|
Mühendis mantığı diye bir şey olduğu kabul edilir ve bazen mühendisler yaklaşımlarından ötürü eleştirilirler; bazen de övülürler. Eğer eleştiriliyorsa, “İşte mühendis kafası” denir; övülüyorlarsa “İşte mühendis zekası” denir. İşi zeka kısmından ele alarak bir iki mühendis fıkrası paylaşacağım, hepimize biraz bulaşsın diye…
Bir öğretmen, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının kenarında, sahanın boşalmasını beklemektedirler. Mühendis:" Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakika önce bitirip sahadan çıkmaları gerekirdi." Doktor: "Bilmiyorum, ama yaptıkları büyük bir terbiyesizlik." Öğretmen: " Üstelik çok isabetsiz oynuyorlar. Vurdukları hiçbir top deliğe girmiyor. İşte görevli geliyor, onunla konuşalım." Görevli: "Kusura bakmayın. Sahadakiler, kör itfaiyeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangındaki dumandan gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin veriyoruz. Öğretmen: "Ne kadar üzücü, eğer çocukları varsa onlara ücretsiz ders verebilirim." Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım." Mühendis: "Bu adamlar gündüz değil de, neden geceleri oynamıyorlar?" Basit bir bakış açısı değişikliği sonuçları olduğu gibi değiştirebiliyor. *** Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi... |
|
“Az sayıda insanı yücelten mucize güç, sektörlerinde, uygulamalarında, azimlerinde, cesur ve kararlı bir mizacın kışkırtıcılığında saklıdır.”
Mark TWAİN Motivasyon uzmanlarının çoğu, lider doğulmadığını, lider olunduğunu söylemeyi sever. Ben tam zıddını savunuyorum. Hepimizin doğuştan lider olduğumuza, ama yıllar itibariyle program değişikliğine uğradığımıza inanıyorum. Çocuklar gibi, hepimiz doğal liderlerdik; meraklı ve mütevazı, her zaman bilgiye aç ve susamış, renkli bir hayal gücüne sahip. Ne istediğimizi tam olarak biliyorduk; istediğimizi elde etme konusunda ısrarcı ve kararlı idik; misyonumuzu başarmamıza yardım etmesi için çevremizdeki herkesi motive etme, harekete geçirme ve etkileme yeteneğimiz vardı. Öyleyse, bir yetişkin olarak bunu yapmak neden bu kadar zor? Ne oldu? Çocukken, zamanla, “Hayır”, “Yapma” ve “Yapamazsın” sözlerini duymaya alıştık. Hayır! Bunu yapma. Şunu yapma. Bunu yapamazsın. Şunu yapamazsın. Ebeveynlerimizin çoğu, sessiz olmamızı ve aptalca sorular sorarak büyükleri rahatsız etmememiz gerektiğini söylediler. Bu düzen, liseye kadar devam etti. Orada da öğretmenlerimiz neyi yapıp neyi yapamayacağımızı ve neyin mümkün olduğunu söylerlerdi. Sonra çoğumuz, tek büyük resmi eğitim kurumu olan üniversitenin sert yüzüyle tanıştık. Ne yazık ki, geleneksel eğitim sistemi, öğrencilere lider olmayı değil, kurumsal dünya için emirleri kibarca alan kişiler olmayı ... |
|
Gelişim sürecimizin bir kısmı, daha etkili iletişimin nasıl kurulacağını öğrenmeyi içerir. Çok azımız, konu hakkında eğitim almışızdır; çoğumuz, iletişim aksaklıklarının sonuçlarını yaşamışızdır. Neyin işe yaramadığını ve duyulmamanın ya da yanlış anlaşılmanın ne kadar kötü olduğunu hepimiz biliriz. Dinlemeyi bilmeyen birinden konuşmayı öğrendim. Bir zamanlar, duygularım ya da diyalog süreci için yeri ve zamanı olmayan bir CEO ile çalışmıştım. Buna dayanarak, her ay oluşturduğum bir bültene “Kim Dinliyor?” başlıklı bir makale yazdım. “Her halime” olan ilgisizliğini o kadar belli ediyordu ki umutsuzluğa kapılmış ve kendi iletişim biçimimde ikimiz için de konuşmayı zorlaştıran ögenin ne olabileceğini düşünmeye başlamıştım.
Kendime sorduğum ve sonunda makaleme kattığım sorular aşağıda. Umarım, size de yardımcı olur. 1. Olumsuz Musunuz? Hiç kimse negatif enerjinin olduğu bir yerde bulunmak istemez. Konuşurken kendinizi dinlemeye çalışın. Ses tonunuza dikkat edin. Sızlanıyorsanız, buna son verin. Bir hafta boyunca, şikayetlerinizi isteklere ... |
|
İletişimin önemli öğelerinden biri sözsüz iletişimdir. Günlük yaşamda gerçekleştirilen ilişkilerde başvurulan bir yöntemdir. Sözsüz iletişim bazen anlam yaratmada, çoğu kez bilincinde olmaksızın ama kaçınılmaz olarak sürekli kullanılan bir iletişim biçimidir.
İletişimde kullanılan ses tonlaması, yüz ifadeleri, mimikler, beden hareketleri, jestler sözsüz iletişimin bir parçasıdır. Bu özellikler ancak sözlü iletişimle birlikte etkin olur. Sözsüz iletişim, iletişim yokluğunu olanaksızlaştırma, duygu ve coşkuları yetkin biçimde dile getirme, bireyler arası ilişkileri tanımlama ve belirlemede, güvenilir iletiler sağlamada önemlidir. Tüm bunlar kültüre göre biçimlenir. Değişik kültürlerde farklı anlamlar taşıyan sözsüz iletişimin sembolleri vardır. Susma İsteme ve gerekli olduğu durumlar dışında bireye çoğu kez sıkıntı ve bazen acı veren olgudur. Çok uzun süre susmak ya da başkaların sürüp giden sessizliği gerilimlere neden olabilir. Eşler arasında ... |
|
Bu haberi bigumiguda gördüm.Habere yapılan yorumlarda creaziz'in yorumuna dikkat edin.Yorumda "ben yıllar önce,ankara da bir esnaf lokantasında görmüştüm,tabaklarda afiyet olsun ve dua vardı. "diyor.Bu uygulamadan örnek alınarak restoran,lokanta,cafe tarzı yerlerde bu tarz ilginç uygulamalar yaparak işletmenize farklılık katabilirsiniz. |
|
Eski teknoloji ve yüksek üretim maliyetlerinden kurtulup, rekabet avantajı mı sağlamak istiyorsunuz? İleri teknoloji transferine mi ihtiyacınız var?.. Cevabınız "evet" ise, haydi Ege Üniversitesi'ne bağlı IRC - EGE'ye...
YÜZDE 100 geri dönüşümlü pet şişe üretmek ister misiniz? Peki asit oranı düşük şarap üretebileceğiniz cihaza ne dersiniz? Sadece 1 dakikada 7 ağaçtaki meyvelerin tamamını toplayabilen bir hasat makineniz olsa ne güzel olurdu değil mi? İkinci kez kullanılmayı kesinlikle engelleyen bir enjektör (şırınga) üretip pazarda fark yaratmak istemez misiniz? Ya 3 boyutlu kumaşlarla tekstil sektöründe çığır açacak ürünler geliştirebilseydiniz?.. Evet, bu projelerin hiçbiri Türkiye'de henüz denenmedi. Hepsi orijinal ve girişimciyatırımcı bekliyor. Peki proje sahiplerine nasıl ulaşacaksınız? İşte bu noktada, Para dergisindeki "Proje Pazarı" köşesinin içerik sağlayıcısı konumundaki IRCEGE devreye giriyor. Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM) bünyesinde faaliyet gösteren IRCEGE, bu ilginç projelerden yararlanmak isteyenlere aracı oluyor. Üstelik hiçbir ücret talep etmeden... İşte IRCEge uzmanlarıyla birlikte seçtiğimiz, Türkiye pazarına en uygun 55 orijinal projenin ayrıntıları: DEPREME KARŞI YUNAN TAKTİĞİ Ülkemizde depremlerden geriye pek çok hasarlı bina kaldı. Bunlar arasında büyük can kayıplarına neren olabilecek okul ve hastane gibi yüzlerce kamu binası da var. Gerçi bunların bir kısmı için tedbir alındı. Ancak diğerlerinin depreme dayanıp dayanamayacağı hâlâ tartışma konusu. Deprem uzmanları ve konuyla ilgili şirketlerin uyarıları genelde sözde kalıyor. İşte bu konuda ilginç bir çözüm önerisi komşumuz Yunanistan'dan geliyor. Yunanlı inşaat şirketi Marneris, patentini aldığı... |
|
ABD'den aldığı Jabra marka cep telefonu kulaklığının pili yanınca Türkiye'de değiştirecek bir yer bulamayan Suphi Bereket, çareyi Jabra'yı Türkiye pazarına getirmekte buldu. Pazara girdiği ilk yıl Türkiye'deki kullanıcı sayısını artırmak için mağazalara müşteri gibi girip bluetooth kulaklığın yararlarını tek tek anlatma yolunu seçen Bereket, bu stratejisi ile 12 bin adetlik satış rakamına ulaşmış. Bugünkü hedefi ise pazarın yüzde 15'ini ele geçirmek. Bu doğrultuda trafik dernekleriyle birlikte trafikte bluetooth kulaklık kullanımı için bir bilinçlendirme kampanyası başlatmaya hazırlanan Bereket, Jabra Türkiye temsilciliğinin yanı sıra telefon aksesuarları alanında bir marka yaratmak için de kolları sıvamış.
Tekstil ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Bereket'in teknolojik cihazlara olan ilgisi Jabra'dan ibaret değil. Ortağı Kurt İtil ile birlikte borla çalışan piller konusunda savunma sanayiine yönelik araştırmalar yapan Bereket'in 2002'de ABD'ye yaptığı seyahat profesyonel hayatında yeni bir sayfa açar. ABD'den Jabra marka bir kulaklık satın alan Bereket, Türkiye'ye döndükten bir süre sonra cihazın pilinin yandığını fark eder. Bereket, çok aramasına rağmen Jabra kulaklığın pilini değiştirecek yer bulamaz. Bu arayışının sonunda ortağıyla birlikte Jabra'yı Türkiye'ye getirme kararı alan Bereket, distribütörlük serüvenini ise "5 ay boyunca Jabra'nın üreticisi GN şirketinin Danimarka'da bulunan genel merkezine ulaşmaya çalıştık. Nihayetinde 'Türkiye pazarı ile ilgileniyoruz' yanıtını aldığımızda dünyalar bizim oldu. GN yetkilisini Türkiye'ye davet ... |
|
İnsanın yüzyıllardan beri süregelen üretme ve yeni şeyler ortaya koyma faaliyetinin koruma altına alınması, emeğin yüceltilmesi ve teşvik edilmesi ihtiyacı sınai mülkiyet haklarını ortaya koymuştur. Üreten insan doğası gereği elindekini korumak ve ürettiğinden kar elde etmek isteyecektir. Daha önceden bilinmeyen usulleri keşfeden, belli bir alanda yenilik yapan, yepyeni bir görünümle ürünlerini pazarlayan veya ismi ile bir prestij sembolü haline gelen bir insan elbette ki emeği ile elde etmiş olduğu bu kazanımların korunmasını talep edecektir. Bir nevi soyut nitelik taşıyan bu kazanımların korunması için sınai mülkiyet müessesesi ortaya çıkmıştır. Patent koruması ile somut bir icada dönüşen fikir veya sistemler, tasarım koruması ile insan doğasının dışavurumu olan estetik anlayışın sahibinin ödüllendirilmesi, marka koruması ile de bir nevi itibar ve garanti işlevi gören isim ve işaretlerin en üst düzeyde muhafaza edilmesi amaçlanmaktadır.
Türkiye'de ekonomik yapı hızla değişirken, marka, patent ve endüstriyel tasarım tescillerini içeren sınai hakların önemi de her geçen gün daha fazla anlaşılıyor. Ancak Türkiye için yeni önem kazanan sınai haklar konusunda iş dünyasının yeterince bilgi sahibi olmadığı görülüyor. En çok sorulan 10 soruda, marka olmanın sınai mülkiyet açısından aşamalarına bakalım. • Marka tescili neden... |
|
Şaka gibi : ) |
|
Ürün veya hizmet üretildikten sonra, “Ürün nasıl pazarlanacak?” sorusu akla gelir ve bu soruyu “Nereden başlamalı?” sorusu takip eder. Konumlandırmayı, pazarlama ve pazarlama iletişimi çalışmalarının, -hedef kitle belirlendikten sonra- ikinci safhası olarak tanımlamak pek de yanlış olmayacaktır. Ürünün nasıl bir kimliği olacağı, hedef kitlesine nasıl ve hangi ortamlarda sunulacağının belirlenmesinde konumlandırmanın stratejik bir rolü bulunmaktadır.
Tüm bu hususlara değinmeden önce konumlandırmanın tanımını yapmak, konumlandırmanın iletişim stratejilerinde niçin temel taşlardan biri olduğunun anlaşılması açısından önemlidir. Çok geniş anlamı ile ürün konumlandırma, ürüne pazarda kişilik kazandırma olarak bilinir. Bir ürünü tüketicinin zihninde rakiplerinden ayıran özelliklerini algılaması olarak da düşünülebilir. Ürünün kişiliği olarak düşünüldüğünde, tüketicinin zaman içerisinde ürünle ilgili algılamaları sonucu ortaya çıkan imajdır. İşletmelerin, ürünlerini rakiplerinkinden farklılaştırarak tüketicinin zihninde özel bir konuma getirmektir (Odabaşı ve Oyman, 2002 s. 229). Konumlandırmayı; iletişim mesajı yaratılacak ürünü rakiplerinden farklılaştırarak, ürünü tüketicinin zihninde ayırt edici bir imaja sahip olması ve ürüne bir ... |
|
Bitkisel, gıda, kozmetik-sağlık ürünleri alanında faaliyet gösteren SNS Gıda ve Kozmetik San. Ltd. Şti., Awe-Cemre markasıyla yeni bir atılıma hazırlanıyor.Özel ekim alanları ve bitkisel ürünlerin tüm etkin özelliklerinden yararlanan modern tesisleriyle SNS, 'franchise' sistemiyle büyümeyi sürdürüyor. SNS grubu, franchise almak isteyen ilk 20 bayi için birçok kolaylık sunuyor.
SNS'den yapılan yazılı açıklamaya göre, şirket yönetimi görüşmeler sonucunda başvurusu olumlu karşılanan 20 bayiden franchise bedeli alınmayacağını duyurdu. Sektöründe üretimden, satış noktalarına kadar Türkiye'ye yepyeni bir anlayışı yerleştirmeye hazırlanan SNS, bu alandaki tüm hazırlıklarını tamamlamış durumda. Awe-Cemre markalı ürünlerini ve mağazalarını yeni bir kurumsal çatı altında yenileyen grup, tüketicilerin karşısına modern bir kimlikle çıkıyor: Tüm ürün ambalajları yenileniyor; tüm Awe-Cemre satış noktalarında dış ve iç dizaynlar, raf sistemleri, görsel düzenler modern bir görünüm kazanıyor.Yeni Awe-Cemre satış merkezlerinde uluslararası isimlerin imzaları var. Uluslararası Armani mağazalarının tasarımlarını yapan Fabrizio Lepore, Mimmo Farinaro ve Kerimcan Görgüler'in tasarımını yaptıkları Awe-Cemre mağazaları, doğanın topoğrafik özgün ... |
|
1998'den beri Budun Design Company adı altında hizmet veren firmamız BUN Design olarak isim değiştirdi.
BUN DESIGN & FRANCHISE Türkiye‘deki ilk ve tek tasarım mağazaları zinciri olan BUN DESIGN, imzasını ve yansıttığı hayat tarzını Türkiye’nin her yerine yaymak için Franchise projesi ile tecrübesini kendi işini kurmak isteyen yatırımcılarla paylaşmak istiyor. Cıvıl cıvıl mağazalarda renkli, sıradışı, yaratıcı aksesuar ve kişisel mobilyalar ile dinamik yaşamanın öncüsü olmak isteyenleri Franchise Ortaklığına bekliyoruz. FRANCHISING SİSTEMİMİZİN AVANTAJLARI Bir girişimci olarak BUN DESIGN franchising sistemi sayesinde hem kendi işini kurmak hem de büyük bir firmanın sahip olabileceği avantajları yakalamak mümkündür. BUN DESIGN uzmanları size yer seçiminde, dekorasyonunuzda yardımcı olur, ürün satışı konusunda deneyimli ekibimiz sizi ve çalışanlarınızı sektör hakkında ve bir BUN DESIGN mağazası işletme konusunda eğitir. Yüksek kar marjlarıyla yatırımcılara zevkli olduğu kadar kazançlı bir iş imkanı sunar. Hazır bir müşteri kitlesi ve bağlılığı vardır. Sürekli bir trend takibi ve satın alma araştırması ile dengi markalardan farklıdır. BUN DESIGN’ın belirlediği, takip ettiği dünya markalarını tek isim altında satma fırsatını sağlar. Verilen Destekler: İsim Hakkı Yer seçimi Mimari Proje ve uygulama Baskılı ürünler Vitrin Düzenlemesi Mağaza ürün sunum dekoru Koruma alan garantisi Toptan ürün alımında özel ... |