriniz GERÇEKÇİ olmak zorunda. Ben bizim memlekette ne firmalar biliyorum, son onbeş yıldır dünyanın en büyük 10 giyim markasından biri olma hedefi ilan eden. Şu anda 50 bininci sırada bile değiller. İşkembe-i kübradan hedef konmaz. Hedef, senin kaynakların, müşteri potansiyelin ve gücünle orantılı olarak konmalıdır. Bir kere GERÇEKÇİ hedef belirleme alışkanlığı geliştirmeli, arkasından da günübirlik bu rakamları izlemelisiniz: Hedefin neresindeyiz? Hedeften hızlı büyüme yaşıyorsanız, o zaman bunun sebeplerini inceleyip yeni ve daha büyük bir hedef koyabilirsiniz ki buna ‘hedef revizyonu’ adı veriliyor. Ama bu revizyon da gerçekçi olmalı.

2. NAKİT AKIŞ DURUMU: 
Şirketleri batıracak olan da çıkaracak olan da nakittir. O nedenle sizin şirketinizin önümüzdeki hafta içinde ve önümüzdeki ay içinde ne kadar nakit girişi olacağını ve buna karşılık ne kadar nakit çıkışı olacağını günü gününe izlemelisiniz. Nakit girişi genelde mal satışından olur. Nakit çıkışı da bu malların tedariki, personel ücretleri ve diğer genel giderlerden oluşur. Bunun için bilgisayar yazılımları da var, basit Excel tablosu da iş görür, hiç bilemiyorsanız kareli harita metot defteri bile kullanabilirsiniz. Ne kullanırsanız kullanın, yeter ki nakit durumunuzu günübirlik izleyin. Nakit konusunun önemini ne kadar abartsam az olur. O nedenle siz, bir girişimci olarak kendinize yani şirketinize nakit ile ilgili olarak bir REZERV HEDEFİ de belirlemek zorundasınız. Sabah gelen parayı akşam harcarsanız size iş adamı değil, hovarda denir. Biz burada girişimcilikle uğraşıyoruz. Başa-baş noktanızın üstünde kalanın bir kısmını mutlaka ancak acil durumlarda ellenecek bir rezerv olarak kenara koymayı hedeflemelisiniz. Buna mecbursunuz. Dilerseniz bu konuları haftaya daha ayrıntılı anlatayım.
Prof.Dr.Arman Kırım
Türkiye Gazetesi
</description> 
  &lt;category&gt;Girişimcilik&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Ömür Avm&apos;de 36 m2&apos;lik &quot;Mantı Keyfi&quot; için 145 m2 Bilboard reklam çalışması yapılıyor.</title> 
  <pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:11:32 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/omur-avmde-36-m2lik-manti-keyfi-icin-145-m2-bilboard-reklam-calismasi-yapiliyor. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/omur-avmde-36-m2lik-manti-keyfi-icin-145-m2-bilboard-reklam-calismasi-yapiliyor. </guid>
  <description>&lt;P&gt;Bahçelievler-Bakırköy sapağında bulunan ÖMÜR AVM&apos;nin dış cephesine Mantı Keyfi ürün ve görsellerinin bulunduğu 13 adet toplam 145 m2 bilboard takıldı. Görsel malzemeler Mart 2010 ayı boyunca görev yapacak. Mantı Keyfi daha önce yaptığı “mantı konusundaki sıra dışı ve farklı uygulamalarına” 145 m2 lik bilboard reklam çalışmasıyla bir yenisini daha eklemiş oldu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Mantı Keyfi’nin Kurucu Ortağı Yakup Aksoy “Ömür AVM’deki Mantı Keyfi Türk Mutfağı’nın efsane klasiklerinden Ömür Lokantası’nın da hatırasını yaşatmak adına bize ayrı bir heyecan ve mutluluk veriyor...Eşim Mukadder Aksoy’la bu mahallede Marmara Üniversitesi-İktisadi İdari Bilimler Fakültesini bitirdik.. 1994-2002 yılları arasında bu mahallede yaşadık.. Ömür Lokantası’ndan beslendik.. Ömür AVM’deki bu lokantanın hatırasını Türk Mutfağı sevgisi ve bilgisi ile yaşatmak bizim için görev olacak.. Franchisingle ilerleyen Mantı Keyfi’nin menüsüne bu mekanda “Ömür Lokantası’nın sosisli sandviç ve ayranı”nı da ekleyeceğiz” dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anılardaki Ömür Lokantası / Kafeteryası&lt;BR&gt;Ömür&apos;e yoğurt yemeye gidilirdi aynı Kanlıca&apos;ya gidildiği gibi. Ömür Lokantası / Kafeteryası 60-70 li yıllarda eski Türk filmlerinde mekan olarak seçilirdi. Muhtemelen 60&apos;ların ortalarında çekilmiş siyah-beyaz bir filmde Londra Asfaltı olarak anılan şose bomboş... Ortası refüj, yolda 2-3 otomobil ve birkaç kamyon mevcut sadece. Filmin oyuncuları, Ömür&apos;ün asfalta bakan tarafındaki bahçesinde masalara kurulmuş, yolu seyredip gazoz içiyorlar... Restoran; 1956 yılında faaliyete geçiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bina çokgen formdaydı ve bir kısmı ahşaptı. Dış cephe boyaması kırmızı-beyaz renklerdeydi. Önünde geniş bir bahçesi vardı. Üzeri brandalarla ve şemsiyelerle örtülüydü. Altına da rastgele masalar serpiştirilmişti. Dileyenler arabalarını buraya çekerek bir çay-kahve-sandviç molası verirlerdi ailecek... Geceleri yeşil-mavi-kırmızı rengârenk floresanlarla aydınlatılırdı bu bahçe... İncirli rampasının en tepesinde yer aldığı için, yaz-kış püfür-püfür eserdi... Etrafında, ilâç niyetine bir tek bina veya ev bile yoktu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;30 sene içinde belli aralıklarla ziyaret ettiğimiz Ömür, önündeki İETT otobüs durağına da ismini vermişti. Restoranın bir diğer özelliği de, yıllar içinde artık burada bir merkez adres olma konumuna yükselmiş olmasıydı. Başka yerlere gitmek için burada buluşma yapılırdı.. Yakın yerler “Ömür” yanı, sonu, yakını diye tarif edilirdi..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ömür Lokantası bu kadar özel kılan sebepler zamanına göre içinde bulundurduğu “ilk ve fark”lardı. Bir sosisli sandviç yer ömür ayran içerdik. Piliç çevirmeleri özellikle çok güzeldi. Ama Amerikan filmlerinde gençleri çocukları izlemişiz bir kere, yemeklerini arabada yiyorlar. Bizim neyimiz eksik. Biz de arabada yiyebilirdik elbet!. İşte buydu oranın özelliği. “Hadi çabuk giyinin, gidiyoruz, giderken Ömür’de duracağız! Hadi!” Eniştemin kaplumbağa voswosu lokantanın önüne çekilir, siparişler verilir, tıklım tıkış arabanın içinde, anlatıldığı zaman kulağa eziyet gibi gelen, bu yemek yeme şekli bize çok keyif verirdi. Arada bir içeriye girilip oturulsa da aynı etkiyi yapmazdı üzerimizde. . Çocukluğumuzun gençliğimizin anılarının olduğu bir yer olduğundan mıdır nedir, uzun yıllar marka olarak Ömür yoğurdu, Ömür ayranı aldık alışveriş yaparken...&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.mantikeyfi.com&quot;&gt;http://www.mantikeyfi.com&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.yakupaksoy.blogspot.com&quot;&gt;http://www.yakupaksoy.blogspot.com&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Basın Bültenleri&lt;/category&gt;
  </item></channel>
  </rss>