iş fikirleri-pazarlama-satış-inovasyon-girişimcilik-bayilik ve franchisingler

 

Son Resimler
Ustalara kolaylık
Oto koruyucu
Geleceğin araçları
Margarin sürmede bile farklı olunabiliyor
İlginç fikir
Yarış Pisti
Çanak antenlerde büyük değişim
Prefabrik ev
Cam balkon
Fotoselli musluk
Dondurma makinesi
İnternet erişimini gösteren tişört
Galatasaray
Ofiste spor
Sörf tahtası
Ana Sayfa > Arşiv > 21 Nisan 2008
Arşiv > 21 Nisan 2008
İster ticari kurum olsun, ister siyasi bir parti; düşünce oluşturmak önemli bir süreç. Düşünce oluşturmanın zamanla olgunlaşmış kendine mahsus kuralları var. İş, "Antik Çağ"a kadar uzanıp gidiyor.
Burada yeni bir düşüncenin nasıl yaratılacağına ilişkin bizde pek bilinmeyen metotlardan bahsedeceğim. Amacım profesyonel uzmanlarımıza birkaç hatırlatmada bulunmak.
Günümüzde "düşünce yaratma tekniği"nden askerler, sivil toplum kuruluşları ve bürokrasi de yararlanıyor. Fakat asıl uygulama alanı kurumsal şirketler ve marketing.

Düşünce hayal kurmakla başlar
Önce "düşünce nedir"i açayım. Hemen psikolojideki asıl düşünce fiili akla gelmemeli. Eski tabirle "tefekkür" değil kastettiğim şey.
"Tüş" çoğu Türk diyalektinde "rüya" demek. Yumuşatılmış hali "düş"tür. "Tüş-ünmek" aslında "hayal kurmak" anlamına geliyor. Kırım Tatarlarından Orta Asya Türk topluluklarına kadar "düş" lafının türevleri hep aynı sentaksla kurgulanmış. Burada kastedilen "düşünme fiili" hayal kurmakla başlayan bir süreç. Yabancı dillerde de aynen böyle: Antik Yunancada "eidea" Latince'deki "idea" sözcüğüyle hemen hemen benzer anlamda: "Göz önüne getirip canlandırma" anlamı var içlerinde.
Arapçadaki "fikr" (fikir) de bir ölçüde aynı manaya geliyor. Fikri oluşturan şeyin içinde "muhayyele gücü" yani "hayal gücü" var.
Düşünmek insana özgü bir fiil. Emosyonel süreçler ve ...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (2) | 21 Nisan 2008 | İnovasyon
Kentlerde içme suyu sıkıntısı olacağı konuşuluyor. Ucuz ve kolay bir yöntemle şehir şebekesini kaliteli içme suyuna çeviren "su istasyonları" yeni perakendeciliğin gözdesi olabilir.
KÜRESEL ısınmayla birlikte su sıkıntısının gündeme geldiğini biliyoruz. Kalabalık kentlerin kullanma suyu ihtiyacı şimdilik yeterince karşılanabiliyor. Ancak temel sorun kaliteli içme suyunda. Her ne kadar kaynak suyu üretimi önemli bir sektör haine geldiyse de zamanla arz talebe yetişemeyecek gibi.

Sorunun çözümü şehir şebekesinden içme suyu ihtiyacını karşılamakta. Fakat bu noktada sağlık ve lezzet problemleri giriyor devreye.
Şehir şebekelerine verilen sular eskiden içilebiliyordu. Nüfusu artmayan kentlerimizin bazılarında hala kaliteli sular musluklardan akıyor.

Fakat aşırı büyüme ve artan kullanma suyu ihtiyacı geçmişte belediyeleri yeni yöntemlerle karşı karşıya bıraktı. Örneğin 1970' lere kadar İstanbul'un su ihtiyacı "Istıranca (Yıldız) Dağları" ndan beslenen "Terkos Gölü" nden karşılanırdı. Göl suyu İstanbul'a yeter miktarda...
morfikirler gönderdi. | Yorumlar (1) | 21 Nisan 2008 | İş fikirleri
Denizli Toptancıları

Morfikirler