|
1-Dükkanınızda kapının önüne kırmızı bir halı serin.Halınızın üzerine "Siz en iyisine layıksınız" yazın.Ve içeriye gelenlere en iyi hizmeti vermeye çalışın.
2-Çoğu dükkanın tabelası hep dükkanın üstüne yerleştirilir ve genelde çok az farkedilir.Siz bir değişiklik yapıp tabelanızı giriş kapısının yanına koyun.Ve olabildiğince ışıklandırmalı olsun.Bu daha çok farkedilmenizi sağlayacaktır. 3-Vitrininiz sizin en büyük satış elemanınızdır.Onun camına sürekli indirimleri yazmak yerine arada bir dikkat çekici öğelerle süsleyin.Kimi zaman eğlendirici kimi zamanda bilgilendirici kelimeler kullanabilirsiniz.Hatta daha da ileri gidip o akşam yayınlanan ve çok izlenebilecek bir programın özetini yayınlayabilirsiniz. İndirim haberlerinden daha çok dikkat çekeceği kesindir. 4-Alışverişin büyük kısmını bayanlar yapıyor.Bu inkar edemeyeceğiniz bir gerçektir.O zaman onları neden küçük fikirlerle daha çok etkilemiyorsunuz.Bir örnek: A4 kağıdına 30 tane püf noktası yazın ve her 5 satırda bir ".... Temizlik dükkanımıza tekrar bekleriz" diyebilirsiniz.Böylece müşteri elindeki kağıdı hemen atmayacaktır ve büyük ihtimal her okuduğunda sizin dükkanınızı hatırlayacaktır. 5-Kasanızın hemen yanına günün fıkrası bölümü yapın.Böylece onları sıkıntılı anlarında bile... |
|
İş görüşmelerinde ve başvurularda genellikle stresli anlar yaşanır. Adaylar kendilerini baskı altında hisseder. Ancak bazıları var ki, ya çok rahatlar, ya da eğlenmeyi çok seviyorlar. İşte ilginç ve komik cevaplar.
Televizyon üretim departmanımızdaki teknisyenlik pozisyonu için bir adayla görüştüm. Altyapısında televizyon veya elektronik ile ilgili herhangi bir tecrübe yoktu. Bunun üzerine, hiç televizyonun içini açıp neler olduğuna bakıp bakmadığını sordum. Cevabı şu oldu: “Dalga mı geçiyorsunuz? Orayı açmak çok tehlikeli!”. Söylemeye gerek yok ama, işi alamadı tabii. ____________________ Bir adaydan, yapmaktan hoşlanmadığı bir şey söylemesini istedim. Başvurmuş olduğu Bilgisayar Programcısı pozisyonuyla ilgili bir cevap bekliyordum. Uzun uzun düşündü ve şöyle dedi: “Küveti temizlemek hiç hoşuma gitmiyor!” ____________________ Önceki işimde, Depo Asistanı pozsiyonuna gelen başvuruları incelerken ilginç bir cevap ile karşılaşmıştım. Etnik köken bölümünde aday “Diğer” kutusunu işaretlemiş ve yanına “İnsan” yazmıştı. Gerçekten çok özgün ... |
|
|
|
Amy Stephens, 6 yıl önce Broadway’da bir müzikal seyretmek için internetten 100 dolar ödeyerek bilet aldı. Ama daha sonra eBay’dan alıcı çıkınca 250 dolara biletlerini sattı. Stephens bugün Amy Ticket’s şirketinin sahibi ve gösteri ve spor faaliyetleri biletlerini ‘yeniden satış’ yoluyla satarak geçimini sağlıyor.
Yani insanların aldıkları biletleri daha fazla parayla satmasında aracılık yapıyor. Fast Company Magazine’in haberine göre yılda yaklaşık 1 milyon dolar kazanan Stephens, “Kendi biletimi yüksek farkla sattıktan sonra, böyle bir sektörün oluşabileceğini düşündüm. Amacım bu şekilde ayda 1000 dolar kazanmaktı. Fakat bu tekrar satış olayı öyle bir patladı ki, çok fazla taleple karşı karşıyayız” diyor. Sanal ortamda satışa bir yenilik katarak ‘tekrar satışı’ başlatan Amy Ticket’s dışında bugün Amerika’da pek çok bu işi yapan şirket bulunuyor. Hatta Forrester Araştırma Grubunun sonuçlarına göre, geçen yıl 32 milyar dolarlık bilet satışının 2 milyar dolarlık bölümü yeniden satış yoluyla alıcılara ulaşmış. Sanal ortamdaki şirketler insanlardan ve küçük gruplardan aldıkları biletleri, sanat etkinliklerinin müdavimlerine |
|
Her insanın vücut yapısı nasıl ki her spora uygun değilse, her insanın çeşitli özellikleri de onun her türlü “girişim“i yapmasına uygun değildir.
KİŞİNİN GİRİŞİMCİLİK PROFİLİ Her insanın vücut yapısı nasıl ki her spora uygun değilse, her insanın çeşitli özellikleri de onun her türlü “girişim”i yapmasına uygun değildir. Bir başka deyişle, kişinin fiziki, akli, psişik, kültürel ve sosyal özellikleri, onun ne gibi alanlarda girişimde bulunabileceğini, ne gibi alanlardan uzak durması gerektiğini belirler. Kendisinden başkasını geçindirme yükümü bulunmayan, genç ve iyi eğitilmiş birkişiyle, ailesine bakmak zorunda olan, orta yaşlı ve ortalama eğitimli olan bir kişinin girişimde bulunabileceği alanlar ve beklentileri birbirinden tamamen farklı olabilecektir. İşte bu, kişileri birbirlerinden ayıran özelliklerin tümüne, kişinin “Girişimcilik Profili” diyoruz. Kişinin Girişimcilik Profili´nin kendisince bilinmesi önemli olduğu gibi, bir yörenin insanlarının ve toplumun bütününün profilinin bilinmesi de girişimcilikle ilgili kurumlar açısından önemlidir. Aksi halde kişi, kendi profiline uymayan işlere kalkışacak, girişimciliği destekleyen kurumlar ise bir yöre ve/ya toplumun profiline uymayan işler yapacaklardır. Kişilerin kan basıncını ölçer gibi girişimcilik profillerini ölçmeye yarayan bir alet yoksa da bazı ölçütler yoluyla kişilerin kendi kendilerini değerlendirmelerine yarayacak ipuçları elde etmek mümkündür. Aşağıda böyle bir test bulacaksınız. Test sonuçlarınızı ... |
|
Ah bu pazarlama ah.Adamı deli eder.Ne Türkiye ama.Hayattan gerçek deneyimlerimi paylaşarak devam ediyorum. 1-Tam 20 yıllık firma ve yaklaşık 170 çalışanı var.Aylık kazancı inanamayacağınız kadar yüksek.İçerisinde bir çok departman ve bir çok müdürlük var ama tek bir departman yok.O da Pazarlama departmanı.Bu aklıma şu soruyu getiriyor.Acaba Pazarlama yalan mı? 2-Tam 18 yıllık firma ve gene birçok çalışanı var.Güzelde kazanıyordu.Son zamanlarda işleri iyice bozuldu.Firmada dikkat edici önemli bir nokta var.Bütün çalışanlar TORPİLLİ ve aynı MEMLEKETTEN.Eeee daha nereye kadar.Dışarıda birçok yetenekli adam işsiz geziyor. İş alanları tekstil. İşyerinin üretim sorumlusu Ziraat mühendisi? İşyerinin müşteri temsilcisi Su Ürünleri bölümünden mezun? Eeeee Şimdi ben bu şarkıları kime söyliyeyim... |
|
Gerçekten neler oluyor bize.Son zamanlarda yaşadığım olaylardan bazı kesitleri anlatmak istiyorum.Ara arada bu şekilde paylaşımlarda bulunmaya devam edeceğim. 1-Son zamanların belkide en çok sorulan sorusu. 100 milyarım var ne iş yapabilirim? Lütfen bir daha bu tarz soruları iletişim bölümünden göndermeyin.Size birkaç basit öneride bulunmak istiyorum.Mademki o kadar paranız var.O zaman yapmanız gereken 1-2 milyarı alın ve doğru sıkı bir eğitim almaya gidin.İlk önce bir girişimcilik eğitimi alın.İş planı nedir, nasıl yapılır.Bunları bir öğrenin unutmayın ister 100 milyar olsun ister 1 milyar olsun girişimciliği ve işletmeciliği bilmedikten sonra inanın hiçbir değeri yok.Tesadüf eseri iş yapmak sizi elinizdeki paradanda edebilir. 2-Bir diğer soruda şu. Ne iş yapabilirim? İşin açıkcası bu soruyu cevaplaması diğerindende zor.Bunu en iyi bilebilecek tek kişi sizsiniz.Soruyu hangi işe yatırım yapmalıyım çevremdekilerin neye ihtiyacı var diyerek tekrar kendinize sorun.İnanın aklınızdaki cevaplar değişecektir.Daha sonra bu konunun üzerinde uzunca yazacağım. |
|
Geyik muhabbetinden mağaza zincirine ulaşan başarı öyküsünün temelleri 1994 yılında 15 metrekarelik bir mağazayla atıldı. İstanbul Beyoğlu'ndaki Halep Pasajı'nda tişört satarak işe başladılar.
Ünlü çizgi film karakterlerinin yer aldığı baskılı tişörtler sayesinde çok geçmeden kendi markalarını kurdular. Bugün 'Crazy' (çılgın) markası adı altında tüm Türkiye'ye dünyanın ünlü çizgi karakterlerinin lisanslı tişörtlerini satıyorlar. Türkiye çapında 300 satış noktasında ürün satan, çoğu ünlü alışveriş merkezlerindeki 8 ayrı noktada kendi mağazaları bulunan markanın yöneticileri ise amatör ruhlarını hiç kaybetmemiş. Kendi tasarımlarını da tişörtlerine basan Crazy'nin Genel Müdürü Murat İşçi, "Tişörtlerimizi önce kendimiz için yapıyor, ilk biz giyiyoruz. Tasarımlarımızın çoğu ise arkadaşlar arasında geyik yaparken türeyen esprilerden ortaya çıkıyor. Esprileri kalıpçımıza söylüyoruz. O bize çizim yapıp sunuyor. Ortaya herkesin güldüğü esprili tişörtler çıkıyor" diyor. Lisansını almadıkları hemen hemen hiçbir karakterin kalmadığını söyleyen İşçi, 2008 yılı hedeflerinin 25 konsept mağaza olduğunu söylüyor ve ekliyor "13-35 yaş arası müdavimlerimiz yeni modelleri merakla bekliyor, eski modelleri tekrar üretmemiz için sürekli elektronik posta gönderiyorlar." Tişört ve çizgi kahramanlara ait çanta, oyuncak, hediyelik eşya dışında... |
|
Hong Konglu bir ayakkabı üreticisi, Güney Pasifik’teki ücra bir adada ayakkabıları için bir pazar olup olmadığını merak etmiş.
Adaya bir sipariş alma sorumlusu göndermiş; sipariş sorumlusu üstünkörü bir incelemeden sonra, şu telgrafı çekmiş: “Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Pazar yok.” İkna olmayan Hong Konglu üretici, adaya bir satışçı göndermiş. Satışçı şu telgrafı çekmiş: “ Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Muazzam bir pazar var.” Satış temsilcisinin o kadar çok ayakkabısız ayak görüp coşmuş olmasından korkan üretici, adaya üçüncü bir kişi, bir pazarlamacı göndermiş. Bu pazarlama profesyoneli, kabile reisi ve birkaç yerliyle görüşmüş ve şu telgrafı çekmiş: “ Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Bunun sonucu olarak ayakları yara bere içinde… Şefe, ayakkabıların, bu insanların ayakla ilgili sorunlarının önlenmesine nasıl yardımcı olabileceğini gösterdim. Heyecanlandı. İnsanlarının % 70’inin, çifti 10 dolara, ayakkabılardan alabileceğini söylüyor. Muhtemelen, ilk yılda 5000 çift ayakkabı satabiliriz. Ayakkabıları adaya getirmenin ve dağıtımı oluşturmamızın bir çift ayakkabı başına maliyeti 6 dolar olacaktır. İlk yılda 20.000 dolar kazanırız ki bu da, yatırımımıza bakıldığında, bize yüzde 20’lik bir yatırım getirisi (ROI)oranı sağlayacaktır; bu oran da bizim yüzde 15’lik normal ROI’mizden fazladır. Bu pazara girerek gelecekte elde edeceğimiz kazançların yüksek değerinden bahsetmiyorum bile… Ben bu pazarda ilerlemeyi öneriyorum. |
|
İstanbul'da, 2 ziraat mühendisi Ali Dilber ve Ali Tarakçı tarafından 3 yıl önce kurulan mezar özel bakım hizmetleri şirketi tarafından haftada 700 mezara bakım yapılıyor.
Zincirlikuyu, Topkapı, Kozlu ve Eyüp mezarlıkları ile Edirnekapı Şehitliği'nde yapılan mezar bakımlarının yıllık ücretleri 100'le 200 YTL arasında değişiyor.Şirket kurucularından Ali Dilber, Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu olduğunu belirterek aynı fakülteden sınıf arkadaşı Ali Tarakçı ile birlikte Türkiye'de ilk olan mezar bakım hizmetleri şirketi kurduklarını söyledi. 3 yıl önce kurdukları şirketlerinin bugün 700 mezara haftalık bakım yaptığını belirten Dilber, şunları kaydetti: ''İstanbul'da günlük yaşamın zorluğu ve trafik sıkıntısı nedeniyle vatandaşlar yakınlarının mezarlarına istedikleri özeni gösteremiyor. Mezarlıkların hali ortada. Bu eksikliği fark ederek, bir şirket kurduk. Mezarlara haftalık bakım yapıyoruz. Karşılığında 100'le 200 YTL arasında değişen yıllık bakım ücretleri alıyoruz. Şu an 700 mezarın bakımını yapıyoruz. Hedefimiz 5 bin mezara ulaşmak.'' İSTİHDAM... Dilber, şu anda şirketlerinde 2 bahçıvanın çalıştığını belirterek, ''Mezar sayımızın artması durumunda istihdam ettiğimiz kişi... |
|
İkitelli'de Serkan Garip'e ait mütevazı ayakkabı imalathanesi son günlerde birçok kişinin ilgi odağı haline geldi. Ancak, buraya gelenlerin ortak özelliği kendisine değil, başkalarına ayakkabı alması. Çünkü girişimci Serkan Garip'in ürettiği ayakkabılarda, bunları giyen kişinin bilgisayar ekranından takip edilmesini sağlayan GPRS sistemi bulunuyor. Para taşıyan mutemetleri takip etmek isteyen yöneticilerden eşini kıskanan kadınlara, pahalı ayakkabısının çalınmasından korkanlara kadar birçok kişi Garip'in bu modeline yoğun ilgi gösteriyor. Sistem, cadde hatta sokak bilgisine kadar veriyor.
Çeyrek asırdır el yapımı ayakkabı imal eden Serkan Garip, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki atölyesinde haftada 250 çift üretim yapıyor. Baba mesleği olan ayakkabıcılık Serkan Garip için adeta bir yaşam biçimi. Çok ünlü müşterilere sahip olan Garip, yine ünlü markalar için de özel koleksiyonlar tasarlayıp üretim yapıyor. Serkan Garip markasıyla sattığı 150 çeşit tasarımı bulunuyor ve "kendi ayakkabını kendin yarat" modeli ile müşterilerine www.garipayakkabi.com adresi üzerinden de hizmet veriyor. Araç takip sistemi ilham verdi. Girişimci ruha sahip Serkan Garip'in son hizmeti ise GPRS'li ayakkabılar. Araç takip sistemleri ile ilgili bir fuarı gezerken bu fikrin aklına geldiğini söyleyen Garip, ilk aşamada çocuklar ve zihinsel engelliler için bu sistemin uygulanabileceğini düşünüyor. Takip hizmeti ... |