|
Kendi alanında başarılı kişilere yazı yazmak çoğu kez zor gelir. Herkes çok iyi yazamaz ama biraz emek ve dikkat ile herkes derdini anlatabilir.
"1984" adlı romanın yazarı George Orwell ise yazı yazarken kişinin şu 4 soruyu kendi kendisine sormasını öğütlüyor: * Ne söylemek istiyorum? Her cümleye başlarken bu soruyu kendi kendinize sorduğunuzda en iyi anlatımı bulabilirsiniz. * Nasıl söyleyebilirim? * Daha açık yazabilir miyim? * Yazdığımın etkisi ne olur? Dahası bir deyim, terim veya benzetmenin amaca hizmet edip etmediğini inceleyin. Klişelerden kaçının. Kısaltmaların açılımlarını muhakkak yazınıza ekleyin. İş yazıları bunların dışında başka özellikler de taşımalıdır. İyi bir iş yazısının, yöneticinin kişiliğini yansıtması ve ürüne ve markaya hayat veren ruhu içermesi de gerekir. Bunun için şu noktalara dikkat etmeniz yararlı olabilir: Planlamayı iyi yapın: Yazıya başlamadan önce anlatmak istediği konuları zihninde örgütleyemeyen ve planlamayan yönetici, rota belirlemeden denize açılan kaptana benzer. Bu şekilde yazılan bir yazıyı... |
|
|
Eskiden çocukların severek oynadığı lego, artık yetişkinler için de farklı bir model geliştirdi. Yedi yıllık bir Ar-Ge çalışması sonucunda iki yıl önce hayata geçen ''Lego Serious Play'' adlı yeni lego blokları iş dünyasında yaratıcılığı arttırmak için kullanılıyor. Modern bir danışmanlık ve sorun çözme aracı olarak görülen bu yeni legolar, iş dünyasına özel uyarlamalarla çalışanları iş yerlerinde daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Türkiye''de henüz çok yeni bir kavram olan bu motivasyon aracının Türkiye''deki tek yetkili uygulama ortağı, Kaleideskop Yönetim Danışmanlığı. Legolarla yetişkinleri çocukların dünyasına götüren eğitimden yararlanmak isteyen şirketler, danışmanlık merkezine başvurusunu yapıyor ve uygun bir gün saptanıyor. Katılımcılar, genellikle 6-15 kişilik gruplar halinde, lego bloklarını kullanmayı öğreniyorlar.
''Hikaye anlatma'' isimli teknik ve oyun senaryolarıyla bir şirketin ya da takımın nasıl çalıştığı, çevresiyle nasıl bağlantılar kurduğu ortaya çıkarılıyor. Eğitime katılanlar hayal güçlerini kullanarak sorunun kaynağına iniyor ve kendilerine verilecek ipuçlarından bir model yapıyorlar. Ardından konuyla ilgili olarak herkesin düşüncesi ortaya çıkıyor ve eğitime katılan danışman tarafından rapor ediliyor. Sonuç ise her zaman olumlu oluyor. Pazara yeni bir ürün sürme, inovasyon, lider geliştirme, takım yaratma, kurumsal değerler gibi farklı alanlarda uygulanabilen bu yöntem, işe alımlarda ... |
|
|
1-İletişimi artırın! İş arkadaşlarınız ile futbol veya otomobiller üzerine sohbet edin ya da öğle yemeği için planlar yapın. İş yerinde arkadaşları olan kişilerin, iletişim becerilerini geliştirerek, kariyer hedeflerine daha hızlı ulaştıkları biliniyor.
2-Öğlen egzersiz yapın! Erkeklerin egzersiz yaptıklarında daha üretken olduğu, uzmanlar tarafından açıklanıyor. Yapılan bir araştırma; haftada iki saat yani gün içerisinde sadece 17 dakika egzersiz yapan erkeklerin, kendilerini yüzde 61 oranında daha az stresli hissettiklerini ortaya koydu. 3-Ayakta konuşun Louisville Üniversitesi profesörlerinden Lyle Susman, ayakta iken telefon kullanan kişilerin sihirli bir şekilde daha az konuştuklarını dile getiriyor. Böylece oturduğunuz yerden ’geyik muhabbeti’ yapmak yerine; sadece işiniz ile ilgili konularda konuşarak, zaman kazanabilirsiniz. 4-İş yerine erken gelin! İş yerinize erken gelerek kazandığınız 45 dakikayı, ajandanızdaki büyük işlerden birini tamamlamak için... |
|
|
ABD'li ünlü iş ve yönetim uzmanı Ram Charan, “Her İş Büyüyebilir: Şirketiniz Sürekli Büyümeyi Nasıl Yakalayabilir” (Every Business is Growth Business: How Your Company Can Prosper Year After Year) adlı kitabında, kriz dönemlerini hasarsız atlatabilmek ve durgunluğu yönetebilmek isteyen şirketlere şu önerilerde bulunuyor:
* Büyümeye odaklanmayın. Farklı olmaya çalışın. Stratejinizi tekrar gözden geçirin. Tedarikçilerinizle tekrar görüşün. * Satış ekibini analiz edin. Performanslarını tek tek inceleyin. Verimli çalışmalarını sağlayın. * Nakit karlılığı yüksek ürünlerde fiyattan feragat edin. Satışları artırmak için promosyon uygulayın. * Mevcut müşterilerinizle ilişkilerinizi tasarruf uğruna koparmayın. Ürün ve hizmet kalitenizi düşürmeyin. * Kredibilitenizi düşürmeyin. Borsa uzmanlara karşı şeffaf olun. Onlara hedeflerinizi ve aldığınız kararları anlatın. * Tedarikçilerinizle resesyon döneminde birlikte hareket edin. Tam bir uzlaşmayla karar alın. * Diğer sektörlerden yöneticilerle konuşun. Özellikle de bankaların üst düzey yöneticilerinin görüşlerini dikkate alın. * Günün gerisinde kalmayın. Sizi atağa geçirecek... |
|
|
Pek çok yöneticinin en büyük dileklerinden biri de iş dünyasında büyümenin formüllerini bulmaktır. Bu nedenle işadamları, sürdürülebilir bir büyümenin nasıl sağlandığına dair örneklerin anlatıldığı kitapları, makaleleri izlemeye çalışır. Yöneticilerin de başucu kitapları arasında başarının formüllerinin sıralandığı pek çok yayın bulunur.
Amerikan Yönetici Derneği’nden Robert K. Tomasko’nun derlemiş olduğu ’Büyümenin 22 miti’ de bahsettiğimiz bu yayınlardan biri. Uzun yıllar büyük ve küçük ölçekli şirketlerle strateji ve organizasyon süreçlerinde çalışan Tomasko, deneyimlerini harmanladığı bu makalede, iş hayatında gerçek ve sürdürülebilir bir büyüme için yapılmaması gereken yanlışları, yaşanmış örneklerle açıklıyor. Biz de bu örnekleri 22 mit olarak derleyen Tomasko’nun çalışmasının bir özetini çıkarttık. >> Büyüme, gerçek anlamda pazarda sürdürebilir olarak ilerleme ve gelişimle ilgilidir, büyüklükle ilgili değildir. Büyümedeki asıl hedef, maksimum potansiyel ... |
|
|
Gelecek için WOW! projeleriniz olsun Ünlü Fütürist Tom Peters şirketlere diyor ki: “WOW! projeleriniz yoksa işiniz zor!”
Ne demek peki WOW! projeler? Dinamik, ilham veren, inanılmaz hızlı, hareketli ve organizasyonları titreştiren projeler... Artık, başarılı olmak için, “değişim” gibi tarifler yetersiz kalıyor. İnsanları zıplatan ve “Vay canına” dedirten cinsten işler yapmak gerekiyor! Kısaca, “yaşamları değiştiren” işlere WOW! deniyor aslında. Peters’ın ortaya attığı WOW! proje tarifine giren çalışmalar, müthiş sonuçlar veriyor. Düşününce, WOW! dedirten ürün ve hizmetleri hatırlayacaksınız. “Nasıl büyüdü adamlar? Helal olsun!” veya “Hiç akla gelir miydi?” denen işler, böyle projelerden doğanlar işte... Üzerinden uzun zaman geçse bile WOW! projelerde yer alanlar, sonuçlarından faydalananlar, kullanıcılar, bunları hâlâ hatırlıyorlar. Akla geldikçe, “Ne işti yahu!” diyorlar, dedirtiyorlar. WOW!’lar, korner vuruşlarına benziyor. Gole dönüşme, maçı kazandırma olasılığı çok yüksek! WOW! projeler, somut ve soyut unsurların bir karışımı olarak ortaya çıkıyor. Somut derken, planlar, bütçeler, zamanlamalar gibi ölçülebilenler; soyut derken de yaratıcılık... |