iş fikirleri, bayilik veren firmalar, franchising ve internetten para kazanma
Son Resimler
Gezici konteyner Greentainer
Ninja temalı ürünler
Modüler ofis Tetra Shed
Futuristik araç kavramı
Ana Sayfa > Arşiv > Mayıs 2008
Arşiv - Mayıs 2008
Bir zamanlar büyük müdür, daha şirketin bir bölümüne girmeden ayakkabılarının gıcırtısı ve çevresindeki maiyetinin koşuşturmaları ile geldiğini haber verirdi. Çalışanlar ise hemen derlenir, toplanır, işi gücü bırakıp saygılarını göstermek için ayağa kalkardı. O dönemde bir örgüt veya fabrika, tıkır tıkır işlemesi gereken bir makine gibi düşünülürdü. İşçiler ve diğer elemanlar ise bu büyük makinenin bir parçası olarak görülür, "kontrol", yönetim işlevleri içinde en önemlisi olarak kabul edilirdi. Bu ortamda ortalama eğitim düzeyi epey düşük olan çalışanlar yalnız söyleneni yapmakla yükümlüydü.
Geçen yüzyılın 50'li ve 60'lı yılları arasında ise şirketlerdeki yönetim anlayışı, askeri disiplinden izler taşıyordu. O yıllarda yönetimle ilgili kitap ve makalelerde "emir-komuta hattı", "yetki zinciri" ve "kurmay kadrolar" gibi askeri kökenli terimler yaygındı. 40 yıl öncesinin Türkiyesi'nde yönetim kelimesi için "sevk ve idare" terimi kullanılmaktaydı. "Sevk" kelimesinin askeri birlikleri veya ürünleri bir yerden diğerine yollama anlamına geldiğini hatırladığımızda, o günlerin "idare" biçiminin insanı odak noktasına alan yönetim anlayışından ne kadar uzak olduğunu anlayabiliriz.
O günlerden bu yana köprülerin altından çok sular aktı... Bugün karşımızda daha eğitimli, bilgili, TV ve diğer kitle iletişim araçlarının penceresinden dünyayı izleyebilen bir "insan" var. Artık insan, makinenin bir parçası veya uzantısı olarak görülmüyor. İnsanlar geçimini sağlamak için çalışmaya mecbur ama yönetici de ancak çalışanların desteğini aldığında başarılı olabiliyor. Yetki zincirinin elini kolunu bağladığı insanlardan, yalnız rutin ve tekdüze işlerde verim alınabiliyor. İşten atılma korkusunun ...
morfikirler gönderdi. | Yorum Ekleyin | 31 Mayıs 2008 | Makaleler
"Özgeçmiş örnekleri konunun sonundadır."
İş arama süreci bir takım görevlerin adım adım yerine getirilmesini gerektirir. Bunların başında iyi bir özgeçmiş yazmak gelir.
Özgeçmişinizi yazarken aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz yararlı olur:
Ne tür bir iş aradığınızı açıkça belirleyiniz.
Özgeçmiş belirli bir işe veya meslek alanına uygun bir biçimde hazırlanmalıdır.
Mesleki hedefiniz özgeçmişinizi yazarken hangi bilgi ve becerilerinizi vurgulayacağınızı belirleyecektir.
Girmek istediğiniz iş ne gibi nitelikler gerektiriyor?
Özgeçmiş yazmak için girmek istediğiniz işin gerektirdiği eğitim alanını ve düzeyini, bilgi ve becerileri çok iyi incelemeniz gerekir. Ancak ondan sonra işin gerekleri ile kendi niteliklerinizi karşılaştırabilirsiniz ve işe uygunluğunuzu savunabilirsiniz. Girmek istediğiniz işin gerektirdiği nitelikleri bilirseniz, özelikle o işle ilgili bir eğitim görmemiş olsanız dahi, o işte kullanabileceğiniz bilgi ve becerilerinizi tanıma ve işverene tanıtma olanağı bulabilirsiniz.
İzleyeceğiniz adımlar:
1. İş hayatınızla ilgili bilgiler:
Çalışma Hayatıyla ilgili özgeçmişinizi yazarken tam gün çalıştığınız ilk işinizden başlayarak başvuruda bulunduğunuz tarihe kadar nerelerde çalıştığınızı ve ne işler yaptığınızı sırası ile anlatmanız gerekir. (Eğer tam günlü iş deneyiminiz yeterli değilse, yarım gün çalıştığınız ...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (4) | 30 Mayıs 2008 | Bilgi bankası
Değişik ve ilginç bir fikir hatta morfikir desem yeri. Web : BBQ-Donut




morfikirler gönderdi. | Yorumlar (8) | 28 Mayıs 2008 | İnovasyon

- The most amazing videos are a click away
Web adresi : Nurdekor.com
İletişim : İsmetpaşa Mah, Uluhan Sokak, No: 16
Bayrampaşa / İSTANBUL Tel: (212) 544 86 35 - 612 28 50
e-Posta: info@nurdekor.com
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (11) | 28 Mayıs 2008 | Teknoloji ve Tasarım
Arma Filtre Sistemleri San. ve Tic. AŞ Genel Müdürü Erdal Akış, kalite ve fiyat politikalarıyla İtalyan ve Amerikalı şirketlerin önüne geçerek, dünyanın en çok aspiratör üreten fabrikası olduklarını belirterek, ayda 1 milyon 600 bin adet aspiratör ürettiklerini söyledi.
Akış, 1988 yılında kurulan 70 metrekarelik alüminyum filtre atölyesinde başlanan üretimin her geçen gün daha da arttığını ve 1991 yılında ihracata başladıklarını kaydetti.
Filtre sistemleri yanında, beyaz eşyaların aksesuar parçalarını ve otomotiv yan sanayi parçalarını da ürettiklerini bildiren Akış, “Sakarya'daki 2 fabrikada 1100 civarında çalışanımız var. Geçen sen 80 milyon dolarlık ciro elde ettik. 2008'de yüzde 10 civarında büyümeyi hedefliyoruz. Devamlı büyüyen bir fabrikayız” dedi.
Üretimin yüzde 60'ını ihraç eden bir firma olduklarını ifade eden Akış, şöyle konuştu:
“Dünyanın en çok aspiratör üreten fabrikasıyız. Ayda 1 milyon 600 bin adet aspiratör üretiyoruz. Kalitemiz ve fiyat politikalarımızla İtalyan ve Amerikalı şirketlerin önüne geçerek, dünyanın en çok aspiratör üreten fabrikası olduk. İkinci sıradaki firma İtalyan, diğeri de Amerikalı. Almanya, Polonya ve İtalya'da depo ve satış pazarlama ağımız var. Ayrıca, İtalya'da üretim de yapıyoruz. Dünyanın en çok üreten fabrikası olmamızın nedeni, fiyatımız, kalitemiz ve yenilikçi olmamızdır. Yeni şeyler araştırıyoruz ve bu yenilikleri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Ulaşımdaki süratimiz de çok önemli bir faktör. Gelen siparişlere çok kısa sürede cevap verip, teslim ediyoruz.”
“ÇİN'DE FABRİKA KURDUK, ÇİN PAZARINDA KADEME KADEME BÜYÜMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Çin'in sektörde de etkili olduğunu belirten..
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (1) | 27 Mayıs 2008 | Şirket haberleri
Saat sabahın 9’u bir müşteri Starbucks kafesinden içeri giriyor. İçeri girer girmez masalar yeterince temiz mi diye kontrol etmek için etrafa şöyle bir göz gezdiriyor. Ardından baristalar’ın (kahveyi yapan eğitimli kişiler) müşterilerle nasıl ilgilendiğini kontrol ediyor. Kahve yaptıkları yerin hijyenik olup olmadığını fark ettirmeden inceledikten sonra, büyük boy cappuccino siparişi veriyor.

Ödemeyi yapmak için bankamatik kartını çıkarıyor. Fakat tam çekim işlemi yapılırken sorun çıkıyor. Müşteri, çantasındaki kronometreyi çalıştırmaya başlıyor. Kartı ile ilgili problemin çözülme süresi ile kahvenin hazırlanma süresini de gizlice not alıyor. Tüm bunlar olurken, baristalar’ın yüz ifadesindeki değişimleri inceliyor. Kartla ilgili sorun çözülür çözülmez de, “Yeni ne içeceğiniz var?” diye soruyor. Bu soruya aldığı yanıtı da kelimesi kelimesine not ettikten sonra, kahvesiyle birlikte Starbucks’tan ayrılıp gözden kayboluyor. Bu hikâye, dünyanın en başarılı markalarından Starbucks’ın “gizli müşteri” kullanarak kendi kendini denetlemesinin bir örneği. Günümüzde sadece Starbucks değil pek çok başarılı marka ve şirket, farklı amaçlarla “gizli müşteri” kullanıyor.

Aslında gizli müşteri ile ölçümleme, tarihte de farklı amaçlarla pek çok kez kullanılmış bir yöntem. Öyle ki bu yöntemi Osmanlı padişahlarının da sıklıkla uyguladığı tarih kitaplarından biliniyor. Padişahların tebdil-i kıyafet halk arasında gezmesi gibi, bugün Starbucks gibi şirketlerde...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (7) | 25 Mayıs 2008 | Makaleler
İzmirli bir firma, insan vücudundan sivrisinek, kene gibi haşereleri uzak tutan giysiler üretti. Narkon Tekstil A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Narbay, yaptığı açıklamada, dünyada kamp malzemeleri ve dağcılık üretiminde kullanılmaya başlanan haşere kovucu maddenin, Türkiye'de ilk kez günlük giysiler üzerinde uygulandığını kaydetti.
Nano teknolojiyle 'milimetrenin milyonda biri' boyutlarda çalışma yapılarak, kumaşa, haşere kovucu etken madde uygulandığını dile getiren Narbay, şunları söyledi:
''Uygulama yapılan ürün, kullanıcısının çevresinde görünmez bir kalkan oluşturarak, sivrisinek, kene ve güve gibi haşereleri kendisinden uzak tutmakta. Bu teknoloji kullanıcının algılamadığı bir koku sayesinde etki alanına giren haşere miktarını ortalama yüzde 87 oranında düşürmekte. Üründe kullanılan haşere kontrol teknolojisindeki etken madde; insan sağlığı ve çevre için güvenlik standartlarını belirleyen Oeko-Tex tarafından kabul edilmiş ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmıştır. Kumaş üzerinde yapılan deneylerle, ürünün insan sağlığını etkileyecek bir yan etkisi olmadığı da belgelendirilmiştir.''
Narbay bu arada, etken madde kumaşın liflerine işlediğinden, uzun süre etkisini koruduğunu ve yıkanma durumunda da haşere kovucu özelliğini kaybetmediğini belirtti.
Narbay, yetişkinler ve çocuklar için haşere kovucu özelliğe sahip tişört, bermuda, şort ve pantolon ürettiklerini, bu ürünlerin gelecek...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (5) | 23 Mayıs 2008 | İnovasyon
Sigarayı bıraktırma merkezinden tatlıcıya, spor salonundan eğlence mekanına kadar birçok şirket büymek için ortak arıyor.
Düğün salonundan, sigarayı bıraktırma merkezine, tatlıcıdan kadınlara özgü spor merkezine kadar 36 firma büyümek için ortak arıyor. Ancak bu markalar ile ortaklık için; Önce detaylı bir girişimcilik testinden geçmeniz, ardından da 5 bölümden oluşan engelleri aşmanız gerekiyor.
Sektörün yetkilileri uyarıyor: ‘Bazıları franchise almayı mucize formül görüyor, franchise alınca çalışmalarına gerek kalmayacak sanıyor. Oysa franchise size sadece işin kolay yolunu gösterir, siz çalışırsanız kazanırsınız.’
İşte bu ve benzeri sorunları aşmak için 36 marka artık riskleri en aza indiren anahtar teslimi franchise yönetimini terci ediyor. Bu sistemde girişimciler ÖSS benzeri bir sınavdan dahi geçiyor. 5 ayrı aşamanın sonucunda da ortaklık için karara varılıyor
İDEAL İŞLETME KONSEPTİ OLUŞTURULUYOR
Sistemin Kurucusu Franchise & More danışmanlık firmasının sahibi Osman Bilge, Franchise alanlara ve verenlere dünyada pek de benzeri olmayan sistem sayesinde girişimciler doğru işlerin yöneldiğini...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (5) | 21 Mayıs 2008 | İş fikirleri
Kendi işini kuran genç işsizlerden 5 yıl boyunca vergi alınmayacak
Gelir Vergisi Kanunu'nu sil baştan değiştirmeye hazırlanan hükümet, işsizliğin azaltılmasına yönelik sürpriz ve radikal bir düzenlemeyi yeni yasa metninin içerisine eklemeye hazırlanıyor. Vergi Konseyi'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve Maliye Bakanlığı'nda da olumlu karşılanan vergi çalışmasına göre, kendi işini kuracak genç işsizlerden 5 yıl boyunca hiç vergi alınmayacak. Bu sayede çok sayıda girişimci gencin kendi işyerini açması, hatta girişimci olmayan milyonlarca işsize de yeni iş kapısı yaratılması hedefleniyor.

KONSEY'İN ÖNERİSİ

Vergi Konseyi'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve çok gizli tutulan Gelir Vergisi taslak metinlerine BUGÜN ulaştı. Yeni vergi kanunlarının oluşturulmasında Maliye Bakanlığı'na istişari nitelikte destek olan ve yasaların ön hazırlık çalışmasını yapan Konsey, Gelir Vergisi Kanunu ile ilgili oldukça radikal değişiklikler üzerinde çalışıyor. Bu değişiklikler arasında yer alan ve işsiz gençlere vergi teşviki getiren düzenleme şöyle kurgulanıyor:

VERGİ KREDİSİ

Yeni vergi teşviki, genç işsizlerin iş bulması değil "iş kurması" esası üzerine oturtuldu. Buna göre, işsiz gençler ilk defa işyeri açtıkları ya da şirket kurdukları taktirde, faaliyetleri sonucu elde edecekleri...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (24) | 20 Mayıs 2008 | Girişimcilik
Küreselleşen dünyada antika pazarcılığı çok kazançlı bir meslek haline geldi. Kurallara ve yasalara uygun yapılacak antikacılığın turizm açısından da önemi büyük...
TURİZM çeşitliliğini hedeflemiş ülkelerin geçmişten gelen zenginliğine şüphe yok. Onların ulusal ve özel müzeleri turistleri bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Türkiye bu konuda ilk on ülkenin arasına girebilen ve daha keşfedilmesi yıllar sürebilecek medeniyetler beşiği bir büyük ülke.
Ne var ki Türkiye gibi etnografya zengini bir ülkede turizm çeşitliliği adına yöresel geçmişi yansıtan yerler çok az.
Onlar da tamamen kimi belediyelerin himmetiyle kurulmuş sergi vasfında basit yerlerden ibaret. Oysa dünyada turistlerin ilgisini çeken yerlerin başında "antika pazarları" geliyor. Nitekim 2006 yılında Avustralya'da yapılan bir araştırmada en çok ziyaret edilmek istenen yerler listesinde "antika pazarları" ilk beşin içine girmiş.

MODERN ANTİKA PAZARLARI
"Antika pazarı" ifadesi bizde nedense hep yanlış anlaşılıyor. Osmanlı'dan kalma adet üzere "sipahilerin" eski koşum takımları ile esvaplarının satıldığı yerlerin adı zamanla "bitpazarı" olmuş. Hala ikinci el giyim eşyalarının ve kalitesiz ıvır zıvırın satıldığı yerlere
"bitpazarı" deniyor.
Hâlbuki batıda bitpazarı deyince başta antika eşyaların, ikinci el kitapların, müzik aletlerinin satıldığı yerler akla geliyor. Nitekim Batılılar bu tür pazarlara "flea market" adını veriyor. Tam tercümesi "pire pazarı" demek...
Anlaşılan o ki kültürler birbirini etkiliyor, "antika pazarları" na bizde...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (1) | 20 Mayıs 2008 | İş fikirleri
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş tarafından "denizden taksi çağırma" anlayışıyla projelendirilen "Deniz Taksi" uygulamasının ilk aracı yarın suya indirilecek.
İDO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, deniz taksiler, yurt dışındaki benzerlerinden farklı olarak tarife dışı çalışacak. İstanbul trafiğinde yeni bir alternatif yaratacağı düşünülen deniz taksi, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla projelendirildi. Uygulamayla İstanbullular, bir telefonla istedikleri iskeleye yüzer taksi çağırma imkanına kavuşacak ve zaman kaybetmeden dilediği noktaya ulaşabilecek.
Deniz taksiler, projenin istenilen seviyeye ulaşması halinde İstanbul Boğazı'nın iki yakası arasında, Marmara Denizi kıyıları ve Adalar güzergahlarında da yaygınlaştırılacak.
Şehir içi kara ulaşımında kullanılan taksiler ile aynı anlayışıyla projelendirilen deniz taksiler, telefonun yanı sıra cep telefonundan SMS atılarak da çağrılabileceği gibi, bu yolla deniz taksi çağıran yolcular, taksinin yanaşma noktası, saati ve ücret bilgisiyle ilgili teyit alabilecekler. Ayrıca, deniz taksilerde yolculara kredi kartı ile ödeme yapma imkanı da sunulacak.
New York, Avustralya, Yeni Zelanda, Venedik ve Roterdam'da bulunan ve "Water Taxi" adı verilen taksiler, çoğunlukla tarifeli toplu taşıma özelliğine sahip. İstanbul'daki uygulamada ise dünyada ilk defa tek bir çağrı merkezine bağlı çalışan, telefon ya da SMS yoluyla istenilen sahile çağrılabilen araçlar kişisel hizmet verecek.
Yaklaşık 10-12 metre uzunluğunda, 4-5 metre eninde tasarlanan ve katamaran bir gövde yapısına sahip deniz taksiler, asgari 18 deniz mili hız yapabilecek.
Azami 10 yolcu ve 1 operatör taşıma kapasitesine sahip deniz taksilerde, seyir ve can güvenliği en ileri teknoloji ile sağlanacak, çift makineli olarak dizayn edildiği için manevra kabiliyetleri çok yüksek olacak.
Deniz taksi ücretleri, güzergahlara göre şöyle belirlendi:
Beylerbeyi-Ortaköy: 32 YTL (6 Dakika)
Kalamış-Bebek: 86 YTL (23 Dakika)
Çengelköy-Beşiktaş: 37 YTL (7 Dakika)
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (1) | 20 Mayıs 2008 | Şirket haberleri
Ara

İletişim ve Reklam

Gizlilik Bildirimi

Morfikirler rss

Morfikirler