<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>Morfikirler</title> 
	  <link>www.morfikirler.com</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright Morfikirler</copyright> 
	  <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2009 13:53:16 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.morfikirler.com/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>Sony&apos;den oled ekranlı walkman</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 21:47:01 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/sonyden-oled-ekranli-walkman </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/sonyden-oled-ekranli-walkman </guid>
  <description>Sony’nin en son ses ve video teknolojisini barındıran ve bu sayede kişisel eğlence deneyimine keyif katan X Serisi Walkman MP4 çalar, kullanıcılara, bulundukları her yerde dijital medya koleksiyonlarının keyfini çıkarma olanağı tanıyor.

OLED ekran, maç videosu izlerken bile kayıp yaşanmamasını sağlıyor.
3 inç’lik geniş dokunmatik OLED ekran kullanan ilk Walkman olan X Serisi, videoları ve dijital fotoğrafları yüksek kalitede renkler ve kontrast ile ön plana çıkartırken, spor karşılaşmaları gibi hızlı hareketlerin olduğu görüntülerde de çarpıcı sonuçlar sunabiliyor. </description> 
  <category>İnovasyon</category>
  </item><item>
  <title>Yeni kuşak girişimciliği ve geleneksel yapı</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:53:16 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/yeni-kusak-girisimciligi-ve-geleneksel-yapi </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/yeni-kusak-girisimciligi-ve-geleneksel-yapi </guid>
  <description>Geleneklerine bağlı aile şirketlerinde yeni kuşakların şirket bünyesine katılması zorlu bir süreçtir. Ancak yeni kuşakların şirkete dâhil olması, yeni girişimleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar da yeni neslin girişimciliğinin desteklenmesini, kurumsal yapıyla girişimcilik duygusunun birlikte geliştirilmesini öneriyor.

Dünyadaki işletmelerin yüzde 65-80’i aile şirketi olma özelliğini taşıyor. Dünyadaki en büyük ve başarılı şirketlerin yüzde 40&apos;ını ise aile şirketleri oluşturuyor. Türkiye ve ABD&apos;de en uzun ömürlü işletmelerin yüzde 90&apos;ı aile şirketi. En büyük 100 şirketin İtalya&apos;da 43&apos;ü, Fransa&apos;da 26&apos;sı, Almanya&apos;da 17&apos;si aile şirketi.

Türkiye&apos;de aile şirketlerinin geçmişi, 60-70 yıl öncesine kadar gidebiliyor. Dünyada aile şirketlerinin ortalama yaşam süresi ise 24 yıl. Her 10 aile şirketinden ancak üçü, ikinci nesle devredilebiliyor. &quot;Dede kurar, oğul tutar, torun dağıtır &quot; sözüyle özdeşleşen aile şirketlerinin ömrünü belirleyen ise aslında kurumsallaşma ya da kurumsallaşamama. Çünkü ailenin girişimci bireyinin gelişmeyi ve büyümeyi sağlayan psikolojik, sosyal, yönetim özellikleri şirket kültüründe yok oluyor veya etkisini yitiriyor.

Türkiye&apos;de ve dünyada değişen koşullar nedeniyle birçok aile şirketi karşısında kurumsallaşma kaçınılmaz bir gerçeklik olarak duruyor. Bu genel algı nedeniyle aile şirketlerinin dezavantajlı bir yanının olduğu düşünülür. Oysa bu şirketlerin birçok avantajlı yanı da var.

AVANTAJLARI NELER?

Aile şirketleri ile girişimcilik kavramları yan yana geldiğinde hemen akla gelen, aile şirketlerinin girişimcilik konusunda daha avantajlı oluşlarıdır. Bu avantaj nereden geliyor diye bakıldığında aile şirketlerini herhangi bir işletmeden ayıran temel farklar karşımıza çıkar. Gerçekten de girişimcilik; atak olmayı, yüksek bir ufku, stratejik düşünmeyi, iş olanaklarını ciddi biçimde ve hızla değerlendirmeyi gerektirir. Ama girişimciliğin olmazsa olmazı, risk alma potansiyelinin normalden daha fazla gelişmesidir. Aile şirketlerinin tipik özellikleri arasında yüksek risk alma potansiyeli baş sıralarda yer alır. Dolayısıyla teknik olarak dünyada ve ülkemizde aile şirketlerinin girişimcilik konusunda daha şanslı, avantajlı ve istekli olduklarını söylenebilir.

Aile şirketlerinin başında genelde yetenekleri yüksek lider kişilikli girişimciler bulunuyor. Hiç bir şirket girişimcinin ölçülemeyen, bilimsel olarak tam anlamıyla tanımlanamayan girişimcilik yetenekleri olmaksızın gelişemez. Son yıllarda dünyada, yöneticilerin girişimcilik/liderlik yönlerini geliştirmek, büyük şirketleri de &quot;girişimci&quot; liderler tarafından yönetilebilecek organizasyon birimleri halinde teşkilatlandırmak için ciddi bir çaba var. İşte aile şirketleri bu özelliği ile iş dünyasında büyük bir avantaj elde ediyor. Yine birçok özelliği, bu şirketleri dinamik tutuyor.

ÇABUK KARAR ALINIYOR

Örneğin aile şirketlerinde kararlar çabuk alınabiliyor. Gecikmeler minimalde oluyor. Aile şirketleri genelde yalın, hiyerarşik katmanları olmayan organizasyonlar halinde yönetilebiliyor. Bu birçok büyük şirketin özlemini çektiği bir durum. Yine bu şirketler müşteri ihtiyaçlarına çok daha yakın. Aile şirketleri çok daha savaşkan, çok daha galibiyete, gol atmaya odaklı. Genelde aile şirketlerinin kurucu girişimcileri, her şeyi tırnakları ile yapmış, hayatında en az bir kere geri atılacak adımı kalmamış, sırtı duvara dayanmış insanlar oluyorlar. Bu insanların mücadele ve başarma hırsı yüksek oluyor. Hep sözü edilen &apos;doğru kurumsallaşma&apos; ise aile şirketlerinin &apos;girişimcilik&apos; ya da &apos;liderlik&apos; özelliklerini yitirmeden olan kurumsallaşmadır.

&quot;Büyük global şirketlerin son 25-30 yıl içindeki en büyük sorunu nedir?&quot; diye sorulursa, bu soruyu ünlü yönetim uzmanları &quot;Çok fazla analiz, yetersiz girişimcilik ve liderlik&quot; diye yanıtlar.

Giderek yaygınlaşan globalleşmenin hâkim olduğu, ticaret engellerinin hızla ortadan kalktığı, rekabetin artan bir şiddetle şirketlerin günlük yaşamlarını etkilediği, krizlerin ve belirsizliklerin istisna değil kural olduğu bir dünyada; &apos;girişimcilik&apos; ile &apos;kurumsallaşma’nın avantajlarını doğru ayarlayarak, kullanabilmek de başarının sırlarından biri.

Girişimci, bireylerin ihtiyaç duyduğu ya da duyabileceği ürünler üretmeyi veya hizmetler sunmayı amaçlayarak maddi kazanım sağlamayı hedefler. Bu nedenle de kendi işini kurmak için tüm altyapı çalışmalarıyla, iş için gerekecek tüm ihtiyaçlarını bir araya getirerek, para ve saygınlıklarını riske atar. Girişimcileri iş kurmaya iten birçok neden olabilir. Bunların bazıları ailenin itici gücü, bazıları kişisel özellik, bazıları da ileriyi düşünme gibi nedenlerle gerçekleşir.

Ülkemizde iş bulma sorunu göz önüne alındığında, genç kuşakların ailelerin işlerini devralma geleneğini devam ettirme zorunda oldukları görülüyor Kişisel yapı olarak başkalarının yanında çalışamama ya da diğer bir deyişle emir altında çalışamama durumları, bağımsız çalışma şartlarına sahip olma isteği, çalışma sürelerini kendisi belirleme isteği, kendi geleceğini şekillendirme ve yön verme dürtüsü ve en önemlisi farklı bir sosyal statüye sahip olma isteği de girişimci ruhu kamçılar. Boş zamanları değerlendirmek ya da aile bireylerine gelecekte farklı bir iş alanı edindirme isteği ve ek gelir ihtiyaçları da girişimci olma nedenlerindendir.

Girişimci, kendi işini kurarken belirli düzeyde bilgi ve deneyim sahibi olmalıdır. Sahip olunan bilgi ve deneyimler, kendi işini yürütürken hızla artar. Girişimci işinin patronudur, ancak işini yaparken hem çalışan hem patron olmak zorundadır. Girişimcinin hedefleyeceği gelir, işinin sermaye yapısına bağlıdır. Girişimci kâr amacı güder, ancak zarar riskinin de sahibidir. İşin kuruluş ve ayakta durma dönemlerinde girişimci önce işini devam ettirmek zorundadır.

YENİ YATIRIM ARZUSU

Günümüzde birçok genç nesil aile üyesi, yeni yatırım peşinde koşuyor. Bunun en önemli nedeni, değişime isteği olarak önümüze çıkıyor. Ayrıca klasik yatırımın yanı sıra klasik yönetimden de çabuk sıkılıyorlar. Bu nedenle birçok aile şirketinde yeni kuşakların gelmesiyle farklı alanlar ve yönetim biçimleri görülüyor. Bir diğer neden ise kendilerini ispat etme duygusu. Kendi başardıkları faaliyetlerle gurur duyma ve kazanç sağlama, yeni nesil için adeta bir ideal durumuna geldi. Sıfırdan bir şirket kurup yeni sektörde başarılı olmak, çevresel anlamda varoluş mücadelesi olarak düşünülüyor.

Aile üyelerinin farklı sektörlere girmesi halinde ise uzmanlar, üç durum oluştuğunu ifade ediyor. İlk durum; şirketin ilk iki yıl içinde iflası. Farklı bir sektör, farklı rekabet, uzmanlaşmış rakipler arasında başarısızlık, çoğu zaman kaçınılmaz oluyor. Uzmanlar bunun en çok sanayi yatırımlarında görüldüğüne dikkat çekiyor.

İkinci durum ise şirketin beş yıl içindeki faaliyetleridir. Çünkü şirket, bu zaman zarfında tanınır ve para kazan¬maya başlar. Söz konusu beş yıllık dönemde, kazanç oranı¬nı veya beklentiyi karşılayamayan şirketler de kapanabiliyor. Buna da genelde hizmet sektörlerinde rastlanıldığı ifade ediliyor.

Üçüncü ve son durum ise başarılı bir girişim olabiliyor. Bu girişim, kurumsallaşmaya da ihtiyaç duyuyor. Şirket yüksek kârlar elde ediyor, marka olma yolunda önemli adımlar atıyor; ancak kurumsallaşma çabaları içine girmezse başarısız oluyor. Bu tip yapılar, artık kendi aile işlerinin üzerine çıkmıştır ve devamlılığın sağlanması için kurumsallaşma faaliyetlerine başlaması gerekir.

ÇOCUKLARA GİRİŞİM İMKÂNI VERİLMELİ

Birçok aile şirketine danışmanlık yapan Değer Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Fındıkçıoğlu, aile şirketlerinde çocuklara özel bir önem verilmesi gerektiği kanısında. Çünkü Fındıkçıoğlu, gençlerin potansiyellerini performansa verimli bi¬çimde dönüştürmenin mümkün olduğuna inanıyor.  Böyle örnekler olduğunu ifade eden Fındıkçıoğlu, şunları belirtiyor:

&quot;Öyle ki aile şirketi, bir ana iş ya da sektörde belirli bir büyüklüğe geliyor. Tam kendini tekrar edecekken, belki yavaş yavaş durağan hale girecekken yeni kuşağın yeni girişimi ile yeniden bir gelişme ivmesi yakalıyor. Böyle şirketler var. Bu girişimler, yani yeni kuşağın sağlıklı bir girişim yapabilmesi içinse iki temel şartın öncelikle yerine getirilmesi gerekir. Bunlardan ilki; çocuk ve gençlerin yetişmeleri, eğitimleri ve öğrenimlerinin özel bir hassasiyetle ele alınması, izlenmesi. Gençlerin mümkün olduğunca aile değerleri ile yetiştirilmesi ve disiplininin göz ardı edilmemesi. Ayrıca gençler, yetenekleri doğrultusunda lider adayları olarak yetiştirilmeli.&quot; Fındıkçıoğlu ikinci şartı ise; girişim yapılacak alanın mevcut ana işin ve sektörün tamamen dışında olmaması yani mevcut işin altına, üstüne ya da yanlarına doğru bir genişlemenin sağlanması olarak özetliyor.

Fındıkçıoğlu, bu konuda iki kurum örneği de veriyor:

&quot;Doğtaş Mobilya&apos;nın yeni kuşak gençlerini, mevcut eğitim süreçlerine ek olarak aile şirketi odaklı özel bir liderlik programına tabi tutuyoruz. Bu projenin ilk etabı tamamlandı. Ve gerçekten çok önemli kazanımlar sağlanıyor. Diğer bir örnek ise Mopaş Marketçilik. 51 şubesi olan perakende sektörünün hızla büyüyen bu gıda şirketi, peynir üretimi alanında yeni bir girişim yaptı. Halen ikinci kuşağın temsilcileri tarafından yönetilen bu yeni girişim, önemli bir katma değer sağlıyor.&quot;

KOSTAKLAN YENİ NESİL GİRİŞİMCİLERE ÖNERİLER

Fevzi Kostak Etika Dan. Ve Eğitim Ltd. Şti. Genel Müdürü

Aile üyesi yeni nesil girişimcilerin okul dönemlerini mutlaka verimli geçirmelerini tavsiye eden Fevzi Kostak’ın önerileri şöyle:

Yaz aylarında mutlaka aile şirketlerinde zaman geçirmeli,

Okul dönemlerinde araştırma yapmalı ve aile işlerinin sektörel yapılarının yanı sıra dünyadaki gelişimlerini de araştırmalı,

Aile büyükleriyle zaman geçirmeli ve onların tecrübelerini not alabilmeli, büyük yapıdaki aile şirketlerinin liderleri mutlaka biyografi ve tavsiyeleri gelecek nesle bırakmalılar,

Genç nesil aile üyeleri eğitim kariyerlerine karar verirken aile büyüklerine danışmalı,

Güzel sanatlar okumak isteyen ve hayatını sanata adamaya hazır bir gencin şirketin başına geçmesi beklenmemeli, geçerse de başarısız olacağı unutulmamalı,

Genç nesil aile üyeleri aile önderlerine aile anayasası konusunda ısrarcı olmalı,

Kendileri yönetim kademesinde bulduklarında içinden çıkılmaz sorunlarla karşılaşabilmek

Genç nesil gelecekte karşılarına çıkacak liderlik, hisse devri, yönetim ve yatırım konularında aile liderlerini aile anayasası konusunda ikna etmeli

Genç nesil aile üyeleri mutlaka yönetim bilimi, risk yönetimi ve finansal yönetim konularında okul dışında ve içinde kurs veya özel derslerle eğitim almalı,

Genç nesil aile üyeleri yabancı dillerini geliştirmeli ve uluslararası yatırımlara karar verebilmen, Genç nesil aile üyeleri manevi değerlere sahip olmalı,

Kazanılan paraları düzgün harcamalı sosyal dayanışmaya açık, israfın ne olduğunu anlayabilecek kapasitede olmalı,

Genç nesil aile üyeleri kendileri ispat etmek amacıyla hatalı yatırımlara girebiliyor, bu nedenle bu tür kararlarda acele etmemeli iyi bir fizibilite yapabilmeli.
&quot;GİRİŞİMCİLİK YENİ KUŞAKLARLA GELİŞİYOR&quot;

İlhamİ Findıkçıoğlu Değer Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı

Aile şirketlerinde girişimciliğin ilk dönemde yani kuruluş döneminde yüksek olduğunu, izleyen kuşaklarda düşük olduğunu görüyoruz. Aile ile şirket dengesini kurmuş, özellikle kurumsallaşma yolunda mesafe almış şirketlerin yeni girişimlerle işlerini geliştirip zenginleştirdiklerini; tüm aile üyelerinin aynı yerde bulunmaları nedeniyle oluşan sıkıntıları da daha rahat önlediklerini söyleyebiliriz. Türkiye&apos;deki örneklere bakıldığında, aile şirketlerinin; doyum noktasına ulaşmadan, durgunluk devresine girmeden, çok yoğun mülkiyet genişlemesi ve sosyal standartların gelişmesinden önce yeni girişimlerle işlerini derinleştirdiklerini görüyoruz.

Konukoğlu Ailesi (Sanko), bu alanda dikkat çeken güzel örneklerden biridir. Başarılı aile şirketleri, yeni girişimlerde mevcut işlerini kayıp etmemeye özen gösteriyorlar. Bu işin devamı, tamamlayıcısı şeklinde yeni işlere girişim yaptıklarını görüyoruz. Örneğin perakende gıda sektöründe yer alıyorsa, sattığı ürünlerden birinin üreticisi olma yönündeki girişim, kurumu hem yormaz hem de yeni girişim riskini minimize eder.&quot;

&quot;BİRİNCİ KUŞAK BİZİ HEP DESTEKLEDİ&quot;

Evrim Aras Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı

Babamın da iş teklif etmesiyle Aras Holding bünyesinde çalışmaya başladım. Oryantasyon dönemim boyunca şubelerden bölge merkezine kadar pek çok alanda görev yaptım. Şirketimizde her bir kademede çalıştım. Babam yeniliğe çok açık, vizyon sahibi ve ileri dönem ihtiyaçlarını çok önceden görebilen bir kişiydi. Bu noktada eğitim aldığım konuyu şirket ihtiyaçlarıyla da birleştirip, kurumsal iletişim departmanı kurdum ve şirketimiz yeniden yapılanma sürecine girdi.

2003 yılından bu yana sürekli sektöre dinamizm katacak yeni girişimler, yeni projeler ürettik, üretmeye devam ediyoruz. Babam tüm bu gelişmeler karşısında desteğini hiç eksik etmedi, bilgi ve tecrübesiyle bizlere sürekli yol gösterdi. Gençliğin vermiş olduğu enerjiyle daha çok şey yapmak istiyorsunuz ve yeni projeleri hayata daha kolay geçirebiliyorsunuz. Bizde de böyle oldu ve birinci kuşak bu değişimleri sürekli destekledi. Genelde eski kuşaklar gençlerin dinamizmine, gençler ise kendilerinden büyük kişilerin bilgi ve deneyimlerine sahip olmak ister. Aile şirketleri, bu iki unsurun birleşmesi gibidir.

&quot;YENİ KUŞAKLAR PROFESYONEL GİBİ YETİŞTİRİLMELİ&quot;

Nevzat Seyok Karsu Tekstil Genel Müdürü

Yeni kuşakların girişimciliği, şirket içindeki konumlarıyla da çok bağlantılı. Gerçi birinci kuşaklar bu konuda biraz muhafazakar olsalar da; genç kuşaklar, şirket içinde ciddi sorumluluklar aldıkları zaman güven oluştuğundan, istedikleri atılımı yapabiliyorlar.

Genelde birinci kuşakla ikinci nesil arasındaki tarz farklılıkları, çok ciddi ayrışmalara neden oluyor. Çünkü birinci kuşak için başarılmış bir iş var; öncelikler her zaman kendi başardıkları iş üzerinedir.

Genç kuşaklara önerim ise; girişimlerinin desteklenmesini istiyorlarsa, birinci kuşakların başardıkları işlere öncelikle sahip çıkmalı ve en azından bu konuda gayretli olduklarını göstermeleridir. Yeni girişimcilik uğruna, mevcut iyi giden işleri de bozulan birçok aile şirketi de görüyoruz. Her şeyden önemlisi; aile şirketleri aile içinde de olsa kurumsallaşmalı ve aile bireyleri birer profesyonel gibi yetiştirilmeli.&quot;
Kaynak:Kobi milliyet</description> 
  <category>Girişimcilik</category>
  </item><item>
  <title>KOSGEB kadın girişimciliği birimi kuruyor.</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:44:16 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/kosgeb-kadin-girisimciligi-birimi-kuruyor. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/kosgeb-kadin-girisimciligi-birimi-kuruyor. </guid>
  <description>Anadolu Kadın Girişimci Dernekleri Federasyonu (AGİFED) üyelerinin geçtiğimiz günlerde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yaptıkları görüşmede konu gündeme geldi. Görüşmenin ardından TOBB tarafından yapılan açıklamada, kadın girişimcilerin KOSGEB içinde oluşacak kadın girişimciliği biriminin kuruluş kararını memnuniyetle izlediklerini ve birimin başkanlığı için bir kadının görevlendirilmesini beklediklerini kaydettiği belirtildi.

Açıklamaya göre; AGİFED üyeleri görüşmede, krize çare olarak öncelikle mevcut kadın girişimcilerin ayakta kalmasını sağlayacak fon ve bilgi desteği isterken, bu desteklerin gelecekte oluşacak yeni kadın girişimci şirketlere de örnek oluşturacağını belirtti. Bu nedenle TOBB bünyesinde varolan kadın girişimci şirketlerinin korunması için &apos;iş geliştirme ve sistemleşme&apos; eğitimlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli fonun geliştirilmesini isteyen kadın girişimciler, yeni teşvik paketinde bulunan KOBİ&apos;lere ilişkin tedbirlerin işletmeler lehine düzenlenmesi konusunda da TOBB ile birlikte hareket etme kararı aldıklarını bildirdi. 

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise, kadın girişimcilerin Kredi Garanti Fonu&apos;ndan yararlanabilmeleri için SSK ve vergi borcu geri ödemelerinde yeni uygulamalar yapılmasının devletten talep edilebileceğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, kadınların çoğunun yapılan teşviklerden haberinin olmadığını belirtirken, kadın istihdamına yönelik yapılan teşviklerin kadınlara duyurulmasının önemine değindi.</description> 
  <category>Girişimcilik</category>
  </item><item>
  <title>Beyin dalgalarıyla hareket eden tekerlekli sandalye</title> 
  <pubDate>Tue, 30 Jun 2009 17:28:11 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/beyin-dalgalariyla-hareket-eden-tekerlekli-sandalye </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/beyin-dalgalariyla-hareket-eden-tekerlekli-sandalye </guid>
  <description>Japon otomobil devi Toyota, beyin dalgalarıyla çalışan tekerlekli sandalye geliştirdi.
İleri teknoloji ürünü sandalye, kas gücü ya da sesle komuta ihtiyaç kalmadan hareket edebiliyor.

&apos;BMI&apos; adı verilen cihaz, Toyota, Japon hükümeti araştırma merkezi Riken ve Genesis Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirildi. BMI&apos;nin, beyin dalgalarını en hızlı algılayan tekerlekli sandalye olduğu belirtildi.

Saniyenin binde 125&apos;inden hızlı bir sürede beyin dalgalarını algılayıp harekete geçen BMI, oturan kişinin başına giydiği bir kep ile çalışıyor. Kep, beyin sinyallerini önündeki laptop bilgisayara aktarıyor.

Bilgisayardaki bilgileri analiz eden tekerlekli sandalye, oturan kişinin düşüncelerine göre hareket ediyor.

Yeni sistem, tekerlekli sandalyenin üzerindeki kişinin sağa veye sola dönüşlerine ve ileriye gidişlerine neredeyse anında olanak sağlıyor. Toyota&apos;nın rakibi Honda Motor da mekanik hareketlerle beyin dalgalarını izleyecek bir bağlantı sistemi üzerinde çalışıyor.

Acil durum freni ve hava yastığı da olan tekerlekli sandalyenin sadece yüzde 5&apos;lik bir hata payı var.</description> 
  <category>İnovasyon</category>
  </item><item>
  <title>ÜLKE ÜLKE İŞ KÜLTÜRÜ</title> 
  <pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:55:22 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/ulke-ulke-is-kulturu </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/ulke-ulke-is-kulturu </guid>
  <description>Her ülkenin farklı bir iş kültürü var. Giyim kuşamdan, kartvizit takdim etmeye kadar bazı ritüellere dikkat etmezseniz, iş toplantılarından başarıyla çıkmanıza imkan yok. İşte ülke ülke iş kültürü rehberi… 
Japonlara O.K. Demeyin, Mısır&apos;da kolye takmayın
Çin’de geç kalmanın karşınızdaki kişiye hakaret anlamına geldiğini biliyor muydunuz? Ya Hong Kong’da mavi ve beyaz giysilerin cenaze renkleri olduğunu... Bir Rus’la iş toplantınız varsa, bir hatta iki saat bekletilmeye kendinizi hazırlayın... 

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Her ülkenin kendi iş kodları var. Çokuluslu projelerde yer alan kişilerin de bu kodları öğrenmesinde fayda var. Zira iş toplantılarının sorunsuz geçmesi, sizi amacınıza bir adım daha fazla yaklaştırır. 
Kimi zaman bazı ayrıntılara hakim olmak, bulunduğunuz ülkenin kültürünü tanıyarak gitmek, size somut faydalar sağlayabilir. Sizin kültürünüzde olumlu olan bir şeyin diğer kültürde işe yaramadığını bilerek hazırlık yaparsanız boşa kürek çekmemiş olursunuz.

Örneğin, Avusturyalı bir işadamını büyülemek için klasik müzik bilginiz olması gerekirken, sempatik ve çekici bir insan olmanız ise bir Arjantinlinin karşısında işinize yarar. Japonlara uzattığınız kartvizitinizde unvanınızı vurgulamanız şart iken, bir İrlandalı tarafından kişisel ve mesleki başarıları sık sık referans göstermek alayla karşılanır...
ARJANTİN
Başkent Buones Aires’te çalışma saatleri, sabah 10 akşam 5 arasıdır. İş yemekleri öğlen saat 1’de yenir. Arjantin’de misafirlerden randevularında dakik olmaları beklenir ama kendileri 15-20 dakika gecikirler. Ocak ve şubat ayları tatil aylarıdır. Bankalar saat 10’dan öğleden sonra 3’e kadar açıktır. İş çevrelerinde mavi, gri, ve kahverengi takım elbiseler ve tutucu kravatlar tercih edilir. Sanıldığının aksine tropikal ortam kıyafetleri pek hoş karşılanmaz. Göz alıcı aksesuarlardan özellikle şiddetle kaçınılmalı.

Arjantinliler genelde sıcak insanlardır ve konuşurken yakın mesafeden dokunarak sohbet ederler. Erkeklerin el sıkıştıktan sonra öpüşmeleri genelde görülen bir selamlaşma biçimidir. Arjantinlilerin ihtirasla konuşmayı seven insanlar oldukların unutmayın ve sözünüzün kesilmesinden kesinlikle rahatsız olmayın. Arjantin’de kıta Avrupası kurallarını içeren sofra adabına çok önem verilir ve sizin uyup uymadığınıza da bakılır. 

Öteki yüzünde İspanyolca çevirisi olan business card çok gereklidir. Arjantin iş kültüründe kişiler arası uyum ve arkadaşlık ilişkileri, profesyonel deneyimlerden ve beceriden daha öncelikli gelir. İş anlaşmalarının anahtarı ilişkilerde yatar. İş toplantılarında konuya girmeden önce geyik muhabbeti adettendir. Arjantinliler için karakter çok önemlidir. Birini topluluk içerisinde eleştirmek ya da ona patronluk taslamak çok ayıp karşılanır. Israrlı satış tavrı veya diğer agresif taktikler Arjantinlilere hiç işlemez. İş akışı biraz bürokratiktir.
Onlarca görüşmenin ardından son kararı en tepedeki yöneticinin evet demesi için geçmesi gereken süre biraz uzundur. Şimdiden sabırlı olmaya hazırlıklı olmalısınız.
AVUSTURYA 
Avusturyalılar planlarını haftalar hatta aylar önceden yaparlar. Bir iş toplantısı talebinizi bu adeti göz önünde bulundurarak yapın. Avusturyalılar son derece dakiktir ve başkalarından da bunu beklerler. Nitekim ulaşım sistemi kusursuz işler ve hiçbir zaman mazeret olarak sunulamaz. Onlar için bir toplantıya beş dakika geç girmek, fazlasıyla geç gelmek demektir. 15-20 dakika ise toplantının oldukça sarsıntılı başlamasına neden olur.

Avusturyalılar sade biraz şıklığı tercih eder ve dış görünüşlerine çok önem verir. Eğer iyi bir izlenim bırakmak istiyorsanız yüksek kalitede ve üzerinize tam oturan elbiseler ve parlak cilalı ayakkabılar şarttır. Avusturyalıların iş toplantılarındaki ciddiyeti kişiler arası sohbetlerde sürer. Alman kültürüyle kendilerininkinin karıştırılmasından nefret ederler o nedenle tarih ve sanat konularında sohbet ederken bu detaya dikkat etmelisiniz. Konuşurken boş vaatlerde bulunmayın. Avusturyalılar, kastettiklerinizi söylemenizi, söylediklerinizi yapmanızı ve neyi yapmayacağınızı bilmek ister. 

Kış sporları, Avusturya sanatı ve mimarisi, opera ve klasik müzik hakkında sohbetler açın. Hiç açmamanız gereken konular ise para, ayrılmak ve boşanmak, din, anti-semitizm ve İkinci dünya savaşındaki rolü.  İş mektupları, fakslar ve e-mail’lar dahi son derece resmi bir dille yazılmalıdır. Avusturya’da statü çok önemlidir, şirketteki pozisyonunuzun kartvizitinizde yeterince vurgulanmış olmasına dikkat etmelisiniz. 

ÇİN
Çinliler bir iş toplantısına geç gelmeyi karşıdaki kişiye hakaret olarak görürler. Toplantı talepleri için en uygun zamanlar Nisan- Haziran ve Eylül-Ekim arasıdır. Tutucu iş kıyafetleri soluk renklerde olmalıdır. Parlak renkler hiç hoş karşılanmaz. Özellikle iş kadınları kısa topuk hatta düz ayakkabıları tercih etmelidir. Çünkü çoğu kişiden daha uzun kalacağınız kesin. Yüksek topuklara sadece diplomatik resepsiyonlarda izin var. Smokin iş giysisinin bir parçası değildir. 

Negatif yanıtlar hiç hoş karşılanmaz, “hayır” yerine “belki” veya “bakalım” ifadelerini kullanmanız gerekir. Çinli iş ortağınız “Çok sorun değil” diyorsa, ortada hala problem var anlamındadır. Yaşınızı, gelirinizi ve evli olup olmadığınızı sormaktan hiç imtina etmezler. Birkaç kelime Çince öğrenmeniz çok dikkat çeker ve hoş karşılanır. Çin’in havasından ikliminden, coğrafyasından, ve Çin’de yaşadığınız pozitif deneyimlerden bahsetmenizde fayda var. 

Çince isimler batıda olduğundan farklıdır. İsimler soyadı ve ön ad olarak dizilir. Kişilere hitap ederken unvanlarıyla hitap etmeye gayret edin. Ve komünist değilseniz, kimseye “yoldaş” demeyin. Yazılı sunumlarda siyah beyaz renkleri tercih edin. Çin kültüründe negatif anlamlar içerecek renkleri kullanma riskine girmeyin. Çinliler dışarıdan gelen bilgilere karşı son derece dikkatlidir. Ciddi bir yüz ifadesi Çinliler için çok önemlidir. Soğukkanlılığın kaybedilmesi ya da utanmaya sebebiyet vermek bir toplantının faciayla sonuçlanmasına sebep olur. 

Kartvizit verme ve kabul etme bir ritüeldir. Şirketinizin büyüklüğünü belirtecek ifadelere yer verin ve altın renklerin kullanılmasına dikkat edin zira Çin kültüründe altın rengi saygınlığın ve güvenilirliğin simgesidir. Hediye bir rüşvet ya da yasak olan bir şeyi ifade edeceğinden vermekten kaçının.
MISIR
Mısır kültüründe dakik olmak çok da önemli değildir. Yabancı iş ortaklarını bekletmek adettendir. Mısıra ait geleneksel kıyafetler ya da aksesuarlar giymekten kaçının zira bundan alınırlar. Gömleklerinizi en üst düğmesine kadar ilikleyin. Erkeklerin kolye gibi aksesuarlar takmasından hiç hoşlanılmaz. İş kadınlarının ise biraz daha kapalı kıyafetler tercih etmeleri beklenir. Mısırlılar kendileriyle özellikle de bürokrasiyle dalga geçmeye bayılırlar ama bunu bir yabancı olarak siz sakın yapmaya kalkışmayın. 

Mısır’ın tarihi, ünlü Mısırlı liderler ve Mısır keteni en sevdikleri konulardır. Kadınlardan ve İsrail meselesinden hiç bahsetmeseniz yerinde olur. Kartvizitinizi İngilizce ve Arapça bastırın.
Mısırlılar kendi çalışma hızlarına uyum sağlanmasını beklerler. Sıcak satış veya diğer hızlı kararlar almaya onları zorlamayın. İş görüşmesi karşınızdaki kişinin sizi tanımasına ve sevmesine kadar sürer, sabırsız olmayın. Bir Mısırlı işadamı size “evet” diyorsa bunu olabilir olarak yorumlayın ve toplantının burada bittiğini asla farz etmeyin. 

HONG KONG
Nüfusun çoğu Çinli olmasına rağmen Hong Kong’un kültürü Çin’in geri kalanından oldukça farklıdır. Bu ayrımı iyi bilerek gidin. Genelde iş toplantıları tam zamanında başlar. Dakiklik bir saygı göstergesidir. İş kıyafetlerinin erkeklerde koyu renklerde olmasını talep ederler. Sakın mavi ya da beyaz giymeyin çünkü bunlar ölümü ve yas tutmayı temsil eder. Çinliler sohbetlerinde çok diplomatiktir ve kişiyi rahatsız etme ya da utandırma potansiyeli taşıyan konulardan titizlikle kaçınırlar. 

Hong Kong ününü endüstrileşmesine, hızlı ticarete, risk almaya ve verimliliğe borçludur. İş yapma anlayışı Amerikan kültürüne yakındır. Kartvizitinize uzatın ve karşınızdaki kişinin okuyabilmesi için zaman tanıyın. Hong Kong’lu birine topluluk içerisinde negatif bilgiler vermekten kaçının ve yalnızken tartışın. Kişiler için unvanlar ve meslekler çok önemli olduğundan, kişilere hitap ederken buna dikkat edin.

HİNDİSTAN
Hintliler birinin dakik olmasını ve taahhütlerine sadık kalmasını takdir ederler. Ama birçok Hintli söz verdiği saatte olmak konusunda rahat davranır. Çünkü bir Hintlinin zihninde zaman, bir bireyin aktivitelerini planlamasında ve yönlendirmesinde objektif bir kıstas değildir.  Birçok Hintli için planlar ve takvimler diğer insanlara ve olaylara göre rastlantısal bir şekilde değişir, değişebilir. Dolayısıyla aylar öncesinden belirlenmiş bir randevuyu birkaç gün öncesinden teyit etmek faydalıdır. Hintli bir işadamıyla buluşacaksanız kendinizi son dakika değişikliklerine hazırlayın.

Hintli iş çevrelerinde giyim kuşam tarzı son yıllarda tarz değiştirdi. Özellikle IT sektörüyse söz konusu olan t-shirtler, bluejean’ler ve sneaker’lar normal karşılanır. İş toplantılarında bile çok çeşitli ve alakasız konulardan sohbet etmek adettendir. Kriket, politika, dinler en sevdikleri konular arasındadır. Hintliler genelde sıcak ve hoşsohbet insanlardır ve özel konularda diğer kültürlere oranla daha az hassaslardır. 

Hintliler fikir ayrılıklarını çok nadir olarak direkt şekilde belli ederler. Fikir ayrılığını çok açık şekilde ifade etmek düşmanca ve saygısızca bulunur. Hintliler yaygın şekilde İngilizce bilirler ancak telaffuzları konusunda sorun yaşayabilirsiniz. Bir toplantıda İngilizce aksanının anlamakta zorlandığınız birine cümleyi tekrar etmesini istemekte bir sakınca yoktur.

İRLANDA 
İrlandalılar direkt göz teması kurmaktan hoşlanır. Konuşurken gözlerini kaçıran insanlara güvensizlik duyarlar. İrlandalılar dinden politikaya kadar her konuda tartışmaktan ve fikir teatisinden çok hoşlanır. Yine de bu konularda konuyu ilk onların açmasını bekleyin. Spor en sık sözü geçen konulardandır ve sportif benzetmeler yapmayı çok severler. Kendinizi ve ülkenizi sakın övmeyin. Eğitim, mesleki ve kişisel başarıları çok fazla referans gösteren kişilerle alay edilir. 

Toplantıya başlamadan küçük bir geyik muhabbetini her zaman çok severler. Sessiz kalmak ve konuşmamak kabalık ve soğuk olmakla eş tutulur. İş görüşmelerinde sade ve açık olun, ne istediğinizi kelimesi kelimesine ifade edin. İnce alaycılık İrlandalıların milli karakteridir. Agresif iş taktiklerinden İrlandalılar da pek hoşlanmaz. Bir karar almadan önce ilişki ağlarını da yoklayıp, olabildiğince çok görüş toplarlar. 
JAPONYA
Japon bir işadamından randevu talep edecekseniz bunu sakın mektupla yapmayın, zira büyük ihtimalle yanıtlanmayacaktır. En iyisi telefonla direkt randevu isteyin. Japonlar, toplantıya geç kalmayı büyük kabalık olarak addederler. Size eğitiminizi, aile hayatınızı ve maaşınızın ne kadar olduğunu sorabilirler, rahatsız olmamaya çalışın. 

Soru sorarken dikkatli olun, çünkü “Evraklar hazır mı?” sorunuza, hayır diye cevap verildiğinde bilin ki, kastedilen şey evrakların hazır olduğudur. Size “olabilir”, “düşünebilirim” diye cevap verildiğinde kastedilen “evet”tir. “Dikkate alıyorum” ifadesi ise “hayır” demektir. Bir Japon’dan net bir yanıt alabilmek için soruyu farklı farlık şekilde birkaç kere sormanız gerekir. Kalabalık bir toplantıda söze başlamadan önce yaşlılardan gençlere doğru herkese selam vermeniz gerekir. 

2. Dünya Savaşı’ndan kesinlikle söz açmayın ve anlaşılacağına emin olmadığınız sürece sakın espri yapmayın. Kartvizitinizi elinizde karşınızdaki kişi okuyabilecek şekilde uzatın, öylesine vermek Japonlarda çok büyük ayıp addediliyor. Birin kartını aldığınızda da muhakkak okuyun ve karşınızdakine tebessüm edin. Çantanıza ise kesinlikle atmayın, üzerine bir şey asla yazmayın. Yaşlı Japonlara büyük saygı gösterin kapılardan önce onları geçirin. İngilizce konuşurken O.K lafını kullanmayın, çünkü Japonca’da O.K. para demektir. Başınızı kaşımak ise utandığınız ya da kafanızın karıştığı şeklinde yorumlanır. Yüksek sesle gülmek ise eğlenceden çok utancın ve gerginliğin göstergesidir. 
Japonlarla konuşurken daima gülümseyin. Burun çekmek, boğazını temizlemek gibi hareketler ise alt sınıflarda bile çok ayıptır. Soruya negatif bir yanıt verecekseniz avuçlarınız görünecek şekilde ellerinizi açmanız gerekir. Dört ve dokuz rakamları Japon kültüründe şansızlık demektir, hediye verirken dikkatli olun. Kırmızı yılbaşı kartı da vermeyin çünkü bu renk cenazenin simgesidir. 

POLONYA
Birçok Batılı ülkede sırasıyla ay, gün ve yıl yazılır. Polonya’da da bizde olduğu gibi gün, ay ve yıl yazılır. Aşırı parfüm veya deodorant tepkiyle karşılanır. Göz temasına çok önem verilir. Beden diline çok önem verilir. Dolayısıyla hep gülümsemenizi salık veririz. Ne, neden, ne zaman gibi soru kipleriyle başlayan net cevaplar alabileceğiniz sorular yöneltmeye dikkat edin. İltifatlara bayılırlar ancak aşırıya kaçmanız karşınızdakinin kafasını karıştırır. Konuşurken elinizi cebinize sakın atmayın. Başkaları hakkında dedikodu yapmayın. Politika ve paradan söz açıp sohbet etmeyin. Polonyalılar çekingen ve az konuşan kimselerdir. İş toplantılarında uzun sessizlikler olabilir. Boşlukları gereksiz konuşmalarla doldurmaya çalışmayın. 

RUSYA
Rusya’da bir randevu almak çok zor bir iştir. Sabırlı ve inatçı olun. Toplantılara zamanında gidin ama karşınızdaki Rus’un geç kalmasına da hazırlıklı olun. Bir Rus’un söz verdiği saatten bir ya da iki saat geç gelmesi çok sık rastlanan bir durumdur. Dolayısıyla beklerken sizi oyalayacak bir şeyleri yanınıza almayı unutmayın. Ruslar ellerindekini avuçlarındakini giysiye harcayan bir millettir, giysilerin kalitesine ve duruştaki zenginliğe çok önem verirler. 

Karşılarındaki kişinin yüksek sesle ve heyecanla konuşmasından hoşlanmazlar. Eğer bir Rus konuşurken birine dokunuyorsa, bu ona güvendiği anlamına gelir. İltifat ederken dikkatli olun çünkü yanlış anlamalara sebep olur. Örneğin evlerine davet edildiğinizde bir objeyi çok beğendiğinizi söylerseniz, almanız konusunda ısrarlarla karşılaşabilirsiniz. İkinci Dünya Savaşı, ekonomik zorluklar, Rusya ve kendi ülkeniz arasındaki pozitif karşılaştırmalar en sevdikleri sohbet konularıdır. Ama Saint Petersburg- Moskova karşılaştırması yapmaktan, etnik azınlıklar, soykırım ve Çarlık gibi konuları konuşmaktan kaçının. Öteki yüzünde Kiril harfleriyle yazılı kartvizit bastırmayı unutmayın.

</description> 
  <category>İşyerlerine Öneriler</category>
  </item><item>
  <title>Utangaçlar için prezervatif sitesi kurdu, Avrupa’daki Türklerden siparişe şaşırdı .</title> 
  <pubDate>Mon, 29 Jun 2009 10:40:14 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/utangaclar-icin-prezervatif-sitesi-kurdu-avrupadaki-turklerden-siparise-sasirdi-. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/utangaclar-icin-prezervatif-sitesi-kurdu-avrupadaki-turklerden-siparise-sasirdi-. </guid>
  <description>&lt;P&gt;Çağatay ve Koray Işık isimli iki girişimci kardeş Türkiye’de erkeklerin prezervatif alırken sıkıntı yaşadığını tespit ederek, prezervatifal.com’u kurdu. Türkiye’deki utangaçları hedeflerken, Fransa ve Almanya’da yaşayan Türkler’den bile sipariş alan prezervatifal.com &quot;Yurtdışına ürün satışı yoktur&quot; uyarısı koydu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;BABALARININ sinek ve böcek ilaçları üreten Sinkov şirketiyle yetinmeyip kendi işlerini kurmak isteyen Çağatay Işık (25) ve Koray Işık (30) sekiz ay düşündükten sonra internetten prezervatif satmaya karar verdi. İki girişimci kardeş Türkiye’de erkeklerin prezervatif alırken sıkıntı yaşadığını tespit ederek, internetten gizlilik içinde satış yapan prezervatifal.com’u kurdular. Kısa sürede 1500 kişinin üye olduğu internet sitesi, sadece Türkiye’deki utangaçları hedeflerken, Fransa ve Almanya’da yaşayan Türkler’den de siparişler aldı. Çağatay Işık, &quot;Türkiye’de prezervatif alırken erkeklerin çoğu utanıyor. Fakat aynı sıkıntıyı Avrupa’da bile yaşamaları bizi hayrete düşürdü. Gönderim maliyeti çok yüksek olacağı için bu siparişi verenlere ne yazık ki yardımcı olamadık. Siteye ’Yurtdışına ürün satışı yoktur’ uyarısı koymak zorunda kaldık&quot; dedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gizli saklı paketler&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çağatay Işık, insanların prezervatif alırken utandığını, çoğu zaman ’Bir arkadaşa alıyorum’ yalanını uydurduklarını belirterek, siparişleri gizli kutularda gönderdiklerini söyledi. Çağatay Işık, kutun üzerinde içindeki ürünle ilgili bilgi olmadığını, kredi kartı ekstresinde de prezervatif alındığına dair bir yazı olmadığını belirtti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ulus’a da Yüksekova’ya da&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En çok ürün gönderdikleri illeri İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Malatya ve Kahramanmaraş olarak sıralayan Koray Işık ise &quot;Silopiye bile gönderdik. Ulus’a da Hakkari Yüksekova’ya da ürün gönderiyoruz. Gelir, eğitim ayrımı yok. Utanma bölge eğitim ve bölge ile alakalı değil. Memurlar çok alıyor. Küçük yerlerde herkes birbirini tanıdığı için prezervatif almaları daha zor olduğundan&quot; diye konuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Babayı zor ikna ettiler&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yılda 80 milyon adet prezervatif tüketilen Türkiye’de 55 milyon dolarlık büyüklüğe sahip prezervatif pazarından yüzde bir pay almayı hedeflediklerini anlatan Çağatay Işık şunları söyledi: &quot;Prezervatiflerin yüzde 50’si eczanelerde, yüzde 40’ı zincir marketlerde, kalanı ise akaryakıt istasyonu gibi yerlede satılıyor. Babamızı bu site konusuna zor ikna ettik ama gelişmelerden çok memnun. Babam internet kullanmaz ihtiyacı olursa kullandırır. Yıl sonuna kadar 3 internet sitesi açma hedefi koydu önümüze. İlk sipariş Ankara’dan daha site acılmadan gelince babam çok şaşırmıştı.&quot; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kadınlar marka bağımlısı çıktı&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İNTERNET sitesine üye olanların sadece yüzde 2’sinin kadın olduğunu belirten Koray Işık, &quot;Kadınlar sipariş verirken bilindik marka olmasına önem veriyor. Bildikleri, büyük markaların dışındaki ürünlere ilgi göstermiyor&quot; dedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir-iki yıllık ihtiyacını toptan sipariş eden oluyor&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ÇAĞATAY Işık, siteyle ilgili şu bilgileri aktardı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En çok sipariş pazartesi günleri veriliyor. Sanırım hafta sonu ürünleri bitirdikleri için pazartesi günü sipariş veriyorlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En çok sipariş verilen ikinci gün ise Çarşamba. Bu da hafta sonu hazırlığına yorulabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir kerede 150-200 adet sipariş verenler var. Yani bir-iki yıllık ihtiyacını...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dört aylık bir siteyiz şu ana kadar 30 bine yakın prezervatif gönderdik.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Üyelerimizin yüzde 98’i erkek. Çoğunluğu 20-40 yaş aralarında.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En çok geciktirici ürünler boyutla ilgili sorular geliyor&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İNTERNET sitesinde uzman köşesi olduğunu, doktor ve uzmanların yazılarına da yer verdiklerini ve çok sayıda soru geldiğini anlatan Çağatay Işık, en sık sorulan soruları şöyle sıralıyor:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En fazla geciktirici ürünleri soruyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Boyutla ilgili sorular da geliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye’de standart boy prezervatifler satılıyor. Büyük boy sadece iki markada bulunuyor. Fakat büyük boya talep az. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Küçük boy prezervatif soranların sayısı oldukça fazla. Dünyada bu boy var fakat Türkiye’de yok.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Prezervatif standını inceleyip sinek ilacı alıp gidenler var&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;SİTE kurulmadan önce 20 eczanede yapılan araştırma, prezervatif alırken söylenen yalanları ve takınılan tavırları gösterdi: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eczaneden prezervatif alırken en çok &quot;Bir arkadaşa lazım da&quot; yalanı söyleniyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Satın almadan önce telefonla konuşuyormuş gibi davranıp, &quot;Alo? Ha evet ağabey. Prezervatif mi? Tamam alıyorum&quot; diyenler var. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kararlı insan taklidi yapmaya çalışmak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kendilerini hızlı davranmak zorunda hissediyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Prezervatifi asıl amaç olarak göstermemek için yanında gereksiz başka şeyler almak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Prezervatif standına uzun uzun baktıktan sonra başka bir şey, örneğin sinek ilacı almak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Prezervatif kelimesinden kaçınarak, kaput, kılıf gibi takma isimler kullanmak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Alakasız sorular sorarken bir yandan prezervatiflerin yerini gözleriyle bulmaya çalışmak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eczaneye girecek cesareti toplamak için mağazanın önünde vakit geçirmek.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eczacı karşı cinsten ise sıkıntıya girmek. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;</description> 
  <category>Girişimcilik</category>
  </item><item>
  <title>Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta büyümeye devam ediyor.</title> 
  <pubDate>Mon, 29 Jun 2009 10:26:36 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/elazigli-cigkofteci-ahmet-usta-buyumeye-devam-ediyor. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/elazigli-cigkofteci-ahmet-usta-buyumeye-devam-ediyor. </guid>
  <description>&lt;P&gt;Anadolu insanını girişimcilik başarısına ilginç bir örnek Elazığlı çiğköfteci Ahmet Usta... Çok değil 12 yıl önce bir kamyon kasasında başlayan yolculuk, Ahmet Usta`yı çiğ köfte zincirinin sahibi yaptı..&lt;BR&gt;Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta hem şube sayısını ve hem de ürün çeşitliliğini arttırarak ilerliyor!&lt;BR&gt;1960`larda tornacı çıraklığı yaptığı dönemde dükkanın önünde çiğköfte satan bir ustadan bu işin inceliklerini öğrenmiş. O günlerde sadece yakın çevresi için yoğurduğu çiğköfte işine profesyonel olarak 42 yaşındayken 1994 yılında İstanbul Avcılar`da başlamış. Önce seyyar olarak çalışmaya başlayan Ahmet Arslan, ilk dükkanı yine Avcılar`da açmış. Avcılar`dan sonra ikinci dükkanı ise, gelir seviyesi Avcılar`a göre çok daha fazla olan Etiler`de açmış. Bugün İstanbul`un dört bir yanında ve İzmit`teki dükkanlarında çifköfteyi `Elazığlı çiğ köfteci Ahmet Usta` markasıyla satıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye`nin ilk çiğköfte fabrikasını kuran; ISO 22000 belgeli ve Tarım Köyişleri Bakanlığından `ilk ve tek` çiğköfte üretim izinli Elazığlı Ahmet Usta; İstanbul`da 19 zincir şubeye ulaştı ve şimdi organik üretim sertifikası CERES belgesiyle `Organik Çiğköfte` yi şubelerinde satışa sundu. Ticari hayatına 1997 yılında bir kamyonetin arkasını büfe haline getirerek başlayan Elazığlı üretimini şu anda 1500 m2 lik fabrikasında sürdürüyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Franchise ile yurt çapına yayılıyor&lt;BR&gt;Çiğköftenin fabrikada üretilip, corner shoplar vasıtasıyla tüketiciye ulaştırılmasında öncü olan Ahmet Usta; sayısı 18 olan kendi şubelerinin yanı sıra bu yıl franchise verdiği yeni şubelerini de portföyüne eklemeye devam ediyor. Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta, franchise ile İstanbul Yakuplu`da 19. şubesini açtı. Öncelikli illerin Ankara, İzmir ve Bursa olarak belirlendiği franchise ile 10 yeni şube daha hedefleniyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Elazığlı Genel Müdürü Fatih Arslan bayilik şartları şu bilgileri verdi: `Franchise vereceğimiz iş yerinin en az 30 m2, araç ve yaya trafiğine açık bir yerde olması gerekiyor. Banka teminat mektubu ve bayilik bedeli olarak 25 bin YTL talep ediyoruz. Böylece markamızı kullanma hakkını satın almış yatırımcıya ayrıca personel eğitimi ve lojistik desteğini ve bir kereye mahsus 500 kg çiğköfte ve Elazığlı`ya özel çiğköfte sosumuzu ücretsiz olarak veriyoruz. Franchise ile şube sayımızı arttırırken AR-GE çalışmalarımız ile de ürün yelpazemizi zenginleştiriyoruz. En son piyasaya sunduğumuz Organik çiğköfte çeşidimiz ile tüm şubelerimizde, çiğköfte seven ama beslenme alışkanlığı nedeniyle yiyemeyen müşterilerimize ulaşıyoruz.`&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;ISO 22000 Belgesi ile üretim yapıyor&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye`de çiğköfteyi ilk defa fabrikada üreten ve bu konuda öncü olan Elazığlı, ISO 22000 kalite belgeli üretimi ile İstanbul ve yakın çevresi genelinde 18 şubesi ile müşterilerine güvenli, kaliteli ve hızlı hizmetiyle ulaşıyor. 55 kişiyi istihdam eden Elazığlı ilk çiğköfte fabrikası kurmuş olmanın ayrıcalığını yaşıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Günlük 2.5 ton çiğköfte üretilen Elazığlı Tesislerinde, çiğköfte, vakumlu poşetlerde paketlenerek menünün içerisindeki diğer malzemeler; yeşillik, içli köfte ve tatlı ile günlük olarak şubelere dağıtılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ahmet Usta`nın kendisine ait şubelerin bulunduğu ilçeler ise şöyle: Avcılar, Etiler, Bostancı, Bakırköy, Ataköy, Kozyatağı, Acıbadem, Fındıkzade, Florya, K. Çamlıca, Çamlıca, Acıbadem, Okmeydanı, B. Çekmece, Zeytinburnu, Çorlu ve İzmit..&lt;BR&gt;Kaynak: Gözlemgazetesi&lt;/P&gt;</description> 
  <category>Şirket haberleri</category>
  </item><item>
  <title>Bisikletlere ilave edilmesi gereken inovatif bir ürün.</title> 
  <pubDate>Fri, 26 Jun 2009 16:02:30 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/bisikletlere-ilave-edilmesi-gereken-inovatif-bir-urun. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/bisikletlere-ilave-edilmesi-gereken-inovatif-bir-urun. </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; src=&quot;http://www.gaxxi.com/morfikirler/morfikirler/gorsel/dosya/1246021341lightlane06.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bisiklet sürücüleri için geceleri sürüş yolunun karanlık olması ve ışıklandırmaların olmaması gerçekten bir eziyet. Evan Gant ve Alex Tee&apos;nin bu konu için tasarladığı harika bir inovatif ürün olan &lt;A href=&quot;http://www.lightlanebike.com/index.html&quot;&gt;LightLane&lt;/A&gt; ise bu konuya çözüm üretiyor. Sele altına takılan bu laserli ürün bisiklet kullanıcıları için güvenliği artıracak gibi gözüküyor. </description> 
  <category>İnovasyon</category>
  </item><item>
  <title>Çalışan anneler için zaman yönetimi</title> 
  <pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:21:41 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/calisan-anneler-icin-zaman-yonetimi </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/calisan-anneler-icin-zaman-yonetimi </guid>
  <description>Okulların kapanmasıyla birlikte çalışan annelerin sorumlulukları artıyor. İşte hem işi hem de çocukları organize edebilmenin 6 yolu…

Çocukların sabırsızlıkla çalışan annelerinse biraz kaygıyla bekledikleri yaz tatili geldi çattı. Çocukları büyük oranda programlayan okullar kapanınca onları organize etme işi ebeveynlere, özellikle de annelere kalıyor. Evle ilgili işlerle ofis işleri için gereken zamanın birbirine zıt ve karmaşık olduğu göz önüne alındığında çalışan annelerin kendilerini ve çocukları organize etmek için bir yol bulmaları gerekiyor. Bu anlamda zaman yönetimi üzerine kitaplar yazan Karen Leland’ın “çalışan anneler için zaman yönetimi stratejileri” dikkate değer…

1- İş yerini bilgilendirin: Çalışan anneler için kilit konulardan biri patronlarıyla iş rutinleri ve çalışma saatlerini çocukların hastalanması ya da evle ilgili diğer zorunluluklara adapte etmek konusunda bir anlaşmaya varmak. Bu konuyu işvereninizle açık acık konuştuğunuz zaman görev paylaşımı, bazı durumlarda evden çalışma ya da sonuç odaklı çalışma sistemi gibi çözümler geliştirilebilir. 

2- Rutin işleri listeleyin: Aileyle ilgili işlerin zamanında yapılmasını sağlamak için çocuklar için yapılması gereken işleri hatırlatan bir kontrol listesi hazırlayın. Örneğin sabah telaşı için hazırlanacak bir görev çizelgesinde uyanma, yüz yıkama, diş fırçalama, saç tarama, giyinme, kahvaltı etme, beslenme çantasının alınması ve servisin yakalanması gibi işleri listeleyip odalarına asarak kendi kendilerini organize etmelerini sağlayabilirsiniz.  

3- Takım oluşturun: Çocukları ev işlerine dahil edin. Örneğin yemekten önce çocukların oyuncaklarını toplarken onlardan yardım alın. Böylelikle bir yandan evin hızlıca toparlanmasını sağlarken diğer yandan hem çocuğunuza iyi bir alışkanlık kazandırmış hem de onlarla zaman geçirmiş olursunuz. 

4- Sıkıcı işleri aynı anda yapmaya çalışın: Ayak işlerini ve sıkıcı işleri planlayın. Böylelikle işlerin çoğu ekstradan yol kat etmeye gerek kalmadan aynı anda tamamlanmış olur. Yemek yapmaya başlamadan önce makineye attığınız çamaşırların siz yemekten kalktığınızda asılmaya hazır hale gelmesi gibi. Çocuklardan birini müzik dersine götürdüğünüz sırada örneğin kuru temizlemeci ve market alışverişi gibi dışarıdayken yapılabilecek işleri halledebilirsiniz. 

5- Beklenmedik durumları planlayın: Çocukların hastalanması, bebek bakıcısı ile ilgili sorunlar veya doğum günü ve dışarı çıkma gibi beklenmedik ve son dakika durumlarını ustaca planlayın. Bu tür son dakika gelişmeleri her zamanki takviminizi değiştirecektir. Bu durum patronunuzla iş saati konusunda konuşmayı ya da sorumluluğu eşe, aileden birine ya da bir komşuya delege etmeyi gerektirebilir. 

6- Her şeyi takvime not edin: Evin herkesçe görünen bir noktasına bir takvim asarak herkesin sorumluluklarını takvime işlemek oldukça faydalı olacaktır. Böylelikle herkes kendisinin ve diğerlerinin bir sonraki gün ve hafta içinde yapacaklarını görebilecektir. Takvime o günün öncelikli yapılacaklar listesini asmak da iyi bir fikir.
Kaynak:İşteinsan</description> 
  <category>Makaleler</category>
  </item><item>
  <title>Tavuklu pilav arabaları geliyor.</title> 
  <pubDate>Thu, 25 Jun 2009 16:32:22 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.morfikirler.com/yazi/tavuklu-pilav-arabalari-geliyor. </link>
  <guid> http://www.morfikirler.com/yazi/tavuklu-pilav-arabalari-geliyor. </guid>
  <description>Sokakların vazgeçilmez lezzeti nohut-pilav kiosk ve corner shop’larla yeniden yorumlanıyor. Modern bir sunumun yanı sıra, hijyenik olmasıyla da pilav keyfini sokaklardan dükkanlara taşıyıp taşımayacağı merak edilen projenin yatırımcıları 12 milyon dolar ciro hedefliyor
 
Büyük şehirlerde artık geleneksel hale gelen pilav arabalarını modernize etme fikrinden yola çıkılarak geliştirilen “Pilav Arabası” zinciri ilk olarak İzmir’de 5 ayrı noktada Orter Gıda tarafından görücüye çıkarıldı. Projeye imza atan Orter Gıda’nın kurucuları Cüneyt Ortan ve Ümit Özgünter, henüz bir tanıtım çalışması gerçekleştirmemelerine rağmen franchise taleplerinin yoğun olduğunu belirtiyor. İki girişimci, kendilerinin de bu talepleri kısa sürede sonuçlandırarak İzmir ve İstanbul’da franchise taleplerini karşılamaya başladıklarını çok kısa bir sürede tüm Türkiye ve yurtdışında yayılımı sağlayacaklarını belirtiyorlar. “Pilav Arabası” projesi başlangıcından bugüne Reis Gıda ve Sütaş tarafından da destekleniyor.
 
Kurucu ortaklar, bir yıl içinde 100 adet pilav arabası ve köşe dükkanlarla franchise noktalarına ulaşmayı hedefliyor. Kriz ortamında da yeni iş alanları açmayı kendilerine hedef belirleyen ortaklar; pilav arabaları için 100 noktaya ulaştığında yıllık 12 milyon dolar ciro yapacaklarını ayrıca franchise sistemini talep edenlerin, pilav arabasına 15 bin dolar, köşe dükkana ise 30 bin dolar’lık bir bedel karşılığında anahtar teslimini alabileceklerini dile getiriyor.

Menü uygulaması da var
Orter Gıda, “Pilav Arabaları”nı (kiosk) ve “Köşe Dükkan”ları (corner shop) girişimciler vasıtasıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmayı hedefliyor. Pilav arabasında satılacak ana ürünler arasında; pilav, kuşbaşı et, kuru fasulye, nohut, tavuk eti ve ayran bulunuyor. Ayrıca pilav arabalarında ilk kez uygulanan bir konsept olarak menü uygulaması da yer alıyor.

“Pilav Arabası” farklı bir konsept olmanın yanı sıra,  gıda mühendisi kontrolünde uzman aşçı kadrosu tarafından üretilen, Türk damak tadına uygun pilavı, birlikte severek yenilen Türk mutfağından lezzetlerle sunuyor. Sektöründeki tüm yasal ve gıda güvenliği mevzuatlarını yakından takip eden firma, ISO 22000:2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemlerine uygun üretim yapan, müşteri ve çalışan memnuniyetini en üst düzeyde tutan, tüm iş ortaklarının birinci derecede tercih ettiği, sektöründe lider bir şirket olma amacıyla çalışıyor. Endüstri mühendislerince tasarlanıp üretilen arabalarda hijyen ve pilavın tazeliğini korumaya yönelik ayrıntılar dikkate alınmış.  
 </description> 
  <category>Bayilikler ve Franchisingler</category>
  </item></channel>
  </rss>