|
Dünyanın önde gelen marka danışmanlık şirketlerinden biri olan İnterbrand 2008'in en değerli markaları listesini yayınladı.Liste 100 şirketten oluşuyor. Türk şirketleri listede yer almazken, neredeyse listedekilerin çoğu Türkiye'de yer alıyor? (Ne diyelim bu kadar yeter büyümeyelim, dış ülkelere açılmayalım diyen büyüklerimiz utansın.)
İlk 10 daki şirketler 1-Coca Cola 2-Ibm 3-Microsoft 4-General Elektrik 5-Nokia 6-Toyota 7-İntel 8-Mc Donalds 9-Disney 10-Google 11-100 için tıklayın. |
|
|
59 yıllık 11 baharatlı gizli formül ile sadece Amerika’da 5.3 milyar dolarlık cirolu bir zincir haline gelen KFC bu formülün gizli kalması için güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı.Dünyada Coca-Cola, Orange Julius gibi markaların formüllerini bilen kişi sayısı 10’u geçmiyor. Şirketlerin koruma kaygısı ise müşteriye ’özel’ hissettirme çabasından kaynaklanıyor.
1890 doğumlu Harland Sanders’ın sigorta satıcılığından itfaiyeciliğe kadar birçok mesleği denedikten sonra açtığı Sanders Court and Cafe 1940 yılında bulduğu özel formül ile bugün 80’den fazla ülkede yılda 1 milyar adete yakın tavuk yediren bir zincir haline geldi. Tavuğu özel hale getiren 11 baharatlı formülü saklamak konusunda her zaman titiz davranan Kentucky Fried Chicken (KFC), üzerinde Sander’ın el yazısıyla imzası bulunan ve genel merkez binalarındaki bir kasada saklı tutulan gizli formül için güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı. Geçtiğimiz yılın sonunda 147 bin 892 zincire sahip olan KFC özel lezzetli tavuğu sayesinde sadece Amerika’da 5.3 milyar dolarlık ciro elde etti. Analistler KFC’nin bu çok özel ve formülü için bir değer belirleyemedi. Bilenler korunuyor KFC, Coca-Cola, Pizza Hut gibi birçok üzlü zincir, büyümelerini sağlayan ve ürünlerini özel kılan formüllerini saklamak için her türlü güvenlik önlemini alıyor. Şirket içinde Kentucky Fried ... |
|
|
Sunumax web sitenize gerçek bir karakter koyarak müşterilerinizi karşılamanızı, onları yönlendirmenizi ve kampanyalarınızı anlatmasını isteyebileceğiniz internet tabanlı bir servis.Konuyla ilgili videoyu izler ve linklerdeki haberleri okursanız sunumax'ı daha yakından tanıyabilirsiniz.
Sunumax web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Webrazzi'deki haberide buradan okuyabilirsiniz. |
|
|
Ürünlerinizi internette pazarlamakda sıkıntımı çekiyorsunuz. |
|
|
Pazarlama gurusu Philip Kotler'e geçen 17 Haziran'da Milano'da verdiği bir konferansta, bir hayranı 1967'de yazdığı bir kitabı imzalaması için getirir. Kotler imzalamayı reddeder ve sorar: "Bu kitapta internet ile ilgili bölümü okudun mu? Hayranı ise "Bana yeni kitabını mı satmak istiyorsun" der. Kotler, okuruna yalnız 1967 yılındaki kitabın değil, 90'lı yıllarda yazdığı kitapların bile eskidiğini vurgulayarak konuya son noktayı koyar: "Pazarlama, sürekli bir değişim içinde olmak zorundadır."
50 yıldır pazarlama konusunda fikir üreten ve her ülkede sadık okurları ve dinleyicileri olan Kotler, pazarlama kavramının geçirdiği beş aşamayı şöyle özetliyor: 1- Geçen yüzyılın ortalarında p = s eşitliği geçerliydi. Pazarlama "satış" anlamına geliyordu ve bu kelime satış işini daha "havalı" göstermek için kullanılıyordu. Günümüzde ise "pazarlama" işlevi, daha sizin elinizde satacak bir şey bulunmadan başlıyor. 2- Daha sonra 4P dönemi geldi. 70'li yıllarda girişimciler ürün (product), satış yeri (place), fiyat (price) ve promosyon konularına odaklandı. Bu unsurlar esas alınarak hazırlanan pazarlama planı, marka yönetiminde temel alınıyordu. 3- Daha bu ilke tam olarak hazmedilmeden 80'li yıllarda STP dönemi başladı. Segmentasyon, hedef kitleyi belirleme (targeting) ve konumlama (positioning), özellikle yeni bir ürün konsepti ... |
|
|
Son yıllara kadar yöneticilik bir raylar üzerindeki treni veya bir otoyolda otomobili yönetmek gibiydi. Başlangıç noktasından bir yol haritası ile yola çıkıldığında, hedefe ulaşmak için gerekli bilgi, yetenek ve becerilere sahip olanlar başarıya ulaşabiliyordu.
Küreselleşme döneminde ise girişimcilerin ve yöneticilerin işi zorlaştı. Artık iş insanı, uçsuz bucaksız pazar okyanusunda tek başına hedefine ulaşmaya gayret ediyor. Ekonominin kaptanları, bu kez bir buharlı gemiyi yönetmenin kolaylıklarına da sahip bulunmuyor. Günümüzün iş hayatı tüm sıkıntıları, belirsizlikleri ve sert fırtınaları ile sanayi devrimi öncesi denizciliğine benziyor. Bir yöneticinin bilmesi gerekenler hızla artsa da yönetim bilgi ve becerileri yeni dönemde önemini yine de koruyor. Çünkü "Geminin hızı rüzgârın nasıl estiğine değil, sizin yelkenleri nasıl açtığınıza bağlıdır" diyen ünlü yazar Mark Twain'in sözü bugünün iş dünyasında da geçerli. Ancak küresel pazarlarda rüzgârın nereden ve nasıl eseceği, çalkantıların ne zaman ortaya çıkacağı ve fırtınaların ne zaman patlayacağı hiç de belli değil. Makroya değil mikroya bak Geçen yüzyılda makroekonomik değişimler şirketlerin ve iş dünyasının tümünü etkilerdi. İşler açıldığında, her şirketin satışları ve kazancı artardı. Resesyon veya kriz yaşandığında ise tüm şirketlerde kazanç grafikleri tepetaklak aşağı giderdi. Yeni yüzyılda ise ekonomi genelde canlansa da değişen koşullara uyum göstermeyi ihmal eden ve geleneksel pazarlama yöntemlerine tutunan şirketlerin durumu kötüye gidebiliyor. Geleceğe hazırlıklı olan ve pazarlamadaki yeni trendleri fark eden şirketler ise ekonomi ve sektör kötüye ... |