|
Susam ve susam yağı endüstrisinde büyük fırsatlar var. Geçmişte Türk mutfağında çok kullanılan bu yağ, hamur işlerinde en iyi sonucu veriyor. Lezzetiyle sağlıklı mutfaklarda devrim yaratabilir... SUSAM ilk kültüre alınan bir bitki olmasına rağmen değeri tam olarak anlaşılamamış bir üründür. Beyaz ve kahverengi olmak üzere iki çeşidi bulunuyor. Susamın en iyi yetiştiği yerlerden biri ise bizim Anadolu topraklarımız.
Bilindiği gibi susam, "tahin" ve "tahin helvası" nın ana maddesi. Tohumunun taneleri olduğu gibi kullanılıyor, yağı çıkarılıyor ve küspesinden çok amaçlı hayvan yemi olarak yararlanılıyor. Susamın her türden bitkiyle dönüşümlü olarak ekilip hasadının yapılması ise en önemli avantajı MARKET RAFLARINA GİRMELİ Türkiye'de 1950'li yıllara kadar yağı çıkarılıp "bitkisel yağ" olarak pazara sunulmasına rağmen bu değerli yağ halen market raflarında yok. Oysa Batı ve Güney Asya pazarlarında en değerli yağ kategorisine giriyor ve de çokça tüketiliyor. Susam yağının mutfak açısından önemi ise diğer yağlara ve margarinlere göre çok daha lezzet verici olması ve insan sağlığına yararı. Susam yağı özellikle hamur işlerinde kullanıldığında yalnız tereyağı ve margarinlerde görülebilen "gevreklik kazandırma" ve "kabarma" işlevini sağlayabilen tek sıvı yağ. Beslenme değerleri açısından ise zeytinyağıyla yarışacak kadar zengin içeriğe sahip. Yağ asitleri kompozisyonuna bakıldığında doymuş yağ asitleri (palmitik, palmitoleik ... |
|
ABD'de başlayıp tüm dünyaya yayılan finansal krizin etkileri restoran ve lokantaları da vurmaya başladı.
İnsanların tasarruf etmek amacıyla eve kapanması sonucu bir çok lokanta ve restoran kapanmak zorunda kaldı. Çünkü tüketiciler dışarıda yemek yerine televizyon karşısında tüketmeyi yeğlemeye başladı. Her hafta 7-8 firmanın kapandığı sektörde faaliyetlerini sürdüren lokantacıların ise yüzde 70'inin zararına çalıştığı belirtiliyor. Sektörde birçok firma krizin etkilerini bertaraf edecek yeni iş alanlarına yönelmeye veya kriz menüleri oluşturmaya başladı. Helva ve baklavalarıyla ünlü Seyidoğlu, ürün fiyatlarına kriz ayarı yapmak için çalışmalar yaparken, Ziya Şark Sofrası ise evden çıkmayan tüketicinin ayağına gitmek için harekete geçti. Firma, 5 milyon dolarlık yatırımla lahmacun ve içli köfte gibi ürünleri dondurarak marketlerde satışa sundu. Pizzacılar arasında ise "bir alana bir bedava" uygulaması yaygınlaşmaya başladı. Sektör, kriz nedeniyle oluşan zararı kapatmak ve gıda israfını önlemek için ise bir gıda bankası kurmaya karar verdi. Fasuli'nin sahibi ve aynı zamanda İstanbul Lokantacılar Odası üyesi Mehmet Akif Köse, "Restoranlardaki atık yemeklerin israf olmaması için Türkiye'de ilk defa bir gıda bankası kurmayı planlıyoruz. Atık gıdaları hayvan yemi ve ya gübre olarak kullanabiliriz. Örneğin Almanya'da çok büyük gıda bankaları var. Özel arabalarımız olacak bunlar atık yemekleri toplayacak. Şu anda bu proje düşünce aşamasında. İstanbul Vali yardımcısıyla konuşuyoruz. Projemize o da ... |