|
|
|
Konuştuğumuz kişinin alıcı olup olmadığını nasıl anlarız?
|
|
Çorumlu Dursun İnanır, Almanya’da öğrenciyken, ablasının sipariş ettiği epilasyon cihazını ararken tanıştığı güzellik sektöründe, bugün profesyonel bakım ürünleri ve ekipmanları, spa ve solaryum denilince akla gelen ilk isimlerden biri oldu.
Türkiye’de pek çok otelin spa’sındaki ve solaryum merkezini kuran İnanır, kendi yarattığı Türk spa kültürünü ihraç etmeye hazırlanıyor. BUGÜN profesyonel bakım ürünleri ve ekipmanları sektörü denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan İnanır Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Dursun İnanır, yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da işlerini büyütmeyi hedefliyor. Eşi Neslihan İnanır’ın desteği ile İnanır Group’un faaliyet alanını yüz ve vücut bakım ekipmanlarından spa&welness, termal merkezlerinde kullanılan her türlü ürün ve ekipmanlara kadar genişleten İnanır, Türkiye’nin spa ve solaryum kralı olarak tanınıyor. İlk profesyonel ürün ithalatçısı İnanır’ın 21 yıllık profesyonel iş hayatının başlangıcı, tamamen tesadüfi bir olaya dayanıyor. Çorum’dan Almanya’ya üniversite öğrencisi olarak giden İnanır’ın hayatı, kuaför ablasının bir epilasyon cihazı... |
|
Türk kahvesi üretiminde 59 yıldır söz sahibi olan Kocatepe Kahve Evi'nin isim haklarını alan Uğur Gıda, kayısılı, acıbademli, fındıklı Türk kahveleriyle hızla gelişen 'caffe shop' pazarından pay almak istiyor. Kocatepe'nin hedefi 2010'a kadar 50 şube açmak.
Türkiye, "kırk yıl hatırı var" dediği kahvenin değerini son 10 yıldır fark ediyor. 1999'da Gloria Jeans'in, 2002'de ise Starbucks'ın Türkiye'ye girmesiyle dünya kahve zincirlerini tanıyan Türkiye'de yerli markaların sayısı da artıyor. Kahve Dünyası ve Cafe Crown'dan sonra şimdi de Ankara'nın 59 yıllık kahve evi Kocatepe pazara giriyor. Kocatepe Kahve Evi'nin isim haklarını satın alan Uğur Gıda, kayısılı, acıbademli, fındıklı Türk kahveleriyle hızla gelişen "caffe shop" pazarından pay almak istiyor. Kocatepe'nin hedefi 2010'a kadar 50 şube açmak. Kocatepe Kahve Evi'nin kökleri 1919 yılına kadar uzanıyor. Ankara'da Madam Maruşya tarafından kurulan Kocatepe Kurukahvecisi 1949 yılında Nurettin Tuncay tarafından satın alınıyor. Küçük bir dükkânda sattığı kahvelerle üne kavuşan şirket zaman içinde dünyanın çeşitli bölgelerinden getirttiği kahvelerle ürün yelpazesini genişletiyor ve aynı zamanda çeşitlendirdiği kahvelerini de ihraç etmeye başlıyor. Bayilikler ve bölge müdürlükleri ile Türkiye çapında yaygınlaşan Kocatepe, 1996'da ise Ankara Meşrutiyet'te ilk kahve evini açıyor. Peş peşe 5 şube açsa da zincir olmaktan vazgeçen Kocatepe, üretime ağırlık vermeyi tercih ediyor. Ancak son yıllarda pazarın 50 milyon dolar gibi önemli bir büyüklüğe ulaşması ve açılan her zincirin ilgi görmesi üzerine bölge bayilikleri için Uğur Gıda ile anlaşan Kocatepe Kahve Evi, franchise haklarını da bu şirkete... |
|
Alüminyum doğrama ve korkuluk - Cam - Otomatik fotosel kapı - Pvc - Cam
balkon ve Prefabrik konutlar KABİN Modüler Kabinler - Wc-Duş Kabinler PREFABRİK Tek Katlı Konutlar - Çift Katlı Konutlar - Hafif Çelik
Konutlar ŞANTİYELER Ofisler -Cumbalı Ofisler -Yemekhaneler -Yatakhaneler |
|
Vizyon Yapı
Tel - Fax :0264 278 52 30 Cep : 0 543 607 93 90 Yenidoğan mah.Bosna Cad.82/A Adapazarı-Sakarya |
|
Türkiye’nin ilk ithal hazır gelinlik markası Beyaz Butik, sektör öncülüğüne yeni bir atılımla devam ediyor: Beyaz Butik mağazaları artık hem Türkiye’nin diğer illerine hem de yakın coğrafya ülkelerine FRANCHISE sistemiyle yayılıyor.
Türkiye’de hazır gelinlik sektörünün kurucusu olan ve 10 yılı aşkın süredir pazardaki liderliğini sürdüren Beyaz Butik, sektördeki deneyimi ve dünya çapındaki birçok gelinlik markasının Türkiye’deki tek temsilcisi olmanın güvencesi ile franchise sistemi dahilinde bayilik verme çalışmalarına başladı. Ülke çapındaki bu genişleme, yakın coğrafya ülkelerinden gelen taleplerle de büyüyor. Beyaz Butik franchise sisteminde çift markalı bir politikayı benimsiyor. Firma, Beyaz Butik ve Moe by Beyaz Butik ile daha fazla tüketiciyi, daha fazla lokasyonda, Beyaz Butik değerleri ve kalitesi ile tanıştırmayı hedefliyor. Know-how destekli franchise sistemi… 4 ilde 5 mağaza ile hizmet veren Beyaz Butik, geçtiğimiz aylarda sürpriz bir yenilikle Moe by Beyaz Butik mağazasını hayata geçirmişti. Kanada ve Fransız iş ortaklığıyla hızla büyüyen Beyaz Butik, Moe markası ile daha genç bir çizgiyi Türkiye pazarına sunmuş oldu. Her iki gelinlik koleksiyonu da “multibrand“ stratejisiyle ithal hazır gelinlik alanında dünya markalarını bir araya getiriyor. Yıllardır, Türkiye’nin her köşesindeki girişimcilerden yoğun bayilik talepleri alan Beyaz Butik Dış Tic AŞ. yurtdışında örnekleri görülen ve mağazacılık sektöründe uygulamada olan “know-how” destekli bir franchise sistemini benimsiyor. Kurulduğu ilk günden itibaren profesyonelliğinden ve müşteri memnuniyeti ilkelerinden ödün vermeyen Beyaz Butik Dış Tic. AŞ. bayilik verme değerlendirmelerini aynı titizlik ve işbirliği çerçevesinde gerçekleştiriyor. Şartlar 3 ana başlıkta toplanıyor Beyaz Butik ya da Moe by Beyaz Butik bayisi olabilmenin ... |
|
Taşınabilir büfelerde pratik ürün satışı sadece meşrubat ve soslu mısırla sınırlı değil. Şimdi meyve kokteyli üzerine kremşanti koyarak bambaşka lezzetler elde ediliyor...
"SOSLU mısır büfeleri" nin yaygınlaşması perakende sektörüne yeni bir soluk getirdi. Yerli ve yabancısıyla birçok markanın köşebaşı noktalarında yer alması bu işin tuttuğunu gösteriyor. Mısır gibi basit bir ürünü farklı bir lezzete çeviren bu mekânların sunuş özelliklerini oldukça estetik buluyorum. Bu tür büfe ve standlar organize "köşebaşı işler dünyasında" şimdi çok moda. Özel donanım gerektirmeyişi tek kişiyle işi çekip çevirme olanağı büyük ilgi görüyor. Yeni sektörün çeşitleri artık sadece mısırla sınırlı değil. Dünyada değişik uygulamaları var. Bu hafta size son yıllarda epey popüler olan ancak henüz Türkiye'de bulunmayan bir başka benzerinden bahsedeceğim. Projenin aslı Amerika'da "smoothie" adı verilen buzlu meyve suyu karışımlarının yeni bir türüne dayanıyor. Bu yeni jenerasyonun klasik "smoothies büfeleri" nden önemli farkı meyve karışımlarının olduğu gibi sunulması. Üstelik jenerik adı da yok henüz. Yaygın... |
|
ODTÜ işbirliği ve TÜBİTAK katkılarıyla geliştirilen, kendi kendini temizleyen, mikrop barındırmayan, koku gideren, UV ışınlarını engelleyen perde "Green Guard"ın üretimine başlandığı bildirildi.
Elvin Tekstil'in dünyada "ilk" defa nano teknolojiyi kullanarak ürettiği perde, çay, yağ, şarap gibi organik lekeleri zaman içinde yok ediyor. Green Guard, UV ışınlarını engelleme, mikrop barındırmama, kendi kendini temizleme, asılı olduğu mekanı kötü kokulardan arındırma gibi birçok işleve sahip. Elvin Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sönmez Canik, yeni perdenin tanıtımı amacıyla düzenlenen basın toplantısında, Green Guard'ın 2 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, "Bu ürün sadece ülkemiz için değil dünya için de çok önemli bir buluş. Sanayi ve üniversite işbirliğinin en önemli kanıtını sizlere sunmuş oluyoruz" dedi. ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Karakaş da, bu teknolojinin pek çok farklı tekstil ürününe uygulanabileceğini, duvar kağıdı, perde, ev tekstili, otomotiv, halı, cam ve seramik gibi ürünlerin, üzerinde çalıştıkları yeni ürünlerden olduğunu söyledi. Karakaş, "Havadaki güneş ışınlarını kullanıyoruz. Odadaki oksijen ve su buharı ile yüzeydeki organik kirletici ve bakterileri bertaraf... |
|
Türkiye'nin birçok üniversitesi kaynak yetersizliğinden yakınırken, özel bir şirket gibi çalışan Anadolu Üniversitesi yıllık gelirinin yüzde 52'sini geliştirdiği projelerden kazanıyor.
Anadolu Üniversitesi uyguladığı "girişimci üniversite" modeli ile holdinglere taş çıkartıyor. Otomotivden seramiğe, havayolundan perakendeye kadar birçok sektörden şirkete projeler geliştiren, işbirliği anlaşmaları imzalayan üniversite 200 milyon YTL'lik yıllık geliri ve 5 bin çalışanı ile büyük şirketleri aratmıyor. Üniversite yıllık geliri ile ETİ'den sonra Eskişehir'in en büyük ikinci şirketi konumunda. Birçok devlet üniversitesi bütçe ve kaynak yetersizliğinden şikayet ederken Anadolu Üniversitesi, yıllık gelirinin yüzde 52'sini geliştirdiği projelerden kazanıyor. Bu başarısı ona üniversiteler arasında kendi kaynaklarını yaratma bakımından Türkiye birinciliğini getirdi. Uzun yıllar sanayi deneyimi bulunan ve TOBB'da sektör kurulu başkanlığı da yapmış olan Anadolu Üniversitesi Rektörü Fevzi Sürmeli, "Biz devlet üniversiteyiz. Kimse bizi 'oturun bunları yapın' diye zorlamıyor. Ama proje yaratıyoruz. Dünyada havaalanı işletme ruhsatı alan ilk ve tek üniversiteyiz" diyor. Sürmeli'nin en büyük iddiası üniversite-sanayi işbirliğinde bir numara olmak. ‘Girişimci üniversite' modeli Türkiye'de 50'nci kuruluş yılını kutlayan Anadolu Üniversitesi yarattığı özel sektör odaklı modelle batıdaki "girişimci üniversite" modelinin de Türkiye'deki en başarılı uygulayıcısı oldu. Devletin tahsis ettiği ... |
|
|
|
Küçük yatırımlarla kendi işinizin patronu olmak ister misiniz?
Fiyatları 2 bin ile 10 bin YTL arasında değişen otomat makineleri girişimciler için yeni fırsat kapısı oldu. Yiyecek, sıcak-soğuk içecek, kağıt mendil, çorap, kadın pedi, kozmetik, telefon aksesuarları ve yaratıcılığınıza kalmış daha bir çok sektörde otomatlar aracılığı ile para kazanmak mümkün. Yapmanız gereken, uygun bir yer ve kazandıracağına inandığınız sektörü belirlemek. Otomatların bakımı için haftada birkaç saatinizi ayırmak yeterli. 1000 –3000 YTL ARASI GELİR Otomat sektörü özellikle yeni girişimciler açısından çok avantajlı. Diğer yatırımlarda olduğu gibi, işin kurulumu için ciddi ve maliyetli alt yapı gerekmiyor. Ayrıca küçük bir yatırımla başlanabildiği gibi kısa vadede yatırım miktarını artırmak mümkün. Otomat başına aylık gelir bin YTL ile 3 bin YTL arasında değişiyor. Buradaki en belirleyici unsur, yer seçimi ve sattığınız ürün. Kalabalık bir caddede veya alışveriş merkezinde doğru ürünü satmayı başardığınızda aylık gelirinizin 3 bin YTL’nin üzerine çıkması hayal değil. DOĞRU SEKTÖRÜ BULMAK ŞART Bugün onlarca ürün otomat makinelerinde satılıyor. Ancak yeni ve yaratıcı ürünleri de bu makineler ile satabilirsiniz. Örneğin; dondurma, kadın pedi, prezervatif, kuruyemiş, oyuncak, DVD, şeker, oje parfüm, makyaj temizleme mendili, aseton, bluetooth kulaklık setleri, araç şarj ... |
|
Şimdi büyük manav marketleri kurma zamanı. Batıdaki örneklerinde olduğu gibi, doğal ürünler satan çok amaçlı modern pazaryerlerini büyük kentlerde görmeye hazırlanalım...
PERAKENDE işlerde ihtisaslaşmaya doğru bir gidiş var. Gıda alanında geleneksel işler bu değişimin içine girmiş durumda. Zamanında "bakkal" dediğimiz klasik perakendecilik nasıl süpermarket haline geldiyse şimdi "manav" dükkânları da büyümek ve evrim geçirmek zorunda. Batıda birçok örneği var. En ilginçleri ise Amerika'da. Kısaca "farmers market" adı verilen bu geniş hacimli mekânlar büyük ilgi görüyor. Bunlar bir bakıma bizim semt pazarlarının çağdaş mimari altında modernize edilmiş şekli. Amerika'da kent içinde veya yakınında yer alanlar zamanla markalaşmış ve zincir haline gelmiş. En ünlülerinden biri, ilk kuruluşunu 1934 yılında "Los Angeles"ta yapan "Farmers Market"... Bu işletmenin orijinal adı zamanla bir jenerik haline dönüşmüş ve başına başka isimler eklenerek sistem Amerika geneline yayılmış. Aslında "farmers market" kelime anlamı itibariyle "çiftçilerin orijinal mallarını sattığı pazar" demek. Ancak buradaki "çiftçi" ifadesi kaynağından getirtilen ve taze şekliyle sunulan ürünleri vurgulamak için kullanılmış. Şimdi buna "fresh market" ya da "agro market" de deniyor. Sadece "fresh bazaar" adını takanlar da var. BİTKİDEN BALIK VE ETE KADAR... Satılan ürünler meyve ve sebzeyle sınırlı değil. Örneğin, Los Angeles'taki bu işin ilk örneğini yapan kuruluşun harika bir "toptan bölümü... |