|
İnternet 1990’ların ortalarından itibaren Türkiye’de evlere ve ofislere girmeye başladı. Önceleri sadece uzmanların kullandığı ayrıcalıklı bir iletişim hizmetiydi. Zamanla her iş için kullanılan vazgeçilmez bir iletişim aracı haline geldi. İnternet kullanıcılarının sayısı 16 milyona ulaştı. İnternet yaygınlaştıkça, internet üzerinden yapılan ticaret de büyüdü. Türkiye’de e-ticaret üzerinden dönen paranın bugün artık yılda 300 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. İnternet büyüdükçe, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kendi zenginlerini de yarattı. Parlak fikirlerin peşinden koşan genç girişimciler göz açıp kapayıncaya kadar dolar milyonerleri oldu.
Elektronik pazarda kendini kanıtlamış başarılı Türk girişimcilere ait web siteleri arasında; sanal açık artırma sitesi gittigidiyor.com, Türkiye’nin ilk "şirketten şirkete ticaret" sitesi turkticaret.net, yemek sipariş sitesi yemeksepeti.com, Türkiye’nin ilk Türkçe portalı mynet.com, sanal elektronik mağazası estore.com.tr, bebekli ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan e-bebek.com ve otomobilden "kardan adama" kadar her türlü ürünün satın alınabildiği sahibinden.com bulunuyor. Gittigidiyor.com: Sanal açık artırma sitesi "gittigidiyor.com" üç okul arkadaşı tarafından 2001 yılında kuruldu. Halen 1.3 milyon kayıtlı ... |
|
|
|
Farketing'de gördüğüm bir inovasyon haberini sizinle paylaşmak istedim.Güney Afrika'da yaşayan yerel halk için üretilmiş bu harika fikir umarım etrafımıza bir kez daha bakmayı ve eksiklikleri yakından görmemizi sağlar.
![]() |
|
Daha birkaç ay önce, Amerikan mucizesi kontenjanından sırayla bütün gazetelere haber oluyorlardı. Üniversite kampusundan çıkmış, en başarılı ucuz giyim mağazaları zincirine dönüşmüşlerdi. Steven Shore ve Barry Prevor'ın 23 yıl önce Pennsylvania Üniversitesi'nde kurduğu, oradan başka üniversitelere taşıdığı, sonunda alışveriş merkezlerindeki 276 mağazada, Sex and The City'nin yıldızı Sarah Jessica Parker gibi ünlülere dizayn ettirip 9.98 dolardan sattığı elbiselerle yarım milyar dolar ciro elde ettiği bu zincir, yeni bir iş modeli olarak sunuluyordu. Geçen hafta, Steve ve Barry'nin battığı açıklandı. Hem de sessiz sedasız.
Steve&Barry'nin batması, şimdilerde mortgage yatırım firmaları Fannie Mae ve Freddie Mac'in düşüşü gibi öyle göz önünde gerçekleşmedi. İki gün önce çıkan ufacık bir "Batabilir" haberinden sonra birden oldu. Resesyondan mı yoksa kötü yönetimden mi battığı daha hálá anlaşılamadı. Halka açık bir şirket olmadığı için finansal rakamlarını gizli tutan Steve&Barry, aslında battığı açıklanmamış olsa, içini kimse bilmediğinden Türkiye'de de okunabilecek müthiş bir başarı öyküsüydü. Steven Shore ve Barry Prevor, mağazayı 1985'te Pennsylvania Üniversitesi'nde ... |
|
Dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte eden İşbir Yatak, NASA teknolojisiyle doğa dostu, masaj özelliği taşıyan, stres ve elektrik yükünden vücudu arındıran akıllı yataklar üretti.
Nanoteknolojiyle üretilen Lavender Garden yatakları lavanta tazeliğini yaşatıyor. İşbir Yatak, ilk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle 5 yılı aşkın Ar-Ge faaliyetlerinin ardından yatak sektöründe devrim olarak nitelendirilen 'Akıllı Yatakları' üretti. Dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte eden şirket, visko teknolojisi dışında nano, polymer yay, masaj, anti-stres, hijyen ve Quallofil dolgu teknolojilerini de müşterilerinin beğenisine sundu. VİSKO TEKNOLOJİSİ Vücut ısısı ve basıncına duyarlı açık hücreli mucize malzeme viskoelastik ile üretilen yatak Viscostar'ın, basınç azaltıcı etkiye sahip hafıza özelliği var. İçeriğindeki hafıza hücreleri vücut ile temas ettiği anda ısıya ve ağırlığa göre hareketlenmeye başlıyor ve bu hareket yatak vücudun tam şeklini alana kadar sürüyor. Bu özelliği nedeniyle akıllı yatak olarak adlandırılıyor. İşbir doğal soya özleri ile Türkiye'de ilk kez "doğal viskoelastik" ile doğa dostu akıllı yatak Vıscostar Nature'nin üretimini gerçekleştirdi. LAVANTA KOKUYOR Viscostar Nature Massage, programlanabilir kumandalı masaj sistemi ile titreşimli masaj yapıyor. İşbir'in Seacell Wellness Anti-Stres yatakları ise karbon teller ve denizyosunu özleri içeren kumaşla üretilmiş. Yatak, gün boyu bedende biriken elektrik ve gerginlik... |
|
|
|
Aile işletmeciliğine ilk adım: Ev ortamını işyerine çevirmek!Gelişmiş toplumların en büyük özelliği, ev ortamında gerçekleşen girişim sayısındaki artış. Türkiye'de de evden yapabilecek çok sayıda girişim var...
OKUYUCULARIM daima "basit işlere" yer vermediğimden şikâyetçi. Olabildiğince anlaşılabilir ve popüler işleri dile getirmeme rağmen daha da kolay işlere olan ilgi demek ki çok fazla. İhtisas alanıma girmese de bu hafta size birkaç örnek vermeye çalışacağım. Bu konuda Amerika'da yayınlanmış bazı eserlerden yararlandım. İtiraf edeyim ki bu basit işlerin özelliklerine aşina olmadığım için kısaca anlatmakta epey zorlandım. Priscilla Y. Huff, Amerikan girişimcilik kültüründe önemli yeri olan bir isim. Özellikle ev ortamında yapılabilecek pratik girişimler için yazdığı eserler Amerika'da uzun süre "bestseller" listesinde kalmış. Bu bayan yazar yazdığı kitaplarla evde yapılabilecek işleri sınıflandırıp, ilginç önerilerde bulunuyor. İşleri kurgulamadan önce bazı hazırlıkların yapılmasını da şart koşuyor. İlk planda cevaplandırılması gereken şu sorularla işe başlamayı öneriyor: "Benim için ev ortamında iş yapacağım en ideal yer neresi olmalı?" Bu soruyu bizim coğrafyamız için tercüme edersek şu çıkıyor: Güvenlik, sağlık ve kazanç açısından en uygun yer neresi? Örneğin İstanbul, Ankara ya da İzmir ... Belki de Anadolu'da bir başka... |
|
Philip Kotler’i hepimiz tanıyoruz. “Pazarlamanın efsane gurusu”, yeni kitabıyla iş dünyasının gündemine yerleşti. “Her Yöneticinin Bilmesi Gereken 80 Kavram: A’dan Z’ye Pazarlama Bakışı” adlı bu kitapta, yöneticilere, kritik öğütlerde bulunuyor, yükselen trendler ve yaklaşımları anlatıyor. “Bu kitabı 800 sayfalık ders kitaplarını okumak için zamanı olmayanlar için yazdım” diyen Kotler’in önerileri, yöneticiler için kritik önem taşıyor…
Bütün dünyada “Pazarlamanın efsane gurusu” olarak adlandırılan Philip Kotler, yeni kitabıyla tekrar iş dünyasının gündemine oturdu. Ünlü guru Philip Kotler, yeni kitabında günümüzde pazarlama açısından kritik olduğunu düşündüğü 80 kavramı anlatıyor. Kotler, bu kitabı, “800 sayfalık ders kitaplarını okumak için vakti olmayan yöneticiler” için yazdığını söylüyor. Kitabın adı “Marketing Insights From A to Z: 80 Concepts Every Manager Needs To Know” (Her Yöneticinin Bilmesi Gereken 80 Kavram: A’dan Z’ye Pazarlama Bakışı)… Pazarlama bilgilerini tazelemek, yenilikleri yakalamak ve değişim yolunda ilham almak için eşsiz bir kaynak. Kotler, bugüne dek ... |
|
Yenilikçi fikirler, şirketlerin kurumsallaşmasında ve markaların kalıcılığında önemli rol oynar. Türkiye’de de pek çok girişimci, yenilikçi fikirlerle kendi alanlarında birçok dönüşüme öncülük yaparak, önemli değişimlere imza atmışlardır.
Otokar-Terzi İzzet Otomotiv sanayinin başlangıç yıllarının en önemli firmalarından biri, bugün varlığını “Otokar” adıyla sürdüren “Terzi İzzet’in otobüs karoseri anonim şirketi’nden başkası değildi. Firma, İstanbul Bahçelievler’deki fabrikasında Türkiye’nin ilk şehirlerarası otobüsünü Magirus Deutz lisansıyla üretmeye başlamıştı. Firmanın bu aşamaya gelmesi kolay olmadı. Otobüs yapmak için Almanya’dan motor getirtilmiş,Pirelli’den de lastik temin edilmişti.Bunun dışında ne yan ürün ne de otomotiv sektöründe çalışacak yetişmiş eleman vardı.Otobüsü üretecek çekirdek kargo,eğitim için Almanya’ya gönderildi.Türkiye’de o zamanlar otomotiv yan sanayi olmadığı için,bütün yan sanayi ürünleri,fabrikada üretiliyordu.Örneğin otobüsün kapısının yapılması gerekiyor; yapacak fakat ülkede kilit üreten firma yok. Bu nedenle kilit, anahtar, kalorifer, koltuk gibi bir sürü detay otokar tarafından üretildi. Bu şartlar altında, 37 kişilik ilk otobüs piyasaya çıktı. Bu Türkiye’nin ilk şehirlerarası otobüsüydü.1967 yılında hava süspansiyonlu otobüsler yapılmaya başlandı. 1968 yılında, 45 kişilik araca 8 silindirli havalı motor kondu ve aracın boyu uzatılarak İzmir Fuarı’na gönderildi. Amerikalılar da tam o dönemlerde Apollo uzay aracını fırlatmışlardı. Otobüsü İzmir fuarı’nda gören kullanıcılar da araca “Havalı Apollo” ismini koydular ve araç, bu isimle benimsendi. Havalı Apollo’nun ardından, otokar Renault minibüs ve Land Rover arazi araçlarının da fason üretimini gerçekleştirdi. 45 kişilik otobüsler yapıldı ama otobüsler 20-25 kişi ile kalkmaya başlayınca İzzet Ünver’in aklına... |
|
Zeynep Fadıllıoğlu’nun ismi, Türkiye’de genelde eşi ve eğlence dünyasının duayenlerinden Metin Fadıllıoğlu’yla birlikte anılıyor. Oysa o tüm dünyanın tanıdığı başarılı bir tasarımcı. Başta Ulus 29 ve Nişantaşı Beymen Brasserie olmak üzere eşinin yarattığı birçok farklı mekanın tasarımı da ona ait... Tabii tasarım dünyasının bu güçlü kadınının tek başarısı bu mekanlar değil. Camiden otele birçok farklı binanın tasarımında onun imzası var. İngiltere’nin en prestijli tasarım ödüllerinden "Design&Decaration Award’ın da sahibi olan Fadıllıoğlu, Amerika’nın moda ikonu SarahJessica Parker’a benzetildiğinden "Türkiye’nin moda ikonu" olarak adlandırılıyor...
Fadıllıoğlu, son tasarımını Eke Tekstil’in sahip olduğu "Hamam" markası için yaptı. Markanın mağaza ve fuar standı ile comer’larının konsept ve proje tasarımlarını üstlenen Fadıllıoğlu, yurtdışındaki Hamam mağazalarını da tasarlayacak... Türkiye’de devletin belli bir tasarım politikası olmamasından şikayet eden Fadıllıoğlu’yla bu politikanın önemi ve Türkiye ihracatında oynayacağı rol üzerine konuştuk. Bir yanda cami, diğer tarafta mağaza zinciri... Birbirinden bu kadar farklı konseptleri yaratmak zor olmuyor mu? Ruha hitap eden her türlü tasarımın altından kalkabilmem mümkün. Yeter ki zamanım yeterli ve bu konuda hislerim sağlam olsun. Ayrıca bu tasarımları oluştururken tek değilim; bana yardımcı... |
|
Ankaralı Su Kutusu firması, yüzde 85’i Türkiye’de üretilen arıtma cihazıyla 3.5 yılda 50 bin eve girdi. Ankaralı girişimci Emre Ermiş’in kurduğu ‘Su Kutusu’ adlı firma, şebeke suyunu içme suyuna çeviren cihazıyla 3.5 yıl içinde Türkiye genelinde 50 bin eve girmeyi başardı. 20 milyon YTL ciroya koşan firma, büyük su tasarrufu sağlayan ‘Cimri’ adlı su tıpasını da 100 bin evle ücretsiz olarak buluşturdu.
Su Kutusu’nun kurucusu Emre Ermiş, yola ilginç bir projeyle çıkmış: Türk halkının ağız tadına uygun su üreten ve beyaz eşyanın yanında ‘sırıtmayan’ bir arıtma cihazı yapmak... Emre Ermiş şöyle anlatıyor: “Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra 1995 - 2001 arası arıtma sektöründe çalıştım. 2000’den itibaren birkaç kez ABD’yi ziyaret ettim. Burada su arıtma cihazlarının yaygınlığını gördüm. Bizde ise ‘akan su kir tutmaz’ anlayışı hâkimdi. Bir de amatör sistemler Türkiye’de bu pazarı biraz kirletmişti. Ancak sağlam bir proje olursa bu işin yaygınlaşacağını hissettim.” Klora Karşı Bilendi! Ermiş, 2001’de ‘Su Kutusu’ projesinin tasarımlarını yapmış. Ortaya çıkan cihaz, kutuya benzediği için şirketin adını Su Kutusu, aklında ihracat olduğundan cihazın... |
|
“Sihirli Annem” dizisinin sevilen oyuncu İnci Türkay, oğluna sağlıklı ve organik oyuncaklar almak isteyince Türkiye’de olmadığını farketmiş. Gelişmiş ülkelerde 0-6 yaş çocuklar için ahşap oyuncakların tercih edildiğini görünce Tayga Toys’u kurmuş ve ahşap oyuncakları satmaya başlamış.
Çocuklar, İnci Türkay’ı iyi tanırlar. Çocuk dizilerinde rol alan ve programları yapan Türkay, 3 yıl önce oğlu Ali doğunca ekranlara ara verdi. Bu üç yılda sırf oğluyla ilgilenmemiş. “Sihirli Annem” dizisinin sevilen oyuncusu tahta oyuncak satan Tayga Toys mağazalarını açmış. Sanıldığı gibi Türkay, oyuncakçılığa çocuk dizilerinde rol alması ve programları yapması sebebiyle değil, tamamen ihtiyaç üzere başlamış. Hamile olduğu dönemde her anne adayı gibi çocuğu için oyuncak bakmaya başlamış. Plastikten yapılmış, pilli, gürültülü ve bol ışıklı oyuncakları hiç sağlıklı bulmamış. Eşinin işi gereği sık sık yaptıkları yurtdışı seyahatlerinde görmüş ki, gelişmiş ülkelerde özellikle 0-6 yaş çocuklar için ahşap oyuncaklar satılıyor. Aileler, doğal ahşaptan üretilen ve bitkisel boyalarla boyanmış bu oyuncakları tercih ediyor. Zaten uzmanlar da bu yaş dönemi çocukları için bez ve tahta oyuncakları öneriyor. Sadece sağlık açısından değil zekâ gelişimi için de, beyin-vücut koordinasyonunu sağlayan bu oyuncakları tavsiye ediyorlar. Türkay, yurtdışından satın aldığı tahta oyuncakların Türkiye’de olmadığını görünce sanayici olan eşiyle birlikte Tayga Toys’u kurmuş. Burada ahşap trenler, ahşap evler, bisikletler, tahta atlar ve zihin geliştirici ahşap oyuncaklar var. Rengârenk oyuncakların boyaları da bitkisel. Hiçbir zararı olmadığı için, bu oyuncakları çocuklar ağızlarına götürdüğünde endişelenmeye gerek yok. Tayga Toys oyuncakları Tayland’dan ithal ediliyor. Oraya has kauçuk ağaçlarından üretilen oyuncakların zararsız oldukları tescillendiği gibi birçok uluslararası tasarım ödülüne de sahip. Tüm bu özelliklerinin ötesinde Türkay’ı tahta oyuncaklar tercih etmeye iten sebep... |
|
|